Taehyung'un boynundaki yara iz bırakmış ve geçmemişti.
O yarayı laboratuvardan çıkarken Jeongguk yapmıştı. Taehyung bunu biliyordu. Jeongguk onun Taehyung olduğunu anlamadan önce kendini savunmak adına tırnaklarını boynuna geçirmişti ve şimdi iz kalmıştı; geçmiyordu.
"Büyücü olduğu için," dedi yaşlı ama genç görünen büyücü. "O iz hiçbir zaman geçmeyecek."
Herkesin dikkati Taehyung'un boynundaki küçük yara izinden büyücüye döndüğünde Jimin hiddetle oturduğu yerden ayağa kalktı. "Konuşacak mısın artık?" diye sordu öfkeyle. "Saatlerdir burada konuşmanı bekliyoruz."
Büyücü başını iki yana sallayarak yan yana yatmış olan Yoongi ve Jeongguk'a baktı. "Uyanmadan olmaz." Hepsi Jeongguk'tan bahsettiğini biliyordu.
Neredeyse bir saat sonra Jeongguk'un inlemesiyle hepsi ona döndü. Başını tutarak doğrulduğunda Taehyung refleksle yanına koştu.
"İyi misin?" diye sordu endişeyle.
Jeongguk gözlerini açtığında odadaki herkesin nefesi kesildi. Bir gözü kahverengiye çalan sarıyken diğer gözü açık mavi, neredeyse buz rengi olmuştu. Jeongguk etrafına şaşkınlıkla bakındı, başı zonkluyordu. Hızla nefes alırken gözleri açıldı, zihni gerçeğe uyum sağladı.
"Ne... ne oldu?"
Jeongguk geriye çekilecekken Taehyung onu sıkıca sardı kollarıyla. "Özür dilerim," diye fısıldadı. "Her şey için özür dilerim."
Jeongguk kollarının arasında kaskatı kesilmişti. Hafızasında bazı anılar bulanık, bazılarıysa fazla netti. Taehyung'u laboratuvarda görüşü, onun boynunu çizişi, boynundaki izin nasıl oluştuğu, —onun yüzündendi.
"Sana zarar verdim," dedi titrek bir sesle.
"Önemli değil," dedi Taehyung hala onu bırakmadan. "Kendini korumaya çalışıyordun. Ben olduğumu anlayamadın."
"Artık konuşmaya başla. Jeongguk uyandı. Gözleri neden böyle?"
Büyücü öksürerek dikkatlerini çekti. "Jeongguk'un gözlerindeki değişim, içindeki güçlerin dengesi değiştiği için. Büyük ihtimalle laboratuvarda vampir özelliklerini daha fazla ortaya çıkarmak için bazı kimyasallar enjekte ettiler. Hem insan hem vampir hem de büyücü özellikleri taşımak pek de rastladıkları bir durum değil sonuçta."
Herkes şaşkınlıktan dilini yutmuş gibiydi. Odadaki kimseden çıt çıkmıyordu. Jeongguk ise yalnızca yok olmak istiyordu; Taehyung'un kolları arasında küçüldükçe küçüldü.
"Açık konuş," dedi Yves bu kez. "Ne demek istiyorsun?"
"Jeongguk vampir, tamam. Ama neden safkan vampir özelliği gösteriyor? Neden özel güçleri var?" diye sordu Hoseok bu kez.
"Önce Jeongguk bildiklerini anlatsın," dedi büyücü, Jeongguk'a bakarken. "Sonra ben her şeyi en baştan anlatacağım."
Tüm gözler Jeongguk'a döndüğünde Yenidoğanın konuşması neredeyse yarım dakikasını aldı.
"Güçlerim ortaya çıktıktan sonra... Vien beni kaçırdı ve... Efendimizin yanına götürdü. İkimizi de aynı kişi dönüştürmüş. Bu yüzden Vien'in kokusu bana tanıdık geliyormuş, bizi aynı kişi dönüştürdüğü için." Diğerlerinden şaşkınlık nidaları çıkarken Jeongguk yutkunma ihtiyacı hissetti. Bir sonraki cümleyi kurmak ona çok zor geliyordu. "Shin: ilk vampir."
Diğerleri daha şok olamadan Büyücü konuştu.
"Yalan." dedi yalnızca.
Odadaki herkesin kafası öylesine karışmıştı ki tepkilerini bile doğru düzgün veremiyorlardı. Jeongguk, Taehyung'un yanında donduğunu hissedebiliyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
newborn
Fanfictionyeni vampir olan jeongguk, vampirler okuluna geçiş yapar ve bu durum vampir olarak doğmuş taehyung'a bir takım sorumluluklar yükleyecektir. [tamamlandı]
