"Büklüm Büklüm " Şarkısını dinleyerek okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
İyi okumalarrr✨
Afradan
Mert dudağımı ısırdığında dudaklarımdan bi inleme döküldü. İnlememle kendine gelip ayrıldı benden. Yanağıma masum bi öpücük kondurup ayrıldık.
Kahve içmenin iyi geleceğini düşünerek " Kahveye ne dersin ?" dedim . Gülümseyerek " Olur derim " dedi. Çok güzel gülmüyor muydu o ? Yoksa fena halde aşığım diye mi böyle geliyordu gözüme. Ona kahve yaparken telefon geldi ve balkona çıktı .
Bende iç sesimle baş başa kalmıştım . Acaba bunu Merte söylemeli miydim ayrıca herşeyden önce nasıl söyleyecektim ?
Umarım bu şey başımıza bela olmazdı . Kahveler yapıp getirdiğimde Mert hala balkondaydi . Bu kadar uzun sürmesi beni şaşırtmıştı.
Benim onu beklediğimi görünce odaya geldi . Kahvesini sehpadan alarak " Ellerine sağlık güzelim " dedi . Bende gülümseyerek karşılık verdim. Mert öylece dalmış yeri izlerken bi anda kafasını kaldırıp bana " Afra benden sakladığın birşey var mı bitanem ?" dedi.
Bende şoka girdim bi anda bunu sorması ne bilim tuhafıma kaçmıştı. Gözlerimi gözlerine çıkartıp " Y-yok hayır n-nerden çıktı bi anda bu şimdi ?" diye sordum. " Hiç öyle sorayım dedim geçen bi yerde okumuştum ilişkinin sağlıklı ilerleyebilmesi için her iki tarafta birbirine dürüst olmalıymış" dedi.
Bende " Anladım. Yok hayatım senden bir şey gizlemiyorum" dedim. " İyi bakalımm" diyip tebessüm etmişti ama nasıl desem insanın gülüşünün zorunlu veya içten olmasını sezgileriniz sayesinde anlarsınız ya. Bende anlamıştım işte bu zorunlu bir tebessümdü.
Kahvelerimiz bittiğinde Mert kahvesini sehpaya bıraktı. " Afra benim çıkmam lazım babamın bu konusuyla ilgilenicem gece gelmeyebilirim sen beni bekleme uyu. " dedi daha sonra askıdan hırkasını alıp çıkmıştı.
Şaşırmıştım doğrusu evden çıkarken beni öpmeden çıkmayan Mert yüzüme bile bakmamıştı konuşurken ayrıca ismimle hitap etmişti bana. Acaba telefonla konuştuğu kişi bu durumdan benim haberim olduğunu mu söyledi.
Ama böyle bir şey olsa Mert neden ima yapsındı ki direkt sorması daha mantıklıydı. Kafamdaki düşünceleri kovup mutfağa geçtim. Bardaklarımızı yıkadım daha sonra rahat bir şeyler giyip saçımı ev topuzu yapıp temizlik yapmaya başladım.
Mert onu dinleyip uyuyacağımı sanıyorsa yanılıyordu. Evde ne var ne yok sildim süpürdüm. Dip bucak temizledim derler ya aynen onun gibi yaptım. Hatta değişiklikler bile yaptım. Bazı süslerin yerini değiştirdim. Koltukların üstüne örtü serdim balkonun düzenini değiştirdim.
Hatta saatin daha erken olduğunu farkedip balkonu camla kapatsak güzel olacağını düşünüp bi arayışa girmiştim. Sonra bi ustayı arayıp gün ayarlayıp balkonumuzun ölçüsünü almaya gelmesini söyledim. Daha sonra üstüme bir pike alarak balkona çıktım ve Merti beklemeye başladım. Saatler ilerledikçe tedirgin oluyordum.
Acaba başına bir şey mi geldi diye düşünmüyor değildim. Kalkıp odaya geçtim tam Merti arayacakken kapı çaldı. Karşımda onu görür görmez kollarımı boynuna sımsıkı doladım. " Oh çok şükür" diye sesli bi nefes vermiştim. Mert kollarını belime sardığında " Bir şey mi oldu güzelim ?" diye sorup boynuma öpücük kondurmuştu. " Yok sadece geç kalınca seni merak ettim" dedim.
Kıkırdamaya başlayıp " Ohoo ben her geç kaldığımda sen böyle endişeleneceksen işimiz var afi hanım" diyip yanağımdan makas almıştı. Daha sonra konuşmama fırsat vermeden " Hadi geçelim donucaz şimdi " dedi. İçeriye girince bi anda kucağına aldı beni ne yapacağımı şaşırıp kollarımı boynuna doladım hemen " Mert ne yapıyosun " dedim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Bir Tatil Meselesi ~afram ~
RomanceOh, darling, all of the city lights Never shine as bright as your eyes 🥂🖤
