Helloooooğğğ bennn geldimmmm. Arkadaşlar ben aşık oldummmmm. Aslında bu aşk 2 ay önce başladı ama siz şimdi öğrensenizde olur :) Bu bölümde yaşanacak güzel ve vay anasını sahnelerinin hepsini sevgilime borçluyuz. Çünküüüü o olmasa ben depresif bir modda işkence sahneleri yazmaya devam edicektim. Sevgili okurlarım umarım hayat sizi en güzel insanla ödüllendirir ve ödülünüz hep sizde kalır unutmayın ki sevilmek insanı güzelleştiriyor. Hep güzel kalın, hep güzelleştirin :)
Oylarınızı ve yorumlarınızı
Bekliyorum...
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.-Hastane odası-
Yaşamak bazen nefes almak demek değildir. Bilincin açıkta ölmek mümkündür. Yaşamamak ölmek demek değildir. Ölmeyen fakat yaşayamayan yüzlerce insan vardır. Yaşamak bazen özgür olmaktır, konuşabilmektir, gülebilip düşüncelerini korkmadan, çekinmeden, başıma ne gelir korkusu olmadan dile getirmektir. Dört duvar arasında tutulup , kısıtlanıp, gülüp eğlenemeyince "Ben yaşıyorum" diyemez insan. Yaşamak hayata tutunmaktan ibaret değildir. Yaşamak daha fazlasıdır.
Ağrıyan gözlerim ve yüzüme vuran ışığa inat gözlerimi açmaya çabalıyordum. Uzun bir uraştan sonra çabalamayı bırakarak gözlerimi kapalı bıraktım. Başım çatlama derecesindeydi, hareket edemiyordum. Fazlasıyla ağrıyan karnım her şeyi dahada kötüleştiriyordu.
Acım dayanılmayacak derecedeydi yatağımda kıvranarak acımın geçmesini bekliyordum fakat geçmiyordu.
Gözlerimi kapatarak uyumaya çalıştım tam o anda kapım açıldı ve içeriye giren kişilerin ayak seslerini duydum.
Gözlerimi hala açamıyordum. İçeriye giren kişilerin kim olduğunu bilmiyordum.
"İzel'im" diyen ses fazlasıyla tanıdıktı, kalbimi hızlandıracak kadar tanıdıktı. Elini başıma atarak saçlarımı okşayan kişiyi öyle çok özlemiştim ki. Hemen kalkıp sarılmak istiyordum. Kokusu, tanımlayamadığım bir kokusu vardı. Hayatımda ilk kez onda görmüştüm bu kokuyu. Ölmemişti, yaşıyordu.
"Çok korkuttun beni İzel. Hayatımda hiç bir askerim için bu kadar korkmamıştım. Nasıl her şeyimin ilki olabiliyorsun ki?" İşte tam şu an yataktan kalkmak için çırpınıyordum.
"Bi an kendime dedim ki ' şehit oldu o ' O kadar çok endişelendim ki. Korktum İzel, yarı baygın haldeyken bile tek düşündüğüm sendin."
Allahımmmmm şu okunan ezan vaktinde bunları kavuşturrr. İzel uyan İzeeelll. Uyuyacak bu vakti mi buldun?
Ya uyanabilsem uyancam
Aç gözünü kalk ayağa ne var bunda
O işler öyle olmuyo ama
O oşlor oyle olmuyo omo. İzel gitmeden yakala şunu valla hakkımı helal etmem
Hakkın mı var ki helal etmiyosun
Seni bu günlere ben getirdim nankör
"Gözlerini özledim İzel. Sesini özledim, kokunu özledim. Bana sarılmadığın halde sarılmanı özledim. İnsan hiç yapmadığı bir şeyi özler mi? Ben özledim İzel. Varlığın yetiyodu önceden, yetiremiyorum artık. Sensiz yapamıyorum. Çıkıcam karşına dicem seviyorum lan diye ama yemiyo. Öyle bir bakıyosun ki bana "gel, gel sevelim bir birimizi" der gibi. Sevicem ama nasıl sevicem İzel?"
Acil uyanmamız lazım
Bencede
"Uyan artık İzel, uyanda bunları yüzüne söyleyeyim. İçimde yaşayamıyorum artık. Kalbim dayanmıyo sensizliğe. Sen yokken zaman geçmiyor."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İzel || Asker-Asker ||
Fiction générale"Siz yanık görmemişsiniz Binbaşım." Haklısın,daha sendeki yanıkları görmedim." Yeni görev yeri için Hakkari'ye atanan İzel yüzbaşı için kartlar yeniden dağıtılıyor. Yeni tim, yeni insanlar, yeni hayat zorlukları ile onu bekliyordu. Zorlukların sonuc...