İçerik Kurallarımızı güncelledik.
Hikâyeleri güvenli bir şekilde paylaşmaya devam etmek için en güncel kuralları inceleyin.

kantinde ki uyarı

96 10 2
                                        

Şu sıralar o kadar yoğunum ki, misal şu an evde bir sürü misafir var yinede sizi bekletmek istemiyorum.
Bu arada, rica etsem eğer fic hoşunuza gittiyse bu tür fic ler okuyan arkadaşlarınıza da önerir misiniz?
Umarım yeni bölüm hoşunuza gider, keyifli okumalar dilerim şimdiden ✨💜






Mesajına görüldü atıp telefonumu şarja taktım ve yatağıma yattım kendimi. Başım çatlıyor ve her yanım ağrıyordu. Oldukça yorgundum ve oldukça uykum vardı, camı açıp içeriye hava girmesini sağladıktan sonra uykunun kollarına bıraktım kendimi...





Ertesi sabah garip bir şekilde Jimin'den de önce uyandım, işlerimi halletmek için lavaboya gittim. Aynada yüzüme bakıp dün gece olanları düşünmeye başladım.

'niye gözlerini kapattın ki merak etme seni senden izinsiz öpmem hahaha hahaha hahaha'

Aklımdan geçen bu olaya aynada ki yansımama bakarak gülümsedim. Kim ne derse desin Kim Taehyung'un kokusu insanı mest ediyordu doğrusu.

"Kimi düşünüyorsun sen öyle?" Aynadan arkamda duran Jimin'i görmemle arkama dönüp, "hiiiiç, aklıma komik bir şey geldi ona gülüyorum xgchvhh" Kıçıma bir şaplak atarak " bilirim ben o komik şeyleriiii" Arkamı ovalayarak "ne alakası var, hayır yani komik şeylere gülemez miyim? Hem sen ne ara uyandın? Uyuyordun sen." Benden yana dönerek dişlerini fırçalamaya devam etti. Bir yandan da ağzı dolu konuşmaya başladı, "Uyumuyordum. Sadece gözlerim kapalı hayal kuruyordum." Hemen söze dalıp "Bilirim ben o hayalleriii" dedim hınzır bir şekilde.

Hazırlanıp okula doğru giderken yolda Hobi'yi de gördük ve birlikte yürümeye başladık.

Okula vardığımızda jimin ve hobi kendi sınıflarına bende kendi sınıfıma doğru adımladım. Hoca gelmeden önce hemen telefonumu açıp gelen bildirim var mı diye kontrol ettim. WhatsApp tan sadece bildirim vardı.

Kim Taehyung(İftiracı pislik):
Günaydın Jungkook. Bugün ki buluşmayı unutamazsın umarım ve bana görüldü atma bir daha .

Tanrım. Ne sanıyordu bu kendini böyle? Tabiki ona görüldü atıp telefonumu cebime attım. Sırama yerleşip eşyalarımı çıkarırken yanıma birinin oturduğunu fark ettim. Yan tarafa dönüp baktığımda bunun sıra arkadaşım Bogum olduğunu gördüm.
- Günaydın Jungkook! Epey düşünceli gördüm seni, iyi misin?
- Haa? Evet elbette iyiyim. Sadece biraz uykusuzum. Ondan herhalde.
- Anlıyorum... Baksana ders matematik ve benim hiç dinliyesim yok, eğer senin de yoksa bi kahve içmeye kantine inelim mi? Ne dersin?

Aslında bakarsanız adım atacak halde değildim fakat kahveyi reddedip te matematik dinliyesim de yoktu açıkçası. Arafta kalmış olduğumu anlayan bir şekilde konuşmaya devam etti Bogum:
- Merak etme müdür daha gelmedi. Bizi kantinde görüpte kışkışlayacak kimse yok aşağıda. Ama eğer istemiyorsannn
- İstiyorum, iztemez olur muyum? Bekle paramı alıyım.

Elimi çantama götürmemle Bogum' un elimi tutup çantamdan çekmesi bir oldu. Soran gözlerle ona baktığımda " Ben teklif ettim. Bu dahakine sen de teklif edersin ödeşiriz, olur mu?" Açıkçası ısrar etmeye kalksam matematikçinin sınıfa her an girmesi an meselesiydi. Uzatmadan " nasıl istersen."

Kantine indiğimizde çokta öğrenci olmadığını gördüm. Bu iyiydi aslında, bu okulda herkes Taehyung'a haber uçuruyor gibi duruyordu çünkü ve ben açıkçası onun biraz ruh hastası olduğunu düşünüyordum. Nedeni ise sürekli okulda olduğu zamanlarda beni göz hapsine alması ve geçen gün şoföre sırf beni itti diye kızmasından kaynaklanıyordu. Bogum'u yanımda görürse sinirlenebilirdi ve sırf böyle bir şey için bile kavga çıkarması an meselesiydi.

Gum Horoscope/Taekook Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin