Bölüm 6

46 4 58
                                    

Öhö öhö 

Normal şartlarda sadece çarşamba bölüm atıyordum ve bu bölüm de çarşamba gelecekti ama fazla beklettiğimi düşündüğüm için atıyorum

İyi okumalarrrr

...

Kral ve kraliçenin arabası yavaş bir şekilde bahçeye yaklaştı. Sanki coşkulu bir törenmişçesine atılan çığlıklar, el çırpma sesleri daha da yükseldi. Yanımdaki Gece biraz kulağıma yaklaşarak konuştu. "Bir hastanın gelen ailesini coşkulu karşılamak gerçekten de şu dünyanın en saçma olaylarından biri, farkındayım. İlk başlarda bana da değişik geliyordu ,ki hala öyle, ancak krallıkların böyle saçma işleri var işte." Kafamı sallayarak kalabalığın arasından geçen arabayı izlemeye başladım. Önce kumral bıyıklı ve çok az uzun saçlı kral indi ve arabanın etrafında dönüp kraliçenin kapısını açtı. Uzun dalgalı saçlara sahip kraliçe yüzündeki tatlı ama çok az kişinin fark edebileceği hüzünlü gülümsemeyle eğilerek ona elini uzatmış kocasının elini tutarak arabadan indi. Saray kapılarından çıkan Barlas ve Talya, arkalarında onları takip eden Azat ve Atlas yüzlerindeki asil gülümseme ile yavaş adımlarla kral ve kraliçeyi karşılamak için arabanın yakınına doğru yürümeye başladılar. Hafifçe kafalarını sallayarak onları selamlayan Barlas ve Talya komşu krallıktaki Kraliçe Henna ve Kral Orun'la ufak bir konuşmaya daldılar. Eğilerek onları selamlayan Azat ve Atlas ise konuşma ilgilerini çekmemiş olacak ki sadece gülümseyerek onları izliyorlardı. Atlas'ın gözleri kalabalıkta dolaşırken bir anda bana takıldığında hafifçe kaşları çatıldı ve beni baştan aşağı süzdü. Azat'ta kardeşinin baktığı yere kafasını çevirdiğinde göz göze geldik. Derin bir soluk alarak kafasını çeviren Azat'a gözlerimi devirdikten sonra hala bana bakmaya devam eden Atlas'ı izlemeye başladım. Üzerinde sarı detaylara sahip beyaz bir takım vardı. Saçları ve takımının bazı detayları neredeyse aynı renkti ve ona oldukça yakışmıştı. Çoğunlukla düzgün bir şekilde şekillendirilmiş saçları rüzgarın etkisiyle dağılmıştı. Bir anda kafasını komşu krallıktakilere çevirerek kafasını salladı ve bir şeyler söyledikten sonra saraya doğru yürümeye başladılar. 

Aradan biraz daha zaman geçtiğinde kolumdan tutan ve kafasıyla sarayı işaret eden Gece'ye döndüm. Söylediği şeyi anladığımda kafamı salladığımda kızlarla birlikte içeriye doğru adımladık. Bu gece misafirlerimizin gelişini kutlamak amacıyla düzenlenen bir balo vardı ve aslına bakılırsa katılmayı düşünmüyordum. Gereksiz gürültü, saçma bağırışlar ve tezahüratları kaldırabileceğimi sanmıyordum. Diğerlerinden ayrılıp odama doğru yol aldım. Tam odamın bulunduğu koridora dönmüştüm ki karşımda Atlas'ı görmemle geri çekildim.

"Sizi korkuttuğum için özür dilerim. Şu an burada herhangi birinin bulunacağını düşünmüyordum."

"Sorun değil, majesteleri."

Kafasını salladı ve "Sahi, herkes salonda eğlence için heyecanla beklerken neden buradasınız, öğrenebilir miyim?"

Gülümseyerek yüzüne baktım ve konuşmaya başladım. "Fazla gürültüyü kaldıramayacağımı düşündüğüm için odama gitme kararı aldım, sonuçta katılımım zorunlu değil. Ancak bu sarayın prensiyken ve benim gibi bir misafir değilken siz neden buradasınız? Şu an baloda olmanız gerektiğini sanıyorum."

Söylediğim şeyleri dikkatle dinledikten sonra sadece omuz silkti ve "Sıkıldım." dedi. Güler gibi nefesimi verdim. "Pek kral olmayı ve diğer krallıklarla iyi ilişkiler kurmayı önemsemiyor gibisiniz. Taht kavgası yapıyor olmanızı beklerdim açıkçası."

Dediğim şey ile gülümsemesi genişledi. Ne yalan söyleyeyim, yüzü güzeldi. Ancak düşmanım konumundaki, daha önemlisi ölmem için ortaya ödül konmasını sağlayan insanlardan etkilenecek değildim. Bir süre daha sustuktan sonra konuştu.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Apr 12, 2024 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

Altın KanHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin