7.bölüm

930 34 24
                                    

   Hikaye çok hızlı ilerlediğini fark ettim o yüzden bir süreliğine Leylanın ailesini Gaziantebe göndereceğim ikisinin daha çok vakit geçirmesi ve bir çok komşu sahnesi var aklımda, Leylanın ailesi burda olunca bir boka yaramıyor. Hikayede bir kaç tane yetişkin sahneler yazacağım ve uyarı olucak rahatsız olanlar için. Zaten artık Arenin annesiyle tanışma vaktide geldi değil mi?

    Nişan günü olanlar;

    Aren yavaşça Meteye doğru yaklaşmaya başlamıştı. Gözlerini bir an bile ayıramdan cebindeki telefona uzandı ve Deniz ismine basıp onu aradı. Telefon bir kaç saniye sonra açılmıştı ve Aren kafasını biraz yukarıya kaldırıp konuştu; "Deniz. Evin kapısının önüne gel. Hemen." bir kaç saniye Deniz bir şeyler geveledi. Ve Aren dayanmayıp onu susturdu. "Soru sorma." dedi ve Meteyi baştan aşağıya derin ve aşağılık bir şekilde süzmüştü. "Haletmemiz gereken -küçük- bir iş var." Telefonu kapattı ve Meteye daha çok yaklaşmış durumdaydı.

    "Ben. Sana. Onun. Yakınında olmayacaksın demedim mi?" dedi Aren. Sesi o kadar korkunç çıkıyordu ki, insanlar irkilirdi.

    Mete alayla Arene yaklaştı ve oda onu baştan aşağıya süzdü. "Ne zaman?" dedi ve kollarını göğüse birleştirdi.

    "Şimdi." dedi Aren alayla.

    Deniz hemen arkalarında belirlenmişti ve kollarını göğüsüne Mete'yle aynı şekilde birleştirmişti. "Küçük şey bu mu?" dedi Deniz. "Baya küçükmüş ama." dedi kaşlarını Meteyi göstererek.

    Metenin artık sinir sistemi dayanamıyordu ve bu şekilde dayanamayıp hemen bir yumruk savurarak tam olarak Arenin yüzüne gelecekti ki, Aren hemen yumruğunu havada tutup onu çevirip duvara yaslamıştı. Mete acı içinde inlerken Aren konuştu; "Sakin ol şampiyon." dedi gülerek. Aren Denize dönüp ona bir sırıtış sundu. "İşini hallet. Ama. Ölmesin... yazık, günah."

    "Acaba Leyla senin böyle bir psikopat olduğunu biliyor mu?" dedi Mete ve Aren hiç acımadan Metenin kolunu sertçe çevirdi. Meteden acı içinde bir inleme kacı versede Deniz umursamıyordu ama Aren endişeliydi. Sonuçta sevdiği kadının onu bu şekilde acımasız halini görmek istemezdi değil mi? O sadece... hak ettiği insanlara sert ve acımasızdı ama asla bir kişiye sebepsizce dokunmazdı.

    Aren yüzünü Metenin kulağına yaklaştırdı ve fısıldadı. "Emin ol. Seni şuracıkta dövüp öldürsem yada kafana bir kurşun deldirsem de kimsenin ruhu duymaz. O yüzden artık uslu bir çoçuk olmanı istiyorum tamam mı?" sertçe Metenin saçlarını çekti. "Metecik?" Hızla Meteyi yere bıraktı ve Mete acı içinde yerde kıvrılmaya başladı.

    "Anlaştığımız gibi olmasını dilerim." Aren Denize döndü ve sırıtı. "Yoksa... olanları biliyorsun." diyip içeriye girdi. Ve son olarak Denize son sözünü etmişti: "Gözünü ondan ayırma ve herhangi bir hamleye kalkışırsa onu derhal dövmeni istiyorum ama öldürme. Sonuçta hiç bir suç işlemedi. Ve... acı çekmesini istiyorum." diyip girmişti.

    En sonda Deniz Meteye söylemesi gerekeni söylemişti ve apartmanda ve bahçedem komple atmıştı. 

    Mete korkmuyordu çünkü arkasında dağ gibi bir babası vardı... Deniz içeriye girerken Mete son sözünü etmişti. "Konu burada bitmedi Aren efendi." diyip ağzındaki kanı yere tükürdü.

    Şimdiki zaman;
  
    "Anne..." dedim onlara tek tek sarılarak.

    "Ağlama kuzum, döneceğiz. Babanın dayısı öldü. Oraya gitmemiz şart." dedi.

    Aren yanımda dikişmiş çok üzülmüşe benziyordu en çokta anneme üzülüyordu galiba. Aren hepsine veda etti ve sıra anneme gelince ona sıkı sıkı sarıldı ve kokusunu içtine içine doldurduğunu fark ettim. "Bana... bana annelik yaptığınız için teşekkür ederim. Tabi bu annelikse." dedi fısıldayarak. Bir anne ne yapmış olabilir ki de Aren annelik nedir onu bile bilmiyorken?

LeylamHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin