Yorgun bir şekilde kendimi şeffaf duvarlardan oluşan çalışma odamızdaki sandalyelere atmıştım kendini. Jisung hyung ise kendisini yere atmıştı. "Hyung senden bir şey istesem mi?"
"İste bebeğim."
Ayağa kalkıp yanına gittim ve yanına uzandım. Yerde yüzüne baktım. "Senden tavsiye isteyeceğim."
Heyecanla oturur pozisyona geldi. "Bir saniye! Hangi konuda tavsiye isteyeceksin?"
Gülümsedim utançla.
-
Dakikalarca Jisung hyung ile konuştuktan sonra normal bir şekilde çalışmama devam etmeye çalışmıştım. Günün sonunda da dağın başında şehir manzarasına bakarken bulmuştum kendimi. Çalan telefonumla ofladım, abim aramıştı. "Efendim?"
"Selam, Seungmin. Nasılsın?"
"İyiyim abi. Sen nasılsın?"
"İyiyiz biz de, teşekkürler. Nasıl olduğunu merak etmiştim. Neler yapıyorsun? Neredesin?"
"Şu an dinleniyorum, şehirden, kayalıklara, insandan uzakta bir yerde. Huzur doluyum. Mutluyum, sevdiğim adamı düşünüyorum."
Sessizleşti. "Bunu seviyorsun değil mi?"
"Neyi tam olarak?"
"Beni sinir etmeyi?"
"Seni cümlemin hangi kısmı ile sinir edebilirdim ki?"
İç çekti. "Sevdiğin adam? Hm?"
"Ah abi, bununla seni nasil sinir edeyim?"
"Noelde bizi bırakıp yanına gittiğin adamdan bahsediyoruz değil mi? Şirketten biri mi yoksa dışarıda mı tanıştın? Bir gün bizimle tanıştırırsan çok sevinirim aslında, biliyor musun?"
"Evet, bahsettiğin kişi. Ama sizinle tanıştırmak istediğimi düşünmüyorum açıkçası."
"Kiminle beraber olduğunu bilmek hakkım bence."
"Benim fikrimce değil abicim."
"Evet, bunu cidden seviyorsun."
"Ee? Başka ne diyeceksin?"
"Şirkette işler nasıl?"
"Gayet iyi."
"Güzel."
"Güzel."
İkimizde sessizleştik. Ardından devam etti, "Onu görmek istiyorum yoksa zorla ben kendim görürüm. Anladın mı?"
"Ayh, ne çıktın sen de abi? Böyle yaparsan asla görüştürmem."
"Ben senin iyiliğini düşünüyorum Seungmin. Bar altındaki bir kumarhane işleten bir adamla olmana müsaade etmem mesela."
"Yok artık, abi ne yaptın? Ayrıca olurum olmam sana ne? Ah bir saniye bir saniye, kumarhane işletmecisinin suçu neydi burada? Adama boş yere laf attın resmen."
"Boş konuşuyorsun Seungmin."
"Eğlenmek için abicim."
"Ah Seungmin... Geçen gün hesabımı kontrol ediyordum, kredi kartınla sadece beş bin won harcamışsın."
"Onu yanlışlıkla yaptım. Kendi kartım sanmıştım."
"Kendi kartın mi var senin?"
"Ah yani erkek arkadaşımın. Kendi kartını bana veriyor da harcamalarım için."
"Seungmin.. Beni deli edeceksin."
"Sakin ol, her şey yolunda. Babacığım-"
"Burayı sanırım cidden seviyorsun." Gördüğüm bedenle dudaklarım aralandı. "Telefonla mı konuşuyorsun?" Fısıldadı. "Pardon, görmemişim. Devam et."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
maybe | 2min
FanfictionUzun zamandır beraber çalışan iki disiplinli ve başarılı ajan yanlış olduğunu bilseler bile gözlerini kör eden aşkın esiri olmuşlardı. - tamamlandı - minmin - aksiyon, romantik - düzyazı, texting - şiddet 090724 150924
