Yine ve yine. Her sabah olduğu gibi "yine" geç kalmıştım.
Fakat sorun değil. Şirket benim.
Hemen yatağımdan kalkmış ve banyoya kosmuştum. Elimi yüzümü yıkamış ve yüzümdeki cillerimi kapatmıştım.
Onlar annemden kalmıştı ve sevmiyordum.
Kim isterdi ki bir orospunun hatırasını taşımak yüzünde.(bende istemiyom be felixim)
Üstümü giyinmiş ve bir bardak suyla ilacımı içip evden çıkmıştım. Hyunjin'i aradım ve gelip beni almasını söyledim. Köle çalışsın azıcık.
10 15 dakika sonra Hyunjin geldi. Arabaya bindim ve birlikte şirkete doğru yola çıktık.
"Kendini çok yoruyorsun Felix. İşbirliğimiz bittiğinde kendine uzun bir tatil ver."
Hafif tebessüm etmiş, oturduğu tarafa doğru dönmüştüm.
"İmkansız gibi duruyor. Elimden geldiğince dinlenmeye çalışıyorum ama hem babam hem şirket hem de şu Sam olayı.. herşey allak bullak oldu Hyunjin."
Bacağımın üstündeki elimi tutmuş ve öpmüştü yola bakmaya devam ederken.
"Geçecek herşey. Emin ol."
"Umarım geçer.."
Şirkete vardığımızda Seungmin'e olan sözümü hatırlamış ve elimi alnıma vurmuştum.
Ben tam bir sapsaldim.
"Hyunjin.. benim Seungmin'e sözüm var. Geçen iddiaya girmiştik. Ben kaybettigim için o bugün benim yerimde yani onun dosyalarıyla ilgilenip kölesi olacağım..."
Hyunjin kahkaha atmış ve elini omzuma atmıştı.
Ne gülüyo bu esssek.
"Seungmin komik ve eğlenceli. Eminim sikilmazsin."
Seungmin seni siktim şimdi.
"Ya ne alaka seungmin komik falan değil"
"Hmhm sen daha komiksin. Hadi git yardım et arkadaşına."
•
"Ya Seungmin yoruldum."
"Seungmin değil. Bay Kim diyeceksin. Patron benim burda. Git bana espresso getir."(hayatımda içmedim nası bişey onuda bilmiyom)
Felix göz devirmiş ve Seungmin'in odasındaki makineden kahve yapmaya başlamıştı. Sonuçta kaybetmişti ve sözünün eriydi.
"Kesinlikle seungmin 'i borsa müdürü yapmalıyım. Adamdan tassakli müdür olur."
Kahveyi alıp kendi odasına yöneldi."Bay Kim "e kahvesini verdikten sonra izin isteyip odadan çıktı. Kafeteryaya gitti. Hyunjin ile arabada anlaşmışlardı. Birlikte öğle yemeğini yiyip ortak toplantılarına gireceklerdi.
"Off nerde kaldı.."
Kafasını masaya koymuş sıkıntılı bir nefes vermişti. Tam o sırada arkasından iki el sarılmış, birden hissettigi temasla yerinden sıçramıştı.
"Ay!"
Arkasına baktığında Sam'i görmesiyle gözlerini büyütmüş, aval aval bakmıştı yüzüne.
"Korkuttugum için özür dilerim güzelim."
"Ah önemli değil Sam.. aniden olunca irkildim."
Hyunjin'i beklerken Sam'in gelmesi onu üzmüştü. Ama bir yandan da konuşmak için büyük bir fırsattı.
"Uzun zamandır görüşmüyoruz. Bir sıkıntı mı var ?"
Evet sıkıntı var ve korkuyorum Sam..
"Ah şey, evet. Çok büyük bir şey değil ama seninle ilgili."
Tebessüm etmiş oturduğu yerde kahvesini yudumlayıp gülümsemişti.
"Anlat bakalım."
Derin bir nefes aldı. Kolay değildi bu iğrenç olayı ona anlatmak. Doğruluğundan bile emin değildi.
"1 ay önceki senin hakkındaki taciz haberleri.. Geçenlerde kız ile karşılaştım. Konuştuk. Bebeğe DNA testi yaptırmışlar. Babası sensin."
Donup, kalmıştı Sam. Bir anda, tekrar gündeme gelmesini istemediği konu sevgilisi tarafından öğrenilmişti. Gerçi artık sevgili oldukları söylenemezdi.
"Felix ben.. Bak yaptım ama kızda istiyordu. Sevgilisini kıskandırmak için bir geceliğine barda takıldık-"
"Ve sende ondan yararlandın öyle mi?"
Öfkeyle sözünü böldü Felix. Sarhoş bir kızın iradesi olmadığını salak bile anlardı. Nerden böyle bir fikre varmıştı.
Hızla kalktı oturduğu yerden. Kahvesini çöpe atıp hızlıca boş asansöre doğru koştu. Sinirden dolmuştu gözleri.
Asansöre binip en üst katı tuşladı. Elleriyle gözlerindeki yaşlarını sildi. Keşke dedi içinden. Keşke daha erken ögrenseydim dedi.
İndi asansörden. Çatıya gelmişti kapıyı açtı ve banklardan birine oturdu. Elini cebine attı. Hyunjin'i aradı ve çatıya gelmesini söyledi.
"Felix? İyi misin?"
Nefes nefese kalmıştı Hyunjin. Sesi kötü çıkıyordu Felix'in telefondayken. Endislenip asansörü bile kullanmadan hızlıca çatıya çıkıp yanına gelmişti.
"Sana güvenmediğim için özür dilerim.."
Koşarak Hyunjine sarılmış göz yaşlarını akıtmaya başlamıştı.
"Hayır hayır Felix. Ağlama lütfen."
Sarılmasina sıkıca karşılık vermiş ve banka doğru ilerlemişti. Felix'i kucağına çekip oturdu.
"Bak geçti gitti herşey. Düşünme bunları. Seni seviyorum.."
"Bende seni seviyorum.."
Kafasını kaldırmış ve dudaklarına yönlendirmişti bakışlarını. Yavaşça yaklaştı. Dudaklarını degdirdi ve geri çekti. Kısa bir öpücüktü. Ama duygu yüklüydü.
Onu öpücük yapanda barındırdığı duygulardı. Güven vardı sevgi vardı umut vardı öpücüğünde. Hyunjin bunu her zerresine kadar hissetmişti.
•
YA 91 VEYA 92 TAKİPÇİ OLMUSUZ COK MUTLUYUMMM
100 TAKİPÇİ OLDUGUNDA SMUT ATİCAM BUNA VEYA LİTTLE GİRL E
YEDİM GÖTÜNÜZÜ BB
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fake Eyes Open
Fanfiction"Öp yada bırak sevgilim. Arada kalmak istemiyorum." "Öp yada nefret et benden. Bu güzel halde bak bana bebeğim." İkizler. Hwang Sam ve Hwang Hyunjin. Aynı kişiden hoşlanırlarsa ne mi olur? • • • • • • -başlangıcı threesome hikayedir -rahatsız edic...
