- 21 -

195 28 4
                                        

Felix hyungun dediği ile kalmaya karar verdikten sonra Jeongin ile Yeji noona mısır patlatıp içecek hazırladılar. Sabah da Felix hyung brownie yapmış, onu ikram etti.

Lavaboya gidip geldiğimde Felix hyungu koltuğun köşesinde görmem ile gülümsedim. Gidip yanına oturdum ve ona sokuldum. "Seni özledim."

Saçlarımı öptü. "Ağlayacağım, yapma Seungmin."

Kucağına uzanıp gözlerimi yumdum. Gözlerimi açtığımda bana baktığını görünce gülümsedim. "Nasılsın..?"

"İyi olduğumu sanmıyorum bebeğim." Diye mırıldandı. "Kötü hissediyorum."

"Niye abiciğim.. Sorun ne?" Elini tuttum. "Benimle paylaşabilirsin."

Çaprazımızds oturan Hyunjin ve Changbin hyunga baktı. "Burada söyleyemem."

"İçeri gidelim istersen. Çözüm bulalım hemen."

"Buna nasıl hızlı bir şekilde çözüm bulunur bilmiyorum... Pek hemen çözülecek bir sorun değil."

Dudaklarımı büzdüm. Yan yattım. "Niye çiçeğim? Sorun ne?"

"Onlar varken söyleyemem." Diye mırıldandı. Sesindeki o kırıklığı hissettim.

Sertçe yutkundum ve oturur pozisyona geldim. Sorunu neydi acaba..

Çok geçmeden diğerleri de geldi. Beraber oturup sohbet ettik. On dakika önceki haline dönmüştü Felix hyung ama aklım onda kalmıştı.

Yaklaşık bir saat sonra Bay Lee'ye mesaj yazdım beni merak etmemesi için. Uyumak için herkese iyi geceler dileğimi diledim ve odama gittim.

Odaya girer girmez karşılaştığım yatakta yaşanan eski anılar gözümün önüne geldi. Burada yatmak istememiştim. Buradan kurtulmak istemiştim. Bu oda artık benim odam gibi değildi. Bunu hissettirmiyordu. Bu kirli odayı yıkamak adına sevgilimi aradım. Yere oturmuş sırtımı duvara yaslamıştım.

"Uyumadın mı daha?"

"Sohbet uzun sürdü."

"Onlardan nefret ediyor olmana rağmen aslında cidden iyi anlaşıyor olmalısın."

"Hayır.. Nefret değil de.. Uf.. Ben onlara çok öfkeliyim. Cidden çok öfkeliyim."

"Anlıyorum, sorun değil.. Bu arada neden kalmaya karar verdin? Israr etseler de kabul etmezsin sanmıştım."

"Senin bıraktığını ve alacağını söylemiştim. Sonra Felix hyung da tanışmak istedi..."

Güldü, "Ah Seungmin. İyi etmişsin. Maske ile-" Birkaç saniye durdu. "Maske ile karşılarına çıksam herhalde.. Tuhaf karşılarlardı."

"Bir şey mi oldu? Bir durdun?"

"Ah hayır. Kafam başka bir yere gitti aniden."

"Ah anladım."

"Geç olmadan yat bebeğim."

"Teşekkürler her şey için. Yatacağım, siz de yatın."

"Yatıyorum, tatlı rüyalar."

"Teşekkürler, size de~"

Telefonu kapattığımda kafamı duvara yaslayıp gözlerimi yumdum. Her şey tıkırındaydı, bu aniden düşeceğimin bir habercisi miydi acaba?

Çok mutluydum. Böyle devam etmesi için elimden geleni yapmak istiyordum.

Kapı tıklama sesi ile gözlerimi kırpıştırdım, "Gir."

Kapı açıldığında içeri Hyunjin hyung girdi. Kapının açılması ile ve yerde oturma sebebim ile merdivenlerin ortalarında Changbin hyungun Felix ile konuştuğunu ama Felix hyungun durgun olduğunu gördüm. Bununla kaşlarımı çattım.

maybe | 2minHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin