"E-efendim?" Jungkook dalmış bir şekilde taehyung'un suratına bakarken seslenmesiyle kendine gelebilmişti.
"Ah, üzgünüm dalmışım. Şort vermiştim zaten sana neden giyinmedin?" Elini tshirtinin eteklerine tuttu ve kaldırarak kaldırarak şortu gösterdi.
Tshirt büyük olduğu için şort gözükmüyordu, o yüzden odadan çıkmak istememişti. Jungkook sadece kafasını sallamakla yetindi, yeniden yürümeye başladığında tae nereye gittiğini bilmese bile o'nun peşinden gitmeye başladı.
Yeniden oturma odasına geldiklerinde jungkook her zaman ki yerini alırken taehyung'da o'nun karşısında ki yerini aldı.
Jungkook eliyle daha içilmemiş sıcak çikolotayı o'na doğru ittirdi biraz. Şuan taehyung ile bu ev konusunu nasıl konuşacağını bilmiyordu, doğru zaman olduğunu da düşünmüyordu.
Bu yüzden birazdan sorarım diye düşündü ki, taehyung söze başlamasıyla dikkatini o'na verdi. "Bana evinizi açtığınız için teşekkürler efendim. Merak etmeyin en kısa sürede gideceğim, kalacak bir yer bulacağım hemen."
Kafasını onaylamaz bir şekilde salladı. "Burada istediğin kadar kalabilirsin, kalacak bir yer bulmak içinde acele etme." Bu dedikleri taehyung'u rahatlattırken ışıldayan gözler ile o'na baktı.
Bu adama kesinlikle hayranlık duyuyordu. "Peki, teşekkür ederim." Sesi kısık çıkmıştı, hatta duyduğundan bile şüpheliydi.
Taehyung sıcak çikolatasını içerken hem de okulu ne yapacağını düşünüyordu. Yarın gidip bir izin belgesi alabilirdi, böylece o kitaplarını ve kıyafetlerini alabilirdi o ana kadar.
Fakat kalacak yer meselesi de vardı. Şuanlık bu meseleyi boş vermeyi düşünüp gözünü içtiği sıcak çikolatadan ayırdı ve karşıda ki kapalı televizyona çevirdi.
Eski evinde televizyon sadece oturma odasındaydı, ailesi hep orada olduğu için çok izleyemezdi. Şuan eğer karşısına çizgi film koysanız bile izlerdi, bu içinde kalmış bir kaç yaradan biriydi.
Jungkook sanki yine içini okumuş gibi kumanda ile televizyonu açmıştı. "Canın sıkılırsa izleyebilirsin, ben çok televizyon izlemem o yüzden çoğu zaman kapalı olur ama sen açıp izleyebilirsin."
Düz sesi ile konuşurken kanalları geziyordu, sonunda bir film'e denk geldiğinde durdu. Taehyung sıcak çikolatasını bitirmiş olmalı ki masaya bıraktı bardağı.
"Benim bir kaç işim var, çalışma odasında olacağım. Sen televizyon izleyebilirsin." Cümlesini tamamladı ve bardağı alarak çıktı odadan. Taehyung büyük oda'da tek başına kalınca bu sefer oda'yı incelemedi, televizyon izlemeye başladı.
Doğrusu, televizyon'u açmasına sevinmişti. Hem kaç gündür televizyon izlemiyordu, hem de kafasını dağıtıyordu.
Jungkook ise bilerek çıkmıştı oradan ki, rahat olabilsin Taehyung. Kendisi orada olduğu sürece hep stresliydi, fark etmişti.
Hatta yarının işlerini bile yapmaya başlamıştı, bu çocuk gerçektende tüm düzenini alt üst etmişti. Fakat şikayet ettiği söylenemezdi.
Dosyalara gömülü bir şekilde çalışırken bir kahkaha sesi duydu, ister istemez kaşları çatıldı. Kahkaha sesleri durmadan devam ederken, bu sesin sahibinin taehyung olduğunu anlamıştı.
Bir kaç dakika onun sesini dinledi, kendisi işkolik ve ciddi bir adamdı. Bu yüzden sık sık gülümsediği söylenemezdi ama şimdi o'nun tam tersi bir şekilde, o'nun koltuğunda o'nun kıyafetlerini giymiş bir çocuk sanki o'nun yerine de gülüyordu.
Muhtemelen televizyonda komik bir şey görmüştü, ki jeon jungkook çok insan tanımıştı. Çok ülke gezmişti, lakin bu kadar içten ve güzel bir kahkaha duymamıştı.
