Guguk kuşunu yitirdi saatim
Tam akrebindeyim mevsimin
Yahut bir balığın doğumu
Zamanı durmuş bir bekleyiş - yapraklar ağaçlara kesmiş
Tik-tak'ıldı saatim
Ve küçüldü gölgem - alıp cebime koydum
Artık beni bu çağdan topla kalbim*
Hamlesi tükendi şâhın
Kalemi kırık bir şiir
Dönüp arkana bakma
Kime sorsam seni kafasını kuma gömmüş
Sonra ardımdan kulaktan kulağa;
(kim bu yolunu kaybeden derviş)
Kuma batmış izlerin
Ortasındayım bir çölün - dümenim kırık
Hep seni mi gösterir - ağaçların yosun tutmayan kenarları
Yönü şaştı kıblemin
Bir çağrı daha huzura...
Erteledim gidişimi
Ve vurdular sırtıma bir odun daha
Koş dediler düz bir çizgide
Ya sen vardın sırtımda
Ya da ayaklarım saplandı batağa
Renk! Ateş, duman ve kül
Üç bacaklı iskemle (bir bacağı kırık)
Otursam düşerim
Ayakta yapılmaz bu sorgu
Kör, topal, sağır dervişin şahidi
Borcu çok bu dervişin
Aforoz etti kendini
