Bölüm 2

47 6 1
                                    

2


Rea yerde boylu boyunca uzanıyordu. Yavaşça bilinci kendine gelirken gözlerini araladı.

Tekrardan tanıdık olmayan bir tavan manzarası onu karşıladığı zaman yaşadığı şeylerin bir rüya olmadığından tam manasıyla emin oldu.

Eliyle zeminden destek alarak doğruldu. Etrafına baktı ve bir koridorun başında olduğunu fark etti.

Koridor diğer odalarla aynı yapıda, eski bir zindanı veya bir kale koridorunu andırıyordu. Kırık ve çatlak gri tonlu tuğlalardan oluşuyordu. Tüm duvarlar boyunca aralıklarla meşaleler vardı. Koridorun sonunda ise yine tahtadan yapılma, demir süngülü bir kapı vardı.

Ancak Rea şuna anlam veremedi; şu anda bulunduğu konumun koridora giden yol harici her tarafı kapalı olmasıydı.

Kendisi buraya nasıl geldi? Buraya birisi kendisini bırakmış olamazdı, her hangi bir geri dönüş yolu yoktu, ne tavandan ne de duvardan.

Bir anda aklına bayılmadan öncesinden ufak bir şerit gibi gelip geçti, öğretici gibi bir şeyden bahsediyordu panelde.

Ayağa kalktı, ancak deli gibi başı ağrıyordu. Kalkarken biraz başı döndü ve sendeledi. Kafasını tutuyordu, bir yandan düşmemek için koridorun duvarına tutundu. Gözleri kapalı ve derin derin nefes alıyordu. Sanki zorla bulunduğu ortama alışmaya çalışıyor gibi hissediyordu.

Ufak bir soluklanmanın ardından Rea gözünü açtı.

Bir önceki bulunduğu odadan aldığı hançer belinde mi diye kontrol etti ve her ikisinin de yerinde olduğuna emin olup koridorda yavaş adımlarla ilerlemeye başladı. Bir eli hala koridorun duvarındaydı az da olsa destek alıyordu.

Kapıya vardığı zaman öylece durdu ve kapıya baktı. Olaylar çok anlamsız geliyordu, körü körüne ona verilen talimatları yapmak hiç hoşuna gitmiyordu. Ancak başka şansı var mıydı ki?. 

Rea bu düşünceler içinde kendi kendine öfkelendi.

Demir kapının paslı süngüsünü tuttu ve kendisine doğru çekti, çekerken gıcırdama sesi yankılandı, tahta kapının eskiliğinden dolayı kasılmış gibiydi ve yere sürtüyordu, açmak için birazcık kuvvet uygulamak zorunda kaldı.

Kapıyı tamamen açtığı zaman geniş bir alan ile karşılaştı, gladyatör arenasına benziyordu ancak karanlık olduğu için fazla göremiyordu.

Rea, içeriye bir adım attı.

Alandaki meşaleler Rea'nın olduğu taraftan başlayarak teker teker yanmaya başladılar.

Ortam aydınlandığı zaman daha net görebiliyordu. Gerçekten de Romalıların gladyatör arenalarına benziyordu ama seyirci koltukları tamamen boştu, boyut olarak gerçeğinin onda birine tekabül ediyordu belki de. Bu yapı ona o kadar farklı gelmişti ki gördüğü şeyi açıklayamıyordu.

Sanırım gerçekten de bir eğitimin içerisindeyim ha?

Rea, bayağı bir şaşırmıştı, böylesine bir ortam pek düşünebileceği bir mekân değildi.

Kapıdan birkaç adım uzaklaşmıştı ve arenanın girişinde duruyordu. Arenayı sargılayan yüksek duvarlar ve arenanın ortasında tek büyük bir kapı boşluğu vardı. Kapı boşluğundan içerisini karanlık olduğu için göremiyordu.

*Blink*

Rea, bir anda çıkan panel bildiriminden irkildi.

Eğitim başlıyor.

Rakibini yen.

Bu ne anlama geliyor? Biriyle mi kapışacağım?

Rea, paniklemişti. Soğuk terler döküyor, karşısında yazan bu yazıdan dolayı kalbi güm güm atıyordu.

Nerde, nasıl olduğunu bilmediği tamamen tek başına olduğu bu ortamda zorla dövüştürülme düşüncesi çok korkunçtu. Bir ailesi olsa kendisi için çok endişelenirlerdi galiba. Ancak uzun zaman önce öteki dünyaya göçmüşlerdi.

Rea, ne yaşayacağını bilmediği için elindeki tek şey olan hançerine uzandı. Hançer, sağ arka tarafta kemerine takılıydı. En azından hançerleri kılıflarıyla beraber verecek kadar düşünceliydiler.

Kılıfın kenarından hançerin sapını tuttu ve yavaşça çıkarttı. Her ne kadar hançer ve bıçaklarla uğraşmış olsa da bu tecrübe onu bu durumdan kurtaracak mıydı emin değildi. Denemek zorundaydı.

Hançerin sapını eliyle iyice sıkıyordu, ayaklarını yerdeki tozu süpürerek yavaşça açtı ve bacaklarını hafif kırdı. Bir çeşit duruş almış gibiydi ancak bunu içgüdüsel olarak yapmıştı. Beli hafif kırık, ileriye doğru uzanıyor ve sol eli önde sağ eli ise biraz daha arkada duracak şekilde sessizce tam karşısına bakıyordu. Karanlık kapı boşluğundan ağır ağır yürüme sesleri yankılanırken Rea'nın kalp atışları da git gide artıyordu.

Cehennem KulesiHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin