- 36F -

332 31 59
                                        

Uzun ve tatlış bir bölüm, son bölüm olduğu için bu hikayede son kez yorum rica ediyorum. Lütfen lütfen yorum yazın arkadaşlar!!!

İyi okumalar!!

~

Ellerim arasındaki hamuru iyice yoğurmaya devam ettim. Hayatımda ilk defa pizza yapmıyordum ama yapalı epey bir olmuştu. Bu yüzden hamurun nasıl bir kıvamda olması gerektiği konusunda tereddüt ediyordum. O sırada arkamda bir beden hissettim. Bu beden ile irkildim. Kafamı çevirdiğimde arkamda bedenini bana yaslayan Minho'yu gördüm. Gülümseyerek önüme döndüm. Ellerimi tutarak benimle hamuru yoğurmaya başladı. Bedenini bedenime yasladığında gülümsemem genişledi, "Hamuru en başta sen yoğurabilirdin."

"Hayır." Dedi güldüğünü belli eden sesi ile. Beni boynumdan öpüp işine döndü. Benden daha iyi yoğuracağını düşündüğüm için ellerimi çektim. O hamuru elleri arasına aldığında eline aldığı kontrol ile daha iyi yoğurdu hamuru. "İzle beni." Nasıl yaptığını izledim. Ardından geri çekilip yanıma geçti. Önümdeki hamuru alıp yeni bir hamuru koydu önüme. "Hadi bakalım, bu sende."

Gülümseyerek bana gösterdiği gibi hamuru yoğurdum. O da az önce yoğurduğu hamuru açıp hamura kalp şeklini verdi. Onu görünce gülmeden edemedim.

İki açılmış kalp şeklindeki hamurundan üzerine sosu sürüp malzemeleri üzenlerin yerleştirdik. Ardından pizzalar fırına attık. Vakti gelince pizzaları çıkarıp güzelce parçalara ayırdım. Tabaklarımıza yerleştirdim pizza dilimlerini. Ardından yuvarlak yemek masasına tabaklari götürdüm. Minho bize şarap dolduruyordu. Tabakları masaya koydum ve derin bir nefes çektim içime. Bu masanın yanındaki duvarın tamamı camdandı ve bu buraya büyük bir estetik görünüm katıyordu.

Şarapları doldurduktan sonra bana gülümseyerek baktı. "Evet. Başlayabiliriz sanırım."

"Evet!!" Dedim gülümseyerek. Pizza dilimlerine baktım. "Harika görünüyor."

"Öyleler. Çünkü sevgilimin minik elleri değdi bu pizzalara." Kafamı iki yana salladım dediği ile. O sırada bir şey unutmuş gibi, "Ah," Dedi. Kucağından bir kutu çıkardı. Bir yüzük kutusuna benziyordu. "Unutmadan vereyim sevgilim. Şirketimiz yeni bir ürün çıkarmış. Sana daha önce verdiğim yüzüğe benziyor. Düğmesine basınca çok keskin bir bıçak çıkıyor içinden. Kendini eşin dışında herkesten korumak için çok uygun." Durdu. O konuşurken uzattığı kutuyu alıp açtım.  "Aynı zamanda bu sana özel yapıldı. Çünkü.."

Kaşlarım çatıldı yüzüğü görünce. Çünkü bu bir pırlantaydı. Özenle işlenmiş çiçek işlemeleri olan bir pırlantaydı. Donakalmıştım. Hafifçe gülümseyerek kafamı kaldırmadan ona baktım, "Bunu şirketinizin yaptığına emin misin?"

Güldü, "Sözümü bitirmemi ister misin?"

Gülümsedim, "Ah elbette."

Boğazını temizleyip üzerini düzeltti. "Bu sana özel yapıldı çünkü bu benim sana evlilik teklifi yapabileceğim özel tasarım bir yüzük olmalıydı."

Başımı eğip gülümsedim istemsizce. Buna nasıl inanmamı bekleyebilirlerdi? Onca şeyden sonra, onca zorluk ve kötü olaylardan sonra, beni nasıl istiyordu?

Hızla yanıma geldi diz çöktü önümde. Elimdeki yüzüğü alıp bana uzattı. "Benimle evlenir misin Seungmin? Bu kalan ömrümüzde her saniye sana bakmaya devam edeceğime söz veriyorum."

Dolan gözlerimi sildim. Çok duygulanmıştım. Bir şey diyememiştim. "Hadi ama! Bay Lee'yi merak içinde bırakma!"

Güldüm, "Evet, Minho! Evlenirim!"

Hızla ayağa kalkıp yüzüğü kutusundan çıkarıp parmağıma taktı. Ve yüzümü elleri arasına alıp dudaklarımı öptü. "Hadi yemeğimize geçelim."

maybe | 2minHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin