Eylül'den
Eve geldiğimizde çok yorgundum hem doğum hemde yolda geçen konuşma falan derken aşırı derecede yorulmuştum.
Benimle birlikte Efe Can'ın da yorulduğunu biliyordum bu evlilik sürecine alışma daha sonrasında ben doğum yapana kadar Alaz şerefsizinden kaçış gibi dertler derken o da mental olarak çökmüştü. Fakat ben ikimizin hem mental olarak hemde fiziksel olarak toparlanacağını biliyordum yani elbette toparlanacaktık fakat Efe Can'ın daha da yorulacağını bilmeden söylediğim bir şeydi bu.
Neyse deyip yukarı çıktım bu arada Efe Can ile benim odalarımız ayrı idi. Odama girip kapıyı kapattım ve hemen uykunun sıcacık kollarına kendimi bıraktım.
🤓🤓🤓🤓🤓
Sabah Sedef'in ağlama sesi ile uyanmıştım fakat benden önce kızımın yanına giden birisi vardı.
Efe Can.
Cidden çocuklarıma babalık yapıyordu ben onun buna alışmasından korkuyordum. Çünkü eninde sonunda ayrılacaktık. Ve ben bunu ne kadar ona söylemesemde o çocuklarımın babası değildi.
Alaz'dan
O günden sonra kendimi sürekli işe verip çalışmıştım fakat bana neden bunu yaptığını hala anlamıyorum evet ben onu terk etmiş olabilirim fakat ciddi manada bu evlenmesine neden değildi.
Evet bir eşeklik edip boşanmış ve başkası ile evlenmiştim fakat asla ama asla o kadına el sürmemiştim. Çünkü benim aklımda da kalbimde de Eylül vardı. Babam yüzünden benimde onunda hayatı mahvolmuştu...
Biz ayrıldıktan sonra da zaten ölmüştü ama hala anlayamıyordum neden intikam diye tutturdu, niye suçu olmayan bir insana bunu yapmıştık hiç mi hiç bilmiyordum fakat ben adamlarımı göndermek yerine kendim Eylül'ün karşısına çıkarsam hiç düşünmeden beni tek kurşunla öldürürdü.
Bizim ayrılmamızdan sonra zaten eğitimler aldığını duymuştum fakat hiç benim adamlarımdan birine zarar vereceğini düşünmemiştim fakat yapmıştı hemde hiç düşünmeden. Ve çok iyi bir iş kadını olmuştu benim küçük kadınım fakat işte artık o küçük ve hassas Eylül'den eser bırakmış mıydım bilmiyordum.
En sonunda işlerim bittiğinde yola çıktım eve gidiyordum fakat o kadının yüzünü bile görmek istemiyordum ama elden de bişey gelmiyordu. Boşanmak istiyordum fakat benden boşanmayı reddediyordu ama bugün tekrar şansımı deneyecektim olmazsa da mecburen kendimle onu da götürecektim.
Eve geldiğimde beni kapıda beklediğini gördüm fakat yüzüne bile bakmadan içeri girdiğim sırada konuşmaya başladı.
- Hala mı Alaz? Cidden hala yüzüme bakmayacak mısın?
- Sıla seninle uğraşacak hiç mi hiç zamanım yok adam gibi bişey diyeceksen de demeyeceksen seninle bir konu hakkında konuşmak istiyorum.
Sıla düşünür bir ifade ile konuşmama müsaade etti.
- Ben boşanmak istiyorum sende uygun görürsen eğer anlaşmalı olarak boşanalım ve de istediğin nafakayı da vereceğim ne istiyorsan.
Şaşırmıştım ilk defa lafımı bölmeden dinliyordu bu konuyu.
Derken en sonunda derin bir nefes alıp sakince konuştu.
- Sen hala Eylül'ü seviyorsun değil mi ama anlamıyor musun o mutlu ve iki tane de çocuğu var görmüyor musun seni ne kadar sevdiğimi sana uzak olanı değil senin her zaman yanında olanı seç bence Alaz ama eğer boşanmak istiyorsan ve bu boşanma anlaşmalı olacaksa kesinlikle bir seneden aşağı evlenmene izin vermem. Bunu da böyle bil.
Deyip gitti. Evet ilk defa bu konuda tartışmadan konuşuyorduk fakat bir senede çoktu sanki ama ben Eylül'ü geri kazanana kadar yeterde artardı hemen Sıla' nın peşinden gidip odanın kapısını tıklattım ve gel sesini duyunca içeriye girdim ve hemen konuşmaya başladım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İntikam Ateşi
Novela JuvenilKadın " Seni seviyorum" dedi. Adam ise ben sana intikam için yaklaştım diyemedi sadece "Bende" demekle yetindi. &Bu kitapta argo,küfür ve cinsel içerik bulunur.Bunun bilincinde okuyunuz lütfen.& ©Telif hakları saklıdır.
