barış sabah çalan alarmla kalktığında hala koynunda yatan ismaille gülümsedi. antrenmana yetişmek için şimdi kalkmalıydılar ama ikisinin de keyfi yerindeydi. uyuyan çocuğu izledi bir süre, birkaç defa adını seslendi ama ismailden ses gelmeyince bütün cesaretini toplayıp yavaşça saçlarını öptü çocuğun. kokusunu derince içine çekti. hep merak ettiği, aşık olduğu, ama hiç solumadığı kokusunu.
ismail yerinde huzursuzca kıpırdandığında barış antrenmana geç kalmamak için istemeyerek ismaili dürttü.
"ismail, ismail kalk" gözlerinin araladı.
"noldu?"
"antrenmana geç kalıcaz."
"biraz daha uyusam"
"bana kalsa hava hoş ama geç kalırsak hoca kızar." ismail sızlanarak yattığı yerden kalktı. çok rahat etmişti, güvende hissetmişti.
ardından barışta kalktığında ikili sırayla lavaboya gidip ayılmak adına yüzlerini yıkadılar. sonrasında antrenman kıyafetlerini giyerek odadan çıktılar. açık büfeye gidip kahvaltı edeceklerdi.
koridorda kerem ve altayla karşılaştılar.
"günaydın"
"sanada kerem"
"ne bu hal güreştiniz mi gece, uyuyamadınız mı yoksa?"
ismail ve barış aynı anda altaya kilitlenmiş bakarken altay gülmeye başladı. ikili birbirinin yüzüne baktıklarında ikisi de kızarmış ve sessizce büfeye gitmeye devam etmişlerdi. dörtlü açık büfeden istediği kahvaltılıkları alıp aynı masaya oturmuşlardı.
"altay elime düşme"
"boş yapma barış"
barış masada altaya atacak bir şey aradı ama bulamayınca masanın altından ayağına vurdu. altay sadece yüzünü ekşitmekle yetindi.
"barış rahat dur bu sefer burnunu kırmakla kalmam kafanı da kırarım"
"sen önce dizini kır kucağıma otur" altay keremin duyacağı şekilde kulağına eğilip fısıldamıştı. kerem duyduklarından sonra kızarmıştı, son lokmalarını hızlıca ağzına attı. ve masadan kalktı.
"hadi beyler oyalanmayın antrenmana geç kalıcaz" kerem hızla önden giderken altay arkasından sırıtarak izlemişti.
diğerleri de bir şey demeden hızlıca son lokmalarını yiyip kalkmış, keremin peşinden gitmişlerdi.
..
"ismail sert vur"
"vuruyorum oğlum"
"sert vursan tutamam gerizekalı, yeterince sert atmıyorsun."
"altay bi uniteda gittin götü başı dağıtmışsın bak."
"öyle deme be oğlum, gittik de boşa gittik. yedek kulübesinde çürüyorum."
"bende yedek kulübesindeyim abi. takma illa alacaklar seni maça."
arda, şut çalışan ismail ve altay ikilisinin yanına geldiği gibi konuşmaya daldı.
"inşallah be ardam."
"amin abim"
. . . . .
kısa oldu ama kusura bakmayın, zaten aklıms gelmiyordu birde dünden sonra sıksen düzgün bir şey yazamam artık
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.