Jimin, artık sürekli laylaylom tek gecelik takılan Taehyung ve Jungkook ikilisiyle bir iddiaya girer. Çünkü artık ikisini de ciddi bir ilişki sahibi olarak görmek istiyordur.
Ama birbirleriyle...
Friends, just for now
Taekook/ friends to lovers
Tex...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
*
Hİ GAYS
Just for now final oluyor
ftl serüvenimiz bitmiş bulunmakta , umarım okuduğunuz sürece keyifli vakit aldığınız bir fic olmuştur. Açıkçası ben yazarken oldukça keyif aldım.
Yeni fic içinde yazmaya başladım fakat elimde 10 bölüm taslak olmadığı sürece yayınlamayı düşünmüyorum
Hem aynı zamanda oldukça yoğun bir dönemdeyim
Neyse diğer ficlerimde görüşmek üzere
*
Genç adam, elindeki spreyi büyük bir titizlikle duvara doğrultarak sıkmaya başladığında, kulaklarına arkadaşlarının neşeli kahkahaları çalındı. Boyanın keskin kokusu gecenin serin havasına karışırken spreyden çıkan ince sis, duvarın pürüzlü yüzeyine yayılıyordu. Etrafını saran loş tünel lambalarının sarımtırak ışığı ellerine ve yüzüne vuruyor, gölgeler duvara dans eden figürler gibi yansıyordu. Parmakları, soğuk metalin üzerinde sıkıca kenetlenmiş titremeyen elleriyle her bir harfi dikkatlice oluşturdu. Renkler gece karanlığında canlanıyor betondaki gri boşluğu sanata dönüştürüyordu.
"İnanamıyorum sana Taehyung! Cidden Jiminie pabo mu yazdın duvara?" dedi Jimin tiz sesiyle konuştuğunda. Bir yandan da arkadaşının omzuna sert bir darbe geçirdi ve Taehyung'un kahkahalarla geriye doğru tökezlemesini neden oldu.
"Sen duvara 'Avel Taehyung' yazarken iyiydi ama!" diye sırıtarak laf attı Taehyung, Jimin'i yan tarafa doğru ittirdiğinde. İkili arasındaki çekişme kahkahalar ve alaycı sözlerle iyice alevlenmişti. Birbirlerine sürekli laf sokuyor, hafifçe itişerek adeta çocukça bir meydan okuma sergiliyorlardı. Kafaları felaket güzeldi. Club çıkışı, aniden esen çılgınlık rüzgârına kapılarak - kesinlikle o rüzgar Taehyung değildi- kendilerini tünelin içinde bulmuşlardı. Ellerinde sprey boyalar, duvarları bilinçsizce süslüyor her biri kendi sanat anlayışıyla (!) bir şeyler karalıyordu. Kimisi anlamsız şekiller, kimisi kocaman harflerle absürt yazılar ekliyordu. Özellikle Yoongi, duvarı adeta içindeki tüm öfkeyi boşalttığı bir tuvale çevirmişti. Siyah ve kırmızı boyalarla karanlık kaotik desenler çizerken gözlerindeki hınzır parıltı dikkat çekiciydi. Diğerleri ona bakıp kıkırdarken Yoongi umursamaz bir şekilde işine devam ediyordu.
"Aman Tanrım, Hoseok Hyung! Her şey çok renkli!" diye hayranlıkla bağırdı Taehyung, harelerini Hoseok'un boyadığı duvara diktiğinde. Resmen Hoseok adeta içindeki enerjiyi ve neşeyi gri betonun üzerine bırakmıştı. Duvar şimdi bambaşka bir dünyaya açılan bir pencere gibiydi. Ortasında kocaman göz alıcı bir gökkuşağı uzanıyordu. Renkler birbirine kusursuzca karışmış sanki duvarın soğuk yüzeyini eriten sıcak bir fırtına kopmuştu. Gökkuşağının hemen altında her harfi farklı renkte olacak şekilde büyük harflerle "I'M HOPE" yazısı vardı. Cümledeki her harf, Hoseok'un ruhunu yansıtıyormuşçasına canlı ve parlaktı. Etrafı ise rengarenk çiçeklerle doluydu. Kimisi sprey boyanın akışıyla özgürce dağılmış kimisi belirgin hatlarıyla duvarı süslemişti. Çiçeklerin arasından parlayan küçük yıldızlar ve kalpler bile vardı. Hoseok yalnızca bir duvarı değil, sanki koca bir dünyayı aydınlatmıştı.