Hiç bekletmeden sizi yeni bölüme alayım👇
Bu şarkıyla aşk yaşıyorummm👆
- Öyle yaa. Her neyse bugün napalım istersin bebeğim?
- Sadece uyuyalım mı Taehyung hem çok yorgunum, hemde öğrendiklerimi sindirebilmem için biraz zamana ihtiyacım var .
Başıyla beni onaylayıp devam etti:
- Tabii ama önce bi duş almaya ne dersin?
Eliyle yatağı işaret edince utançla yüzümü kapadım.
Kıkırdayarak beni kucağına aldı ve birlikte duşa girdik...
Duştan çıktıktan sonra birlikte hazırlanmaya başladık. Aklım hala dün gece yüzünden karmakarışıktı, evet Taehyung'u seviyordum ve o da beni seviyordu ama babam bunları duyarsa ne derdi? Abimi silip atmıştı sırf bu yüzden, hoş abimin de ne yaptığını bilmiyordum ama emin olduğum tek birşey varsa o da babamın homofobik bir pezevenk olduğuydu.
Evet babam hakkında tam olarak böyle düşünüyordum çünkü ne abimin gidişi, ne benim savruk hayatım, ne de annemin intiharı bunların hiçbiri ona adam olması gerektiğini hatırlatamamıştı. Aksine anneminde ölümü üzerine evde ben olmama rağmen her gece başka başka kadınlar getirmeye devam etmişti. Böyle gecelerde ya battaniyemin altında annemi düşünerek, yan odadan gelen inlemeler eşliğinde hıçkıra hıçkıra ağlardım, ya da mutfak kapısından karşı evde bulunan Jimin'in evine giderdim.
Zaten Jimin geceleri geç uyuyan biri olduğu için belli bir saate kadar odamın ışığına bakardı. Eğer ışık açıksa oraya geleceğimi anlayıp beni beklerdi. Eğer kapalıysa zaten bu akşam olay olmadığını anlayıp uyurdu.
Abimin zaten o hengamede Seul'de kazandığı üç beş kuruşla nasıl anneme mezarlık yatırabildiğini hala anlayabilmiş değildim. Bugün onu arayıp hem bu konuyu hemde Taehyung ile olan birlikteliğimden bahsetme kararı aldım ama öncelikle Taehyung'u göndermem gerekiyordu.
Yüzüne baktım, Bellerophontes'i kıskandıracak bir yakışıklılığa sahip olan o eşsiz yüzüne...
Derin kahveleri, biçimli dudakları, gülünce beliren kare gülüşü, yanağında ki beni ve alnına dökülen hafif kumral perçemleriyle Kim Taehyung, gören herkesi hayran bırakacak derecede mucizevi ve yakışıklıydı. Üstelik bu adam yıllardır beni seviyor ve şu an aşkını benimle paylaşıyordu.
Bir gece öncesinde, sanki hep bu ânı bekliyormuş gibi sevişmiş ardından ise bana herşeyi anlatmıştı. Şimdi onun sayesinde hayata çok farklı bir pencereden bakıyor ve bundan sonra da bana eşlik etmesini tüm kalbimle istiyordum.
Kendimi tutamayıp tutukulu bir öpücük kondurdum dudaklarına. Kendimi geri çektiğimde, eli takmak üzere olduğu kemerinde, gözleri ise kocaman açılmış bir şekilde bana bakıyordu.
Sırıtıp:
- Ne var be. İnsan sevgilisini öpemez mi?
Kıkırdadım. Anlayışla başını eğip kollarını kocaman açtı ve beni belimden kavrayıp kendine çekti. Nolduğunu anlamadan o da aynı şekilde öptü dudaklarımı ve cevap verdi:
- Evet ama bir dahakine beni böyle tutkulu bir şekilde öpersen seninle günde beş defa duş almak zorunda kalırız Kim Jeongguk.
Heyecandan kalbim yerinden çıkacak gibiydi şu an. Çok yakışmıştı soyadı adıma. Yakıcı gözlerle beni süzdüğünü farkedince ekledim:
- Soyadınızı taşıyacaksam hiç sorun değil Bay Kim.
Tam beni tekrardan öpecekti ki ondan ayrılıp giyinmeye devam ettim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Gum Horoscope/Taekook
FanfictionJimin, "Bu sadece bir fal Kook, o kadar da takma kafana lütfen." Evet haklıydı ama eğer sizde benim yerimde olsaydınız; size okulda gay iftirası atan biri yüzünden, sevmediğiniz halde sırf okulun ve ailenizin çenesinin kapanması için karşı cinsten...
