4 Yapraklı Yoncam¹⁷

187 15 0
                                        

Arda'nın aniden söylediği şey ile Berra donup kalmıştı. Sevdiği çocuğun ona yaklaşıp bir anda söylemesi onu heyecanlandırmıştı.
Ne diyeceğini bilemediği için sessiz kaldı. Arda oluşan sessizlikle gülümsedi ve yüzüne bakan Berra'ya yaklaşıp yanağına küçük bir buse kondurdu. Berra art arda gerçekleşen olaylar ile daha fazla heyecanlanmıştı.

Arda, yaptığından memnun bir şekilde gülümseyerek aynı yerinde duruyordu. Asla pişman değildi bu yaptığından dolayı ve Berra'nın da pişman olmadığını biliyordu.

Berra kendine geldiği an ayağa kalktı ve konuştu.

"Ee ben... He evet Yağmur aradı... benim ona gitmem gerek, evet. Sonra görüşürüz o zaman demi yani kalmış birşey o. Neyse gideyim ben. " Berra daha fazla kalamayacağını anlayınca kendince böyle bir bahane uydurdu. Telefonunu alıp hızla evden çıktı. Arda Berra'ya güldü ve kapının yanındaki poşetlerini gördü. Kendisi kalkacakken zil çaldı, Arda, Berra olduğunu anlayıp hızla ilerledi ve kapıyı açtı.

Berra, Arda'nın yüzüne bakamıyordu, bakarsa eğer kalbi tekrar firar edecekti.

"Şey elbiseleri ve montumu unuttum da, verir misin? " diye sordu oynadığı ellerine bakarak. Arda yerdeki poşetleri ve montu alıp uzattı genç kıza. Bu saatte tek başına gidemez diye düşündü ve kapının yanındaki anahtarı ve montunu alıp çıktı oda.

"Sen niye çıktın " diye sordu Berra şaşkınlıkla. Genç oğlan, sevdiğinin yüzüne bakıp konuştu.

"Bu saatte seni tek başına gönderemem. "  dedi yüzlerini aynı hizaya getirerek. Berra ondan bir kaç santim kısaydı, onun için hafif bir şekilde eğilerek konuşmuştu.

"Ben giderdim ya, sen, sen zahmet etme"
dedi kapının önündeki merdivenlerden inerken. Utandığı için hemen arkasına dönmüştü, Arda, sevdiği kızın yaptıklarını tatlı buluyor ve her seferinde tebessüm ediyordu.

"Sen benim için zahmet değilsin Berra. İzin versen de vermesen de götüreceğim seni" arabanın kilidini açıp, Berra için kapısını açtı. Berra, Arda'nın yüzüne kısaca bakıp koltuğa oturdu. Arda, elindekileri alıp kapıyı kapattı ve bağaja koyup kendi koltuğuna geçti.

"Yağmur'un evi neredeydi? " Arda'nın sorduğu soruya karşı anlamamış gibi baktı.

"Onun evine gidecektin ya, ben mi yanlış duydum" Berra, Arda'nın söylediği ile hatırladı ve devam etti konuşmaya.

"Hee doğru, dur ben sana konumu açayım da öyle gidelim" Berra telefonunu açıp konumu ayarladı. Yağmur'un evi, Arda'nın evine yakın gözüküyordu. Arda konuma bakarak arabayı sürmeye başladı.

Berra yolda giderken olanları düşünüyordu. Sevdiği çocuk ona aşkını itiraf etmişti ama o bunun karşısında hiç birşey söyleyememişti. Pişmandı ve Arda'yı üzdüğünü sanıyordu.

Yolculuk devam ederken Arda'nın yüzüne çıkardı gözlerini. Bir süre inceledi genç oğlanın yüzünü. Yıllardır hayranı olduğu kişi ile şuan birbirlerine aşıklardı. Bunu birkaç yıl önceki Berra'ya söyleseler inanmazdı bile.
Uzun süre izledi yüzünü Arda'nın. Işıkta durunca Arda üstünde hissettiği bakışlarla döndü Berra'ya. Göz göze geldikleri an ikisi de çekmedi gözlerini birbirlerinden. Gözler konuştu sadece o an, gülümsediler birbirlerine. Berra utangaç ve küçük çocuk heyecanıyla döndü geri önüne. İlk kez aşık olmuştu ve o aşkı karşılıksız olmamıştı.

Kısa süren ancak saatler gibi geçen yolculuk sonrasında Berra kemerini çıkardı ve Arda'ya döndü.

"Teşekkür ederim, zahmet oldu sana da" dedi. Arda ona gülümseyip konuştu.

𝐓𝐮𝐭𝐮𝐧 𝐒𝐞𝐧 𝐁𝐚𝐧𝐚 ʚ𝐘𝐚𝐤𝐮𝐩 𝐀𝐫𝐝𝐚 𝐊ı𝐥ı𝐜̧ɞBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin