karşılaşma

49 6 0
                                    

Utançtan yanaklarım kıpkırmızı olmuştu. Ahmet'in gidişinin üzerinden tam 2.5 sene geçmişti. Annesi ile konuştuğum zaman düşüncelerinde evlilik yok mu diye bir soru yöneltti...

O çok ister senin mutlu olmanı dedi. Tutamadım kendimi ona ihanet etmekten çok korkuyordum.

Merak etme kızım biz gördük ki ona ihanet edecek son kişi bile değilsin. O kadar ihtimal vermedik senden yana. Artık evlilik çağındasın düşünmeye başla bu tür şeyleri diye diye beni cümlelerin de düşüncelerin de esiri yaptı.

Sınava girmiştim hukuk fakültesi kazanmıştım. Ama bu sene annemin hastalığı ilerlemişti. Uzak olduğu için gönlüm onu bırakmaya razı gelmedi. Vardır bunda da bir hayır diyip gitmeme kararı almıştım.

Hem ev işi hem yemekler ile elimden geldiğince ilgilenmeye çalışıyordum. Annem bunları yaparken sanki yük alıyormuşum gibi sürekli helallik istiyordu bu beni çok utandırıyor ve duygulandırıyordu. Konuyu değiştirip anneme Aişe ile birlikte Risale derslerine katılmaya karar verdiğimi söyledim.

Hiç düşünmeden git tabii kızım cevabını alınca her şeyi hazırladıktan sonra siyah feracemi giyip kahverengi eşarbımı taktım ve artık hazırdım.

Hızlıca yaptığım kekten hazırlayıp beni bekleyen Aişe'me özür mahiyetinde ikram ettim. Çok hakkı vardı üzerimde bu kızın 🥹

Derslerin yapıldığı yere gelmiştik. Oturduk sohbet eşliğinde dersler yapıldı ikindi namazı vaktiydi ezan okunur okunmaz koşarak mescide gittim. Namazımı eda edip Rabbime gönlüme bı inşirah ferahlığı vermesi için dua ettim.

Amin diyip duamı mühürledikten sonra çıktım. Diz çöküp ayakkabılarımı giydim tam kalkarken çok sert bı yere çarpmıştım. Burda hatırladığım kadarıyla duvar falan yoktu ben mi rüya görüyordum (😅)

Başımı çevirmemle kömür karası gözlerin içine düşmem bir oldu...
.

Allah'ımm bu neydi böyle ne oluyordu bana hemen bir erkekle göz göze geldiğimin farkına varıp özür dilerim diyerek uzaklaştım ordan.

Kalbim yerinden çıkacak gibi atıyordu elim ayağım titremeye başlamıştı. Hemen bı duvara dayanıp derin derin nefes almaya başladım. Sanki gözüm benden bağımsız o gözleri arıyordu.

Bir daha...
Merdivenden inerken bir daha buluştu gözlerimiz...
Estağfirullah... Affet Allah'ım. Ne olursun Affet ...

Yazarın çarptığı kişiden;

Namazımı eda edip Rabbimden yardım istemiştim. Çıkmaza düşmüştüm. Nefsim durmak bilmiyordu sanki...
Bu şehir girdap olmuştu benim için. Gözlerimden gelen yaşı geri itip kalktım. Nöbet beni beklerdi.

Önce Vatan diyip çıktım
Arkada hanımlar mescidi olduğu için o tarafa dönmemeye çabaladım.

Birinin çarpınca aahh diye inlemesi ile başımı çevirdim.

Bu ne tanıdık bir sîmaydı böyle. Bu gözler...
Bu gözler beni neden böyle içine çekmişti ?

Ne oluyordu anlam veremedim sanki zaman durmuş ve sanki o gözler vardı benim için her şeyi unutmuştum ne yapıyordum ben burda bı an onun özür dilerim diyip kaçması ile kendime geldim.

Estağfirullah estağfirullah estağfirullah çekerek hızlıca ordan uzaklaşmaya başladım.

Kendine gel lan diye silkeledim kendimi.
Ben hiç böyle olmamıştım. Sanki ben yıllar önce o gözleri görmüştüm de kaybedip hasretini çekmişim gibi geldi...

Sanki özlem giderdim o gözlerin derinliğinde.

Kimdi o... Niye bu kadar tanıdık geldi bana.
Her neyse Ya Allah diyip kaskı taktım motora bindim
Görev beni beklerdi.

MÜBRE... Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin