Dövme salonuna girdiğimiz gibi havasızlıktan kaynaklı o kötü kokuya karşı aynı anda birbirimize baktık ve Jungkook hızlıca daha önce girmeye fırsat bulamadığım odaya girip elinde ufak bir şişe ile geri döndü. Önden ilerlerken her tarafa sıkmaya dikkat ediyordu ve ben de onun arkasından ilerleyerek takip ediyordum. Daha önce girmiş olduğumuz odaya girdiğimizde bazı anılara sahip koltuğa ufak bir bakış atıp ona doğru döndüm.
"Diğer odaları gezmeye fırsat bulamadım, bakabilir miyim?" sorduğum soru ile birlikte "Sormana bile gerek yok, her yer senin." dedi ve ben de az önce girdiğimiz yerden çıkıp kokuyu aldığı odaya ilerledim.
Odada işlem yapılacak kişi için uzun ve deri bir koltuk, hemen yanında aletlerin olduğu masa ve yapacak kişi için konulmuş bir sandalye vardı. Odanın içine tamamen girip karşı raflara doğru ilerledim ve adını bilmediğim aletlere, dezenfeksiyon ilaçlarına göz gezdirdim. Her şey çok temiz ve yeniymiş gibi görünüyordu.
Yan taraftaki çekmeceli dolaba ilerlediğimde merakla birini açtım ve içerisinden piercing dolu kutular çıktı.
Kutulardan birini elime alıp kapağını açtım ve sanırım bunlar göbek için olanlardı. Bütün taşları incelerken, dövmeden ziyade şu an göbek piercingi için daha hevesli hissediyordum.
İçerisinden dikkatimi çeken taşlı bir modeli elime alıp kutuyu kapattım. Elime aldığım modelle birlikte daha çok heveslenirken içeriye doğru seslendim.
"Dövmeden vazgeçtim, piercing yaptırmak istiyorum." hâlâ elimdeki modeli inceliyordum.
Yakınımda hissettiğim bedeni ile arkamı ona doğru dönüp elimdeki piercingi gösterdim, elimden alıp avuçları arasında modele bakarken bakışlarını bana yöneltti ve "Beni çıldırtmak istiyor gibisin." dedi.
Dediğine omuz silkip eş zamanla "Dövme için biraz daha düşünürüm hem." diye ekledim. Kafasını sallayıp çenemi okşadı ve geri çekilip benim az önce kapattığım çekmeceyi açarak içerisinden birkaç tane alet çıkardı. İsimlerini bilmediğim ve en azından iğne olduğunu anladığım aletler çıkardığında demir bir kabın içerisine koyup kenardan içerisinde sıvı olduğunu gördüğüm sprey kutusunu da yanına aldı.
Gözüyle 'önüme düş' der gibi işaret ettiğinde mutluluk ve heyecan karışımı bir halde az önceki odaya doğru seke seke ilerledim.
Odaya girer girmez hızlıca müşterilerin oturduğu deri koltuğa oturdum. Görüş açıma girmesiyle birlikte kafasını gülerek iki yana doğru salladı ve "Çok şapşal görünüyorsun.'' dedi.
"Ne yapayım, çok heyecanlandım." diyerek cevap verdiğimde hızlıca sorumu ekledim. "Ayakta mı durmalıyım yoksa uzanmalı mıyım?" ve sonrasında burada onu beklemektense yanına gidip elindekileri öğreneyim diye düşündüm. Yerimde duramıyordum, Junhu'nun da haberi yoktu ve onun tepkisini de şimdiden merak ediyordum.
Onun yanına yaklaştığımda dokunmamaya dikkat ederken elimle elindekine ''Ne bu?" diye işaret ederek sordum. Elinde benim makasa benzettiğim aleti göstererek "Klemp." dedi.
"Deriyi sabitlemek için kullanıyoruz, kaymaması ya da açının bozulmaması için. Ve bu da,-" derken sprey olduğunu anladığım şişeyi eline aldı ve bu sefer onu göstererek "Antiseptik solüsyon, başlangıçta bunu bölgeye sürüyoruz steril olması için. " dedi.
Anlattıklarını büyük bir dikkatle dinliyordum. İlgimi de çekmişti, hatta belki bir ara nasıl yapıldığını öğretmesini bile isteyebilirdim. Bütün sorularımı hiç üşenmeden ve bıkmadan cevapladıktan sonra bana doğru kafasını çevirdi ve "Uzanıp göbeğini aç bebeğim." dedi.
Hızla kafamı sallayıp koltuğa doğru ilerledim. Gri şortlu pijama takımı giymiştim bugün, hızlıca buraya uğrayacak sonra geri eve dönecektik diye alelade bir şekilde bunları geçirmiştim. Üstümde, bel hizamda biten kapüşonlu hırkayı hızlıca üzerimden indirip, her baktığımda içimi ısıtan ve o sıcak anlara tanık olan koltuğa doğru attım. İçimdeki beyaz tişörtte yine bel hizamda bitiyordu katlamam yeterli olacaktır diye düşünerek birkaç kere düzenli bir şekilde katladım ve göbek deliğimin açığa çıkmasını sağladım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
passie| jikook
Randompera club'ta yapılan karartma temalı parti, Jimin'e takıntılı bir aşıktan daha fazlasını getirmişti. |jeon&park|
