15

39 2 0
                                        

Oy ve yorum verin artık valla sıkıldım yazasım gelmiyor.
📌📌📌

Sonunda davet bitmiş eve dönmüştük.
Fakat ben hala o şoku atlatamamıştım çünkü uzun zaman sonra onu görmüş hatta zikretmek bile istemediğim, kendime yasakladığım ismi dudaklarım arasından çıkmıştı.

*Davet bitmeden önce*

"Alaz"

"Eylül"

"Sen nasıl ne işin var burada?"

Hemen buradan gitmem gerekiyordu acilen tam o sırada yere düşen telefonum aklıma geldi. Telefonu alıp hızla oradan uzaklaştım. Bu sırada sorusu da cevapsız kalmıştı. Bir şey söylersem sorguya çekeceğine adım kadar emindim. Dalgın bir şekilde yürürken masamıza gelmiştim. Efe Can'ın konuşmasıyla ona döndüm.

"Eylül ne oldu dalgınsın ve yüzünde bembeyaz olmuş?" hemen ona cevap verdim.

"Bir şey olmadı sadece eski bir tanıdığı gördüm o yüzden biraz kötü hissettim. Yani bir sıkıntı yok ha bir de telefonum kırıldı onu yenilememiz gerek. Yarın işe giderken halledelim olur mu?" beni hemen onayladı fakat ben hala ne diyeceğimi bilmiyordum.

*Alaz*

Eylül

Şaka gibiydi cidden Eylül'ü görmüş olamazdım değil mi?
Uzun zaman sonra onu o gece terk ettikten sonra karşıma çıkmıştı fakat yüzüme bile bakmamıştı beni görünce adeta şoka girmişti kendini toparlayamadan hızla yanımdan gitmişti. Kokusu kokusunu değiştirmişti. Eskisi gibi kokmuyordu artık daha güçlü ve güzel bir kokuydu ne de olsa benim terk ettiğim o geceden sonra benim sevdiğim kokuyu kullanacak hali yoktu ya!

Ama özlemiştim o güzel yüzünü, masum sevdiğim benim. Keşke o gece Allah belamı verseydi de terk etmeseydim onu belki o adamın değil de bizim çocuklarımızın annesi olurdu. Bir intikam uğruna masum sevdiğimin canını yakmıştım.

Ben hala onun arkasından bakarken Sıla yanıma geldi.
"Eylül mü? Eylül bu kadın mıydı? Cidden güzelmiş."
Onun sorularını takmayıp hemen masaya doğru gittim. Ne hikmetse masalarımız yan yanaydı.

Eylül'ümün o güzel naif sesini duymak hoşuma gitmişti. Ama hesap verdiği ve konuştuğu kişi ben değildim Efe Can denen zibidiydi. Evet karışamazdım fakat sinirlerime mukayyet olamıyordum neden bilmiyorum ama biraz daha Eylül'ün gözlerinin içine bakarsa kesinlikle dayak yiyebilirdi. Ama rezillik çıkmasını da istemezdim ki uzatmayacaktım. Kafamı çevirdim. Tam o sırada da Sıla masaya yaklaşıyordu gözlerinin içine baktım. O sırada oturuyordu. Ona dönüp konuştum.
"Gitmemiz gerek yarın bir holding ile toplantım var artık burada olduğumuz için anlaşma yapacağız." dedim.

Sıla'nın da beni onaylaması üzerine kalktık.

*Davetten sonra*

Mutfaktayım şu an bilin bakalım niye çünkü benim minnoşlarım beni uyutmadı ve süt istiyorlar bende bir şeyler yemeden emzirmek istemedim.

Şu an gece gece cidden bunu yaptığıma inanamıyor olabilirsiniz ama lohusa bir anne olarak kendime pankek yapıyorum neden çünkü canım feci bir şekilde pankek istedi. Son pankeki de tabağa koyup ocağın altını kapattım bu sırada mutfağa Efe Can girdi.

"Neden uyandın?" diye sordum."Yanıma baktığımda yoktun bende bir bakayım dedim kötü mü yapmışım?" tedirgin bir şekilde sormuştu bu soruyu. Gülümseyerek "Hayır tabi ki sadece kalkmasaydın yarın önemli bir toplantımız vardı ya ondan demiştim ben." galiba tek tedirgin ve çekingen Efe Can değilmiş. Burdan onu anlıyorum çünkü bende ne diyeceğimi bilememiştim. Benim bu halim Efe Can'ı güldürdü. Hemen kaşlarımı çattım. Neden gülüyordu ki.

İntikam Ateşi Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin