Jimin, artık sürekli laylaylom tek gecelik takılan Taehyung ve Jungkook ikilisiyle bir iddiaya girer. Çünkü artık ikisini de ciddi bir ilişki sahibi olarak görmek istiyordur.
Ama birbirleriyle...
Friends, just for now
Taekook/ friends to lovers
Tex...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
*
Hii Gayss
Cokkseel bir bölümle geldim
Bir sürü yorum bekliyorum *
Müzik kulaklarında belirli bir ritimle ilerlerken genç adam dudaklarına sürdüğü dudak nemlendiricisini yedirmekle meşgulü. Bir yandan da kendisine aynadan bakıyor, çektiği belli belirsiz eyelinerın eşit olup olmadığını kontrol ediyordu. Bugün makyaj yapası gelmişti. Çünkü Jungkook'a güzel görünmek istiyordu. Biliyordu ki Jungkook güzelliğine dayanamaz bir sürü iltifat ederdi. Hep mükemmel bir yüz hatlarının olduğunu yakıcı bir güzelliği olduğunu dile getirerek kendisini utandırırdı. Şimdi de aynı şeyi istiyordu. Jungkook kendisine güzelsin desin ve harelerinde ki ışıltılarla sürekli kendisine baksın istiyordu. Bu konuda özgüvenliydi. Çünkü kendi güzelliğinin farkındaydı sarı saçlı adam. Aynada yansıyan silüetin nasıl göründüğünü ve insanların üzerinde nasıl bir etki bıraktığını biliyordu.
Uzayan saçlarını bu kez mullet bir şekilde kestirerek ensesine değinen sarı tutamlarına rock star gibi bir hava bıraktırdığında üzerine geçirdiği yakaları taşlı deri ceket aurasını taçlandırarak farklı bir hava bırakmıştı. Şu an normal Taehyung gibi görünmekten oldukça uzaktı. Keskin bakışlarının altından verdiği baskınlık aynada ki silüetine yansırken tek bir şey düşünüyordu. O da Jungkook. Zaten uzun süredir düşündüğü tek kişiydi.
Bugün sahne vardı. Jungkook şarkı söyleyecekti. Bunu Jimin sayesinde öğrenmişti. Bu yüzden eli mikrofon tutarken bakışlarının sadece kendi üzerinde olmasını istiyordu. Bugün bir şeyler yapmalıydı ki aralarında ki bu tuhaf durumu sonlansın. Çünkü çok sıkılmıştı artık bu durumdan. En yakın arkadaşıyla böyle olmak çok canını yakıyordu. Zaten oyun gecesi yaşanan olaylar ve davetsiz misafir olarak birden kapıda biten Jihyo işleri biraz daha tuhaflaştırırken öylece boş boş oturamazdı. Jungkook kendisine aitti. Hiçbir zamanda Jihyo ile olmasına izin vermeyecekti. Biliyordu, Jungkook hala kendisini çok seviyordu. Belki o anlamda değildi ama yine de kendisini çok sevdiğini biliyordu. En yakın arkadaşını kaybedemezdi. Jungkook'u kaybetmek istemiyordu.
Telefonun tiz sesi kulaklarına dolduğunda düşüncelerinden sıyrılarak kendine geldi genç adam. Daha sonra masasının üzerinde titreşmeye devam eden telefonunu ele alarak ekranda yazan isimde harelerini tuttu. Arayan Jimin'di. Bu yüzden telefonu üçüncü çalışta açarak kulağına yasladı.
"Taehyung" dedi Jimin kısaca.
"Efendim?"
"Aşağıya in geldik"
"Bir dakika çıkıyorum hemen" diyerek birden oturduğu sandalyeden kalktı ve üzerini düzelterek aynada son kez kendisine baktı. Güzeldi. Ve oldukça farklı. Umuyordu ki Jungkook'ta kendisini güzel bulsun sürekli kendisine baksın istiyordu. Şu an da tek istediği şey buydu. Önce Jungkook'un arkadaşlığını sonra da aşkını alacaktı. Jungkook'a ait olacaktı. Aynı şekilde de Jungkook'ta kendisine ait olacaktı.