Eslem okadar hızlı koşuyordu ki kendi hızına şaşırıyordu. Efe'nin kaldığı odaya girdiğinde yerde titreyen çocuğu görmesi ile önüne gelen saçlarını omzunun üzerinden arkaya atarak kulağına sıkıştırdı. Çocuğun yanına oturdu ve yan çevirdi efe bazen böyle ataklar geçiriyordu. Ağlarken kendisini kontrol edemiyor ve boğulmaya başlıyordu.
Eslem sola doğru yatırdığı Efe'nin saçlarını okşuyor aynı zaman da sakinleştirmeye çalışıyordu. Efe nefes almak istesede kontrol edemediği bu durumdan nefret ediyordu. Ağlamaktan korkar olmuştu artık ne zaman ağlasa ya düzeni tutturamıyor yada baygınlık geçiriyordu.
Bunun için çok tedavi denenmişti lakin geçmemiş devam etmişti rahatsızlığı katılma hastalığı onun başına bela oluyordu Efe bunun farkındaydı. Eslem Efe'nin kendine gelmediğini görünce bir bardak su istedi hemşire koşarak çıktı ve tüm hızıyla su getirmeye gitti. Odaya geri geldiğinde soluk soluğa suyu Eslem'e verdi. Eslem suyu Efe'nin yüzüne döktü.
Efe derin bir nefes aldı o aldığı nefes hem onu hemde onun için telaşlanmış hemşireler için büyük bir rahatlama olmuştu. Efe aldığı nefesin devamını getirdi ve sakinleşmeye başladı. Eslem önünde korkmuş çocuğa sıkıca sarıldı. Efe ona sarılan Eslem'e karşılık vermiş sıkıca sarılmıştı lakin tepki vermiyordu. Bu anlarda suskunlaşıyordu çünkü ölümden dönüyordu kıyısından geçiyordu her seferinde bu onun için oldukça yorucu bir durumdu.
Eslem sarıldığı çocuğu kucağına alarak kalktı. Efe'yi yatağına yatırdı ve uyuyana kadar başında beklemeye başladı bu konuyu onunla sabah konuşmayı düşündü şuan pek iyi bir an değildi. Efe uyuduğunda saçlarını okşadı ve odadan çıktı sessizce kapattığı kapının ardından öbür odaları kontrol etmek için koridorda yürümeye başladı.
Sabah olmuştu. Bera gözünü açtı ve esneyerek gerinmeye başladı. Bu his hoşuna gidiyordu bir kaç saniye ile bedeninin uyuşması ona tatlı bir zevk veriyordu. Bera yatağında oturdu ve ayaklarını yataktan aşşağı sallandırmaya başladı. Amcası gelecekti bir kaç gün sonra. Yatağından aşşağı indi ve camın önüne doğru yürüdü odası avluya bakıyordu.
Amcası onun için en iyi şeyleri seçmişti. Bu onu memnun etsede anne babasının geliceği gün için sabırsızlanıyordu. Camdan dışarıya bakarken tek başına oturan Efe'yi gördü. 'Neden tek başına oturuyor acaba' diye içinden düşündü. Omuz silkip yatağına doğru geri ilerledi komidinin üzerinde duran çiçeği eline aldı . 'Bu çiçeği anneme vereceğim eminim çok sevecek' Diye sesli şekilde kendi kendine konuştuğu sırada arkasında bir ses duydu.
Eslem,"Neyi annene vereceksin Bera" yanına doğru ilerlemiş elini omuzuna koyarak yere dizlerinin üzerine çökmüştü. Bera gülümsedi ve arkasını döndü. "Bu çiçeği anneme vereceğim sever değilmi" Eslem sahte de olsa gülümsemiş ve 'Evet' anlamında kafasını sallamış omuzunu sıvazlamıştı.
Ayağa kalkmış elini Bera'ya uzatmıştı. Bera Eslem'in elini tutmuş ve çiçeğini sıkıca tutarak Eslem ile ilerlemeye başladı. Eslem itiraz etmeden gelen çocuğa baktı ve merakla sordu. "Neden sormuyorsun" Bera soruyu soran hemşireye baktı. " Neyi ?" Eslem durdu ve çocuğa döndü. "Nereye gidiyoruz ne yapacağız neden sormuyorsun"
Çocuk omuz silkti "Bilmem sorasım gelmedi sormalımıyım" Kadın 'Hayır' anlamında kafasını salladı ve tekrardan yürümeye devam etti. Bahçeye çıktıklarında tek başına oturan Efe'nin yanına giderek efeye elini uzattı hemşire Efe de Bera gibi sorgusuzca elini tuttu ve Eslem onada merakla aynı soruyu sordu. "Sormayacak mısın?" Efe Eslem'e döndü "Neyi ?" Eslem gülümsedi ve Bera'ya bakarak konuşurken lafının yarısında gözlerini tekrardan Efe'ye çevirdi. "Nereye gittiğimizi" Efe hafif düşündü ve cevap verdi. "Bilmem sorasım gelmedi sormalımıyım"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KOD ADI LAVİNİA
Mystery / ThrillerMasanın altında bütün olaylara şahitlik eden Bera oturduğu yerde kilitlenmiş donuk bir ifade ile olanları izliyor tepki vermiyordu. Katil yere çöktü ve Bera'nın gözlerinin içine baktı. Yüzü maskeli sadece gözleri görünen adam kanlı ellerini ceketini...
