Felixten hoşlanıyorum. Evet.. Onu gördüğüm ilk anda beri o kalın sesli ama yumuşacık kalpli çocuktan hoşlanıyorum.
Ama bizler birer idolüz. Böyle bir şey olmamalı. Kariyerimi tehlikeye atamam. Onca emeğimi tehlikeye atamam.
Ayrıca sadece kendimi değil onun kariyerini de düşünmeliyim. İkimiz de profesyonel birer idol olduğumuz için hoşlanma, aşk gibi şeyler bize göre değil.
Bir sabah Chan Hyung bir şey konuşmak için beni pratik odasına çağırdı. Geçip yere oturduktan sonra ben de karşısına oturdum.
-Hyunjin... Biliyosun bizler idolüz. Sana kendine engel ol veya böyle bir şeye izin veremem demeyeceğim. Ama sonuçlarını düşün tamam mı
-Anlamadım Hyung
-Anladığını bakışlarından anlıyorum Hyunjin. Felixten bahsettiğimi biliyorsun.
-Hyung ben...
-Açıklama yapmana gerek yok. Ona bakışlarının farkındayım. Ve bu kameralara da yansıyor. Bazı stayler wikipedide ilişkisi kısmında Felix yazdığı için ikinizin sevgili olduğuna neredeyse emin. Böyle bir şeyin ikinizi ne denli etkileyeceğini biliyor musun?
-Biliyorum Hyung. Emin ol bundan sonra kimseye bir şey belli etmeyeceğim.
-Sen nasıl davranacağını bilirsin. Ben sana böyle yap şöyle yap diyecek değilim. Sadece ufak bir uyarı yapmak istedim.
Yavaşça başımı salladım sadece. Daha sonra ikimiz de kalktık ve elini sırtıma koydu.
-Beni hayal kırıklığına uğratmayacağını biliyorum
Bunu söyledikten sonra uzaklaşmaya başladı..
Söylediği şeyle zaten zar zor tuttuğum göz yaşlarım akmaya başlamışlardı. O an en görmemem kişiyi gördüm. Lavabodan çıkan Minho hyung ağladığımı görünce hemen yanıma geldi
-Hyunjin- shi neden ağlıyorsun? Kıyamam ki ben sana
Minho hyungla normalde çekişmeli bir ilişkimiz olsa da esasında çok yakındık. Ve ağladığımda endişelenmesi çok doğaldı.
-Hyung.. Hyung..
Onu görünce iyice şiddetlenen ağlamam yüzünden konuşamıyordum.
-Hyunjin-shi ağlamaaa
Bunu söyleyip yüzümü ellerinin arasına aldı. Baş parmağıyla yaşlarımı sildi.
Ellerinin arasında biraz sakinleşince yine sorusunu tekrarladı.
-Neden ağlıyosun Hyunjin? Hadi söyle bana..
-Hyung ben.. Ben Felixten hoşlanıyorum. Ama hakkımızda dedikodular çıkmaya başlamış. Chan Hyung uyardı.
Söylediğim şeyle gözlerinde şefkatin parıltısını gördüm. Yavaşça kollarını bana doladı.
-Ağlama hyunjin. Bu dedikoduları bitiremem ama bambaşka bir şey yapacağım
-Felixi kaybedemem Hyung.. Bana yardım et
-Sana yemin ederim ki kimseyi kaybetmeyeceksin Hyunjin
Tekrar doladı kollarını. Bu kez ben de tişörtüne tutunarak kendimi kollarına bıraktım. O yapacağım dediyse yapardı. Bunu biliyordum çünkü.
Yavaşça ayrıldı ve gözlerime baktı
- Ne yapacaksın Hyung?
-Bu dedikoduları bitiremem Hyunjin. Ama başka bir şey yapacağım. Sen bana güven
-Sana güveniyorum Hyung
Birlikte yavaşça yurda yürümeye başladık. Bizim yurdun önüne gelince yavaşça sarıldı. Hala sarılıyken konuştu
-Bir daha böyle basit şeyler için seni ağlarken görmek istemiyorum
Sesi çok güven vericiydi. Çok iyi geliyordu bana. Ayrıldığımızda yurttan içeri girmemi bekleyip kendi yurtlarına doğru gitmeye başladı.
Yazardan
Hyunjin Minho giderken öylece baktı arkasından. Bakakaldığının farkında bile değildi..
Hyunjinden
Yurda girdiğimde hemen yatağıma gittim. Çünkü çok yorgundum artık dayanamıyordum çünkü ayakta durmaya.
Bugün yaşadıklarımı düşünmem gerekiyordu. Tam o anda gelen mesajla düşüncelerim bölündü
Lixie 💕
Hyunjin bugün ortalıkta yoktun
Nerelerdesin canımPratik odasındaydım
Yeni koreografi üzerinde çalıştım birazLixie 💕
Kendini çok yorma
Zaten iyisin sen hepimizdenDansımı seviyordu. Ve bu hoşuma gidiyordu. Bugün yaşadığım şeylerden sonra onunla konuşmak, ondan bunları duymak şuan bana ilaç gibi geliyordu.
Teşekkür ederim Lixie
İyi ki varsınLixie 💕
Sen de iyi ki varsın
Senin arkadaşın olabildiğim için şanslıyımBen de aynı şekilde
Yine arkadaş diyerek beni üzmüştü. Ona göre öyleydik çünkü.. Ne diyebilirdi ki..
Sabah olduğunda pratikler için odaya toplandık. Fakat Lee know Hyung her zamanki gibi davranmıyordu. Devamlı etrafımda olmak ister gibi bir hali vardı.
Bunu fark etmiş olacak ki Seungmin konuştu
-Hyung Hyunjinde beleş WiFi falan mı var
-Yo Hyunjin benim zaten bunu biliyorsunuz
Changbin:
-Ne demek Hyunjin senin?-Hyunjin benim işte Changbin. Öyle değil misin Hyunjin?
Hemen gözlerini bana yöneltrerek kurduğu soruya evet demekten başka çarem yoktu sanırım
-Evet onunum
Changbin:
-Hyunjin benim değil misin?-Herkesinim
Seungmin:
-Orta malı yani arkadaşlar-Göstercem sana orta malını oç
Pratikler bitince dinlendiğimiz sıra Lee know Hyung gelip oturduğum koltuğun dibine, bacaklarımın arasına yerleşti.
Başını kaldırıp gülümsedi.-Biraz moment iyidir öyle değil mi?
Kurduğu cümleyle gözlerimi büyüterek ona baktım. Sevecen bir gülümsemeyle gülümsedi tekrar. Sanırım yapmaya çalıştığı şeyi anlamıştım.
Yeni bir dedikodu daha yaratmaya çalışıyordu...
Evet bebeklerim ufak bir giriş şeklinde olan bölümümüz hizmetinizde 💅
Ay nasıl buldunuz bölümü 🥹
Yorum yapın bakalım merak ediyorum bu fic tutar mı 🥹
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Yağmurdan Kaçarken Sana Tutulmak / Hyunho
Fanfiction-Felixi kaybedemem Hyung.. Bana yardım et +Sana yemin ederim kimseyi kaybetmeyeceksin Hyunjin. Bana güven..