Öpüşüyorlardı. Kendileri sessizdi fakat duyguları tıpkı susamış bir hayvan gibi sevişiyordu. Ayrıldı ve birbirlerinin gözlerinin içine baktılar.
"Chan Hyung.."
"Seni seviyorum Seungmin. Kim ne derse desin seni seviyorum. Belki Jeongin'i hala atamadın aklından ama lütfen bir şans ver."
İkisininde gözleri dolmuştu. Seungmin sevmiyordu Jeongin'i. Aşık değildi ona. Eskileri unutmuştu. Fakat onda yarattığı güvensizlik duygusu ele geçirmişti vücudunu.
"Ya sende aynısı yaparsan Hyung? Nasıl güveneceğim?"
Gözlerindeki yaşlardan biri firar etmiş yavaşça süzülmüştü yanağından. Chan elini yanağına koydu ve akan göz yaşını narince sildi.
"İzin ver yaralarını sarayım Seungmin. İzin ver güvenini kazanayım. Biliyorum ne dersem inanmazsın şuan ama sana aşığım."
İçindeki dürtü ile yaklaştı büyüğüne. Kollarını beline sardı, kafasını boynuna gömdü. İçli içli ağlıyordu. Chan hemen kollarını sardı miniğine. Kendine daha çok çekti.
"Geçecek miniğim.."
"Çok korkuyorum Hyung. Seninde beni onun gibi bırakıp gitmenden korkuyorum."
"Herşey eskide kaldı küçüğüm. Düşünme bunları. Hadi gidelim ve seni evine bırakalım."
kucağında ağlaması yavaşlamış olan Seungmin ile birlikte siyah jipine doğru ilerlemişti. Büyük siyah arabanın kapısını açmış ve yorgunluktan dolayı gözleri kapanan küçüğünü koltuğu bırakmıştı.
Seungmin Chan'ın kucağındaki sıcaklığın kaybolduğunu hissettiğinde ağlamanın verdiği etkiyle kapanan gözlerini aralamış etrafını kontrol etmişti. Hemen yan tarafındaki koltukta oturan ve arabayı kullanan büyüğünde gezdirmişti bakışlarını.
"Uyu bebeğim ben taşıyacağım seni."
Yaklaşık 15 dakikanın ardından araba durmuştu. Seungmin derin bir uykuda olduğundan fark etmemiş ve arabadan inen büyüğünün onu kucaklamasına izin vermişti.
Chan kapıyı çalmış ve icerideki kardeşi Hannah açmıştı.
Hannah ona imalı bakışlar atıyordu.
"Bahsettiğin Seungmin bu muydu?
"Hannah çekil. Gidip odayı hazırla ve pijama çıkar benimkilerden."
"Emrin olur paşam. Hazırlarım."
•
"Hyung. Şirketteki köstebek bulunmuş. Hwang sirketinden. Bildiğim kadarıyla Hyunjin Hyungla sıkıntı yok aranızda. Sam mi yapmıştır?"
Derin bir iç çekti Chan. Sirketin önemli olmasada belgeleri internette satışa sunulmuştu. Bu küçük belgeler bile borsa zemininde kaymaya sebep olmuştu.
"Muhtemelen Sam'dir. Amcamın ölümünden sonra hem bizim hemde Felix'in şirketi cok boşlandı. En yakın zamanda toparlanır diye düşünüyo-"
"Hyung.."
Üstünde Hannah'a buyuk gelen pembe figürlü pijamalar ile Seungmin yukarıdan seslenmişti. Chan biliyordu ki Seungmin Hannah'dan utanırdı. Bu yüzden hızla kalkıp yukarıya çıktı.
"Seungmin ? Herşey yolunda mı bebeğim?"
"Hmhm. Sadece burada uyanınca korktum yanımda yoksun diye."
Chan karşısında bebek gibi duran oğlana gülümsemiş omzuna elini koyarak güvende hissetirmeye çalışmıştı.
"Hadi gel aşağı inelim. Yemek yapmakta pek iyi degiliz ama ramen yersin öyle değil mi?"
"Senin için ramen hazırlayabilirim Seungmin-shii"
"Teşekkürler."
Chan ile birlikte aşağı kattaki mutfağa girmiş pekde büyük olmayan masaya oturmuslardı.
Bir kaç dakika sonra ramenler hazır olmuş ve hannah'ın da gelmesiyle ramenlerini yemeye başlamışlardı.
Seungminde sakin bir şekilde yiyordu ta ki Hannah'ın söylediği şeye kadar.
"Seungmin-shi abim sana deli gibi aşık cidden. Teklifini kabul ettin mi?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fake Eyes Open
Fanfiction"Öp yada bırak sevgilim. Arada kalmak istemiyorum." "Öp yada nefret et benden. Bu güzel halde bak bana bebeğim." İkizler. Hwang Sam ve Hwang Hyunjin. Aynı kişiden hoşlanırlarsa ne mi olur? • • • • • • -başlangıcı threesome hikayedir -rahatsız edic...
