Ben geldiiim.
Bu bölümde Jungkook'un geçmişine gideceğiz biraz ve Jimin'le olan tanışma hikayesi hakkında bilgi sahibi olacağız
Umarım hoşunuza gider, şimdiden keyifli okumalar dilerim ☆☆☆
Birlikte markete doğru girdiğimizde kedi çocuğu sokağın başında oturmuş elinde sigarasıyla bize baktığını gördüm fakat bunu Jimin'e belli etmemek adına onu hızlıca dükkana itekledim....
Yoongi'nin gözden kaybolduğundan emin olunca bende Jimin'in arkasından markete girdim."Ne itekliyorsun omzumu hissetmiyorum sayende!" dedi biraz sinir birazda sitemle . "Uffff çok uyuşuksun Jiminie alt tarafı bir cips çikolata alcaz mıy mıy yürüyorsun, kahrettin bee." Dedim şakayla. Göz ucuyla bana bakıp cipslerin bulunduğu rafa doğru ilerleyen Jimin hızlıca bir iki paket büyük boy baharatlı cips aldıktan sonra bana da çikolata almam için gözüyle işaret etti. Dediğini hemen yapıp kasaya Jimin'in yanına ilerledim. Alacaklarımızı okutup tutarı ödedikten sonra marketten çıktık.
Odaya vardığımızda Jimin "Kook saat altıya geliyor yemek yiyelim ardından da anahtarları yürütürüz?" Soran gözlerle bana baktığını görünce başımla onu onaylayıp üstüme değiştirmek için dolabıma yöneldim. Benim yaptığımı tekrarlamak üzere Jimin de dolabına yöneldi.
Hazır olduğumuzda aşağıya yemekhaneye indik. Yemekten sonra yukarı çıkarken belletmen odasının kapısını açık görmemizle durmamız bir oldu. Jimin beni dürterek "başlayalım mı?" "Tabi ki İsveç çakısı" dedim sırıtarak. Omzuma yediğim yumrukla Jimin'e bakarken o da sinirle"boyumla dalga geçme hem kendinde dedin İsveç çakısı diye , küçük olsamda işlevim büyük hıh."dedi sinirle. Eğer bana soracak olursanız şu dünyada ki en eğlenceli şey nedir diye. Hiç düşmeden Jimin'i kızdırmak derdim.
"Hadisene?" Jimin'in sesiyle düşüncelerimden güç bela sıyrılıp ondan yana çevirdim bakışlarımı, "tamam ben koridoru tutucam sende anahtarları ara." "Tamam, hadi git." Başımla Jimin'i onaylayıp koridorun sonuna ilerleyip gelen giden var mı diye bakmaya başladım. Ben böyle etrafı kolaçan ederken bir anda koridorun başında belletmen hoca görüş alanıma girdi. Hızlıca yanına ilerleyip"ooo hocam nasılsınız iyi misiniz. Soluklanın biraz lütfen bu ne acele?" Ben böyle hocayı oyalamaya çalışırken koridorun diğer tarafına doğru olabildiğince şiddetli bir ıslık çaldım. Ses duyulmuş olacakki yukarıya doğru koşuşturma sesleri duydum. Galiba Jimin anahtarları almıştı. Şimdi sıra bendeydi, vakit kaybetmeden söze girdim, "hocam anahtarları almak için gelmiştim ben fakat oda da yoktu sanırım görevlilerden biri almış bi bakın isterseniz maazallah yurttan kaçan falan olur, öyle değil mi?" Hoca odaya bakma gereği bile duymadan arkasını dönüp aşağı doğru merdivenlerden inmeye başladı. Bir yandan da bana cevap verdi, "Haklısın evlat gideyim de anahtarları bulayım kim bilir hangi kerata yürüttü anahtarları. Nt nt nt nt nt ..." O böyle aşağı inedursun bende olanca kuvvetimle yukarı koştum.
Adımlarımı hemen banyoya yönelttim. Gelen su sesiyle Jimin'in banyoda olduğunu anladım hemen içeri girip, " jimin" dedim fısıltıyla. İçerdeki banyo kabinlerinden birinden bir anahtar fırladı ve tabikii tutamadım🤦🏻♀️.
Anahtarları kaptığım kaptığım gibi aşağı inip belletmen odasının kapısını açıp anahtarları oraya bıraktım. Ardından da yukarı koşup banyoya girip kapayı üzerimize kapattım.
Duştan sonra aldıklarımızı önümüze dizip film eşliğinde yemeye başladık. Tabii buna izlemek denirse. Jimin filmin ne kadarını izliyordu bilmiyorum ama benim aklım hala Taehyung'taydı. Abarttığımı düşünmeyin lütfen fakat dünkü olaydan sonra iyice onu düşünür olmuştum. Son zamanlarda da okulda görünmüyordu , evet Taehyung ve ekibi kirli işlerle uğraşan küçük ama tehlikeli bir ekipti. O, Yoongi, Namjoon ve Jin okulda ne kimseyle konuşur ne de öğretmenleri kâle alırlardı yine de bir şekilde derslerden en iyi notları alıp okulda ki çoğu etkinliği organize edebiliyorlardı. Fakat işin ilginç yanı şu ki organize ettikleri hiç bir etkinliğe veya kulübe girmezlerdi. Sadece namjoon arada önemli müsabakalara girip maçı okul adına kazanıyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Gum Horoscope/Taekook
FanfictionJimin, "Bu sadece bir fal Kook, o kadar da takma kafana lütfen." Evet haklıydı ama eğer sizde benim yerimde olsaydınız; size okulda gay iftirası atan biri yüzünden, sevmediğiniz halde sırf okulun ve ailenizin çenesinin kapanması için karşı cinsten...
