Klasik bir gündü. Çalışmıştım gün boyu ve yurda gitmek için asansörle alt kata iniyordum. Asansördeyken Bay Lee beni aramaya başladı. Çıktığımda hala arıyordu neyse ki, vakit kaybetmeden açtım telefonu ve kulağıma götürdüm. "Alo?"
"Şirkette misin hala?"
"Henüz çıkmadım. Niye ki?"
"Seninle konuşmam gereken bir şey vardı. Gelir misin yanıma?"
Düşündüm. Evde yapacak bir şeyim yoktu. Yalnızca fena bir şekilde uykum ve tatlı bir baş ağrım vardı. "Gelirim."
"Bekliyorum."
Telefonu kapatıp asansöre geri bindim. Asansöre her bindiğimizde şirketin verdiği kardı okutuyorduk, ajanlara, stajyerlere, yöneticilere ayrı ayrı yapılıyordu. Asansörden çıktım ve Bay Lee'nin odasına doğru yol aldım. Kapıya birkaç kez vurduktan sonra gel sesi ile içeri girdim.
"Hoş geldin,"
Koltuğunun karşısındaki karşılıklı koltukların birine oturdum. "Yeni bir görev mi var?" Diye sordum.
"Ah hayır. Aslında kişisel bir şey konuşacağız." Ellerini masasının üzerinde birleştirip masaya iyice yaklaştı. "Sana şirketin yakınlarında bir ev almayı düşündüm. Sana çok iyi gelecektir."
Gözlerimi kırpıştırdım, "Benim bir evim var zaten Bay Lee."
"O buraya çok uzakta. Artık yurtta kalmanı istemiyorum. Uzun süredir de maaş alıyorsun. Rahat etmek senin de hakkın. Şu an sorun yokmuş gibi görünüyor ama emin ol, çok rahat edeceksin. Ayrıca büyüyorsun. Bu yıl 21 yaşında olacaksın."
"Bu biraz zor."
"Bana güveniyorsan dediğimi yap."
"Elbette güveniyorum. Yalnızca bu biraz korkutucu.. Yalnız başıma yaşayacak olmam.."
Kaşlarını çattı, "Yalnız yaşamak korkutucu mu geliyor?"
"Farklı.. Benim için bir ilk olur. Yurtta yan odadakilerin sesinden Yalnız olduğumu hissetmiyordum." Dudaklarımı büzdüm. "Yani.. Elbette isterim. Ama dediğim gibi, alışmam uzun sürer."
"İstemiyorsan boş verebiliriz. Yakında ulaşım sorunun da olmayacak zaten. Araban yakında gelmiş olur."
Gözlerim kocaman açıldı. "Cidden mi?! Gece mavisi?!"
Güldü. "Evet, gece mavisi."
"Hani gece mavisi olsaydı geç gelirdi?"
"Ah elimden geleni yaptım."
İçtenlikle gülümsüyordum. "Çok teşekkür ederim.. Çok sevindim. Ayrıca aslında ev almak güzel bir fikir ama ben sizinki gibi devasa bir ev istemem. 1+1 bana yetecektir.." Birkaç saniye düşündüm. "Küçük tatlı bir ev olabilir yani.. Ben internetten vaktim oldukça bakarım."
Arkasına yaslandı, sesi mutlu olduğunu belli ediyordu, "Geldiğinde çok yorgun görmüştüm seni. Arabanı duyunca epey bir sevindin."
"Açıkçası cidden öyleyim.. Biraz da başım ağrıyor."
"İstersen durağa gidip otobüsü beklemek ile uğraşma. Ben seni götüreyim yurda. İster misin?"
"Çok güzel olur.."
"Ben toplanayım o halde." Ayağa kalkıp masasının üzerini toparladı. Masasındaki birkaç şeyi dolabına yerleştirilen ayağa kalkıp yanına ulaştım. Kollarımı kolları ve bedeni arasından geçirip ellerimi göğüslerine koydum. Dudaklarım boynundaydı. Kokusunu içime çektim. Kafasını hafifçe yana çevirip bana baktı. Gülümsedim. "Sizi çok seviyorum."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
maybe | 2min
FanfictionUzun zamandır beraber çalışan iki disiplinli ve başarılı ajan yanlış olduğunu bilseler bile gözlerini kör eden aşkın esiri olmuşlardı. - tamamlandı - minmin - aksiyon, romantik - düzyazı, texting - şiddet 090724 150924
