beni desteklemekten hiç sıkılmayan, her zaman yanımda olan o kişiye, iyi ki varsınvanteviola
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
_
Aklındaki binbir farklı düşünceyle, her an vazgeçip geri dönebilecekmiş gibi hissetmesine rağmen yürümeye devam eden Taehyung; tüm yol boyunca kendi kendine buraya gelmek için bahaneler uydurmuş, hiçbirine ikna olmadığı halde usanmadan sunabileceği sebepleri içten içe tekrarlayıp durmuştu.
Üniversiteye başladığından beri uğradığı ve marketine sürekli müşteri olduğu, üstelik ürünlerinden oldukça memnun kaldığı atölyeyi elinin tersiyle bir kenara iterek Jungkook'un çalışmaya başladığı yere gelmesinde herhangi bir mantık arayıp duruyor, hiçbir şey bulamıyor hemen ardından vazgeçiyor fakat geri dönecek gücü kendinde bulamıyordu. Yol boyunca aynı döngüyü yaşayıp durmuş, ulaşana kadar sunacak bir şey sebep bulma düşüncesiyle tüm yolu bitirmişti. Fakat herhangi bir sebep bulduğunu da söyleyemezdi.
Jungkook'un yaptığı ve tüm okulun günlerce çalkalanmasına neden olan olaydan sonra, istediği fakat bir türlü kavuşamadığı şeyler önüne sırayla dizilmiş, uğraşmasına gerek kalmadan elde etmişti. Jungkook'u bir an önce görmek isteme sebebi aslında buydu. Önce birlikte proje hazırladığı profesörün onu yanına çağırdığını, ardından sergilenmesi için projelerini seçmeye başlamasını söylediğini ilk onunla paylaşmak istiyordu. Mezun olduğunda bu serginin; öz geçmişini birkaç adım ileri taşıyacağını, müzenin ona referans olarak önünü açacağını çok iyi biliyordu. Bunlara Jungkook sayesinde ulaşması ise içinde bambaşka duygular uyandırıyor, ne düşünmesi gerektiğini şaşırtıyordu.
Yaptığı şey bir suçtu, bunu inkar edemezdi. Onaylayıp onaylamamak konusunda ise ikilemdeydi, başına gelse bölümü dahil olmak üzere sanatla uğraşmayı tamamen bıraktıracak bir şeydi fakat Jungkook'a bu konuda içten içe bile kızamıyordu. Onun, böyle şeylerle alakası olmazdı fakat onu hiçbir şekilde ilgilendirmeyen ve uzaktan dahi canını sıkmayan bir olaya bu denli yaklaşması Taehyung'un aklını başından alıyordu. Böyle bir şeyi herkese yapmayacağını bilecek kadar tanımıştı onu, Jungkook; çıkarları doğrultusunda, hayatta kalma içgüdüsüyle hareket eden biriydi. Hayatını kolaylaştıracak her şeyi kendisi için yapabilirdi, yasal olup olmaması önem teşkil etmezdi fakat bir başkası için bu kadar zahmete girecek kişi de değildi.
Kendini yürüdüğü yolu fark etmeyecek kadar düşüncelere kaptırdığı bir zaman diliminde aklındaki konuma çoktan ulaştığını fark ettiğinde istemsizce birkaç adım geriledi. İçeride bir yerde olduğunu bildiği Jungkook'un onu büyük boydan camlar vasıtasıyla görmesine henüz hazır değildi.
Kendini sakinleştirmek amacıyla derin bir nefes aldı. Omzundan çapraz bir şekilde geçirdiği krem çantasının kalın, kumaştan askısına sıkı sıkı tutunduğunun dahi farkında değildi.