Shadow

177 9 2
                                        

"Yani Chan Hyung annenin önceki kocasından olan çocuğu mu?"

10 saattir ayni şeyi anlatıyorum gerizekalı aşkım.

"Evet Hyunjin... Daha ne kadar soracaksın?!"

"Sizin aranızda akrabalik olacağı aklima hiç gelmezdi. Vay be."

Yazık cahil kalmış bu da.

Zilin çalması ile Hyunjin benden önce davrandı ve ayağa kalktı.

Simdi boku nasıl yiyoruz izleyin lütfen...

"Felix?!"

"Haha... Merhaba Hyung'cum...'

Sinirle yanima gelmiş ve üstümü başımı kontrol etmişti. Adam sakin bi ya. Sanki sikti.🙂

"O haber neydi öyle? Sevgili misiniz siz? eğer öyle birşey varsa ikinizide kafasını kırarım."

Ya Hyungcum şimdi şöyle-

"Estağfurullah Hyungcugum oyle sey olur m-"

"Sevgiliyiz Hyung."

Aferin Hyunjin tebrik ediyorum seni, alkış alkış...

"Ne diyorsun lan sen!"

Chan Hyung Hyunjin'in üstüne yürümeye başlayınca Hyunguma sarılmış sakinleştirmeye çalışmıştım.

Bok sakinlesir ama sarılınca yumusuyor işte.

"Hyung otursan mı? sana su getirelim biz de, değil mi Hyunjin?"

"Birlikte gitmeyi aklınızdan geçirmeyin bile! Hyunjin seni yaşatmayacağım oğlum! "

"Hadi Hyunjin... Hyunga su getir..."

Hyunjin sapsal gibi bakiyo hala. O da sinirlendi herhalde. İki hasin adamim kavga edicek çok heyecanlı!

"Tamam getiriyorum."

"Ha bir de üçlüydünüz!? Sikerim seni Hyunjin! Ben Felix'i daha 1'ine layık görmüyorum birde 2 tanesine mi vericem? siktir."

"Ya Hyung... Sam yok zaten... Bu kadar yükselmesen mi?"

Chan Hyung'un attığı ters bakışlarla kendimi düzeltmiş boğazımı temizlemistim.

"Hyung... Birbirimizi seviyoruz... Hem seninde flörtün var! Kabul etmiyorum sende ayrıl!"

"Kardeşim aynı şey mi? Bak Felix sen annemden kalan tek şeysin-"

"Kalmasamda olurdu. Ona hala nasıl anne diyorsun?"

Yerimden kalkmış can sıkıntısıyla iç çekip mutfağa gitmiştim.

O kadının hatırası olamam. Olmamalıyım.

"Lanet... olsun..."

Nefesimi dizginlemeye çalışırken terlemeye başladım. ikiside salondaydı, yalnız kalmak istedigimi biliyorlardı. Suan kimseye ihtiyacım yoktu... babam dışında.

Etrafima baktığımda gördüğüm silüet ile gözlerim dolmaya başlamıştı. Silik karanlık gölge yavaşça belirginleşiyor, güzel bir kadın yüzü ortaya çıkarıyordu.

"A-anne? Anne?"

Ağzımdan zar zor cikan kelimeler yardım isteyen tondaydi. Duyurmaya çalıştım sesimi fakat nefessiz kaldığım dakikalarda bu zordu. Dizlerim gücünü kaybederken yardım istemek icin tezgahtaki bardağı yere düşürdüm. Başıma giren ağrının siddetinden bardağın kırılma sesini bile duyamamistim. Gördüğüm silüet giderek kayboluyor, kaybolurken bana dahada yaklaşıyordu. Hissettigim ağrıya çınlama sesi eklendiğinde artık bayilmam kaçınılmazdı.

Kendimi yavaşça soğuk zemine bıraktım. terleyen bedenimdeki sıcaklık gittikce düşerken bilincim kapanıyordu. gözlerim tam anlamıyla kapanmadan once sevgilimin endişeli yüzünü gördüm. Dudaklarım güçlükle gülümsedi. Sonrasını hatırlamıyorum...

Bu kadar beklsneye kısacık bölüm olmaz biliyorum ama geçiş bölümü. tatildeyim bu yüzden uzun bir bölüm atacağım 2-3 güne bb

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Jan 17, 2024 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

Fake Eyes Open Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin