Adsız Bölüm 7(M)

338 22 18
                                        

Sadece yutkundum ve sessizliğimi korudum. Sonra dudağımda hissettiğim baskı ile gözlerimi kapattım...

***

Minho beni sanki nadir bulunan bir şey gibiymişim gibi yumuşak, ama kaçacakmışım gibi de hızlı öpüyordu. Belime sarılan eller ile bende kollarımı onun boynuna sardım. Nefessiz kalana kadar öptü beni. Nefesi bitince ayrıldı. Nefes nefese birbirimize bakıyorduk.

- Eğer istemiyorsan yapmayalım.

- Hayır... Sadece erken geliyor...

Bana baktı sadece. Nefesimiz yavaş yavaş düzene giriyordu. 

- Aç mısın yoksa direk uyuyalım mı?

"Bilmem" der gibi omuz silktim. Bana gülerek beni yukarı çıkardı. Bir odaya girdik. Büyük ihtimalle onun odasıydı. Odasını incelemeye başladım. Gri çift kişilik bir yatak, yatağın renginden biraz açık dolap, kahverengi bir çalışma masası, çalışma masası ile aynı renkte bir kitaplık. Gerçekten çok fazla kitabı vardı. Geneli klasik kitaplardı. Dolabından kıyafet aldı ve bana uzattı.

- Fazla bol gelebilirler ama giy bişey olmaz. İstersen banyo da giyin istersen yanımda;)

Arsız bir gülüş sunduğu için sadece yutkundum.

- Banyoyu seçtim.

Eliyle yandaki bir kapıyı gösterdi. Gülümseyip kapıya gittim. Burayı unutmamam lazım. Zor durumda kurtuluş yerim olacak. Üstümü değiştirip kendi eşyalarımı katladım ve geri odaya döndüm. Minho'ya bakınca donup kaldım. Altında siyah bir eşofman vardı ama üstü çıplaktı.

- Çok mu sevdin vücudu mu?

O sırada Minho'ya baka kaldığımı fark etmemiştim. 

- Hayır bakmıyordum bile.

Hemen Minho'nun yatağına oturdum. Ve sırt üstü yattım. Bu yaptığım hatalardan biriydi. Minho hemen yanıma geldi ve üstüme çıktı. Sol elimi aldı ve açtı.

- Vücuduma bakarken utanmana gerek yok. Dokunurken de utanmana gerek yok çünkü...

Elimi kalbinin üstüne getirdi. Çok hızlı atıyordu...

-...burası...

Elimi şakağına çıkarttı.

-...ve burası senin. Eğer buralar seninse...

Elimi hızlıca vücudunda gezdirdi.

-...burasıda senindir. Yani utanma.

Hangi cesaret ile yaptım bilmiyorum ama bir an gelip geçici cesaret ile elimi üst vücudun da gezdirmeye başladım. Hem bakıyor hem elliyordum. Elim karın kaslarına gelince istemsizce yutkunmuştum. Sonra bir anda Minho'ya bakasım geldi. Kafamı kaldırıp ona baktığımda pür dikkat beni izlediğini fark ettim. Bu cesaretin amına... Şu an kulaklarıma kadar kızardığımı hissediyordum. Bana doğru yaklaştı. Aramızda 1 santim kala durdu. Ona "neden durdun?" der gibi baktım. Eğleniyor gibi bakıyordu.

- İstemediğiniz için durdum Bay Han.

Kaşlarımı çatarak ona baktım. Ne alakaydı şimdi? Sonra biraz daha yaklaştı bana. DUdağına bakarak beklerken yine durdu.

- Minho neden durup durup duruyorsun?

- Seninle oynamak eğlenceli.

- Sağ ol ya.

Onu üstümden ittirmeye çalıştım ama tahmin edelim elde ne var? Sıfır var. Hiç hareket etmedi hatta gülmeye başladı.

- Komik mi!?

High School/MinsungBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin