4

1.3K 92 5
                                        

"Taehyung, bir dakika bakar mısın?"

Tae derin bir nefes vererek sakin olmayı denedi. Bütün gün peşinde dolanan alfayla başı dertteydi.

Gerçek anlamda, sabahtan beri nereye gittiyse onu takip etmişti. Tek bir an bile rahat bırakmamıştı onu ve Taehyung sabrının tükenmek üzere olduğuna kanaat getirmişti.

Çünkü alfa, hayır denmesini anlamıyordu. Büyük ihtimalle beyinsizliğinden ötürü dediklerini yorumlayacak bir bölge yoktu vücudunda.

"Bak, beni rahatsız ediyorsun. Yeter artık, bırak peşimi."

"Neyden bahsediyorsun? Ne kadar zamandır seni yakalamak için uğraşıyorum, şimdi de seni bırakmamı mı istiyorsun?" Kaşlarını alay edercesini kaldırdı alfa. "Başka bir şey iste güzelim."

Taehyung göz devirmek istese de kibarlığından kırılacağı için yapmadı, bunun yerine sesli bir nefes vererek karşısındaki adama ne kadar rahatsız olduğunu belli etti- etmeye çalıştı.

"Hadi, inat etme artık. Gel sana bir kahve ısmarlayayım."

"Heesung, lütfen. Notlar yanımda değil hem, istesem de veremem."

Alfa küçük bir çocuk edasıyla mızmızlanmak istese de yapamadı.

"Hadi~ Fotoğrafını falan çekmişsindir belki, hm?"

Taehyung, dün arkadaşına yolladığı fotoğrafları düşündü: çekmişti.

Omeganın bir anlık duraksaması ve feromonlarındaki gerginlik alfaya mesajı vermişti bile. Genişçe gülümseyerek kolunu omeganın omzuna attı, arkadaşı bir not için fazla naz yapıyordu.

"Hadi, hadi~ Biliyorum sende o notların olduğunu. Gel sana bir şeyler ısmarlayayım sen de bana onları at."

"Heesung- Hee- Bırakır mısın beni?" Taehyung sıkıca boynuna dolanan kolla afallamıştı. İri beden, kendisini vücuduna tam anlamıyla yapıştırınca itmeye çalışmış, ancak başarısız olmuştu.

"Bırak beni, bırak dedim!"

Heesung tüm gevşekliğiyle güldüğü sırada ağzının ortasına yediği yumrukla yere yığılmıştı.

Kesinlikle beklenmedikti.

Öyle ki etrafında hissettiği 'fazla baskın, sinirli, testosteron' lu feromonları ilk kez soluduğunda kurdu, tehditin varlığıyla kendini savunmaya almıştı.

Kafasını çevirmeye kalmadan ensesinden tutulmuş, kendisini yere yapıştıran alfanın yüzüyle karşı karşıya gelmişti.

"Napıyordun lan sen?"

Heesung sinirlendiğini hissederek silkindi. Jungkook'un elinden kurtulmuştu.

"Ne yapıyormuşum dağ ayısı?"

İki alfa birbirine öfkeyle bakarken Jungkook ileri adımladı, ancak araya Taehyung'un girmesiyle daha da öteye gidemedi.

"Napıyorsun sen? Bir sakinleş.."

"Taehyung, notları atmayı unutma sakın."

Heesung, Kook'un halini şöyle bir dikkatli inceleyince kendisini sikebilme olasılığının varlığıyla gerilemiş ve böyle bir kapışmaya değmeyeceğine -en azından notlar için- karar vermişti. Taehyung da olmasa, hali ne olurdu kim bilir...

Bir kahveyi kesin borçlanmıştı şimdi.

Arkasını dönüp giden alfayla Taehyung rahatlamış ve Jungkook'un birkaç saniye daha sakinleşmesini beklemişti.

Tabii ki öfkesi çabuk sönmeyecekti alfanın, ama omegasının varlığını uzun zaman sonra bu kadar yakınında hissetmek, feromonlarını solumak ve yakından bakmak o kıytırık alfadan daha önemliydi. Ellerini bir kez daha vücudunda hissetmiş olmak, yeniden doğmuş hissiyatı vermişti alfaya.

Bir daha ne zaman bu duyguları tadacağını merak ediyordu. Bir daha ellerini hissedebilecek miydi onu bile bilmiyordu, ama önemli değildi o an.

"Napıyorsun sen ya? S-Sen-"

Taehyung alfasının özlediği yüzünde, sahte öfkeye bürünmüş gözlerini gezdirdi. Her şey onun için kolay gibiydi-alfaya göre-, taa ki şimdiye kadar. Omegası özlemle tutuşmuş, küskünlüğün bu kadar yettiğini söylüyordu coşkuyla. Eşini özlemişti, bol bol özlem gidermek istiyordu. Bu insanlar da onları hep ayırıp duruyordu, yalnızca daha güçlü olmayı isterdi omega. Bir hırs ve inat uğruna kendi mutluluğundan vazgeçecek kadar aptal olan bu insanlardan, biraz daha güçlü olmayı dilerdi.

"Seni rahatsız ediyordu, sana zorla dokundu."

"Abart!"

"Bırak diyordun Taehyung, gördüm hepsini!"

Jungkook ellerini omeganının yanaklarına çıkarmak için bir hamlede bulundu. Sanki görmeyeli daha bir güzelleşmişti omegası, kim bilir kimlerin gözü kayıyordu ona...

Kurdu sahiplenici bir edayla kollarını uzatmak ve omegasının yüzünü avuçları arasına almak, uzun zamandır mahrum kaldığı gözlerinin içine bolca bakıp özür dilemek istedi.

Ancak aldığı tepki, bir reddi.

Taehyung bir adım gerileyerek uzaklaşmıştı ve arkasına dönüp hızlı adımlarla kaçmıştı kendisinden.

Alfayı itmişti, ondan kendi isteğiyle kaçmıştı.

Jungkook bu gidişle kalbinde bir sağlık sorununun çıkmamasını umdu; öyle ki alfa kurdu her üzüldüğünde, kalbi gerçek anlamda inanılmaz bir ağrıyla sıkışıyordu

your body next to me, is just a memory : taekookBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin