21

277 32 38
                                        

Hava kararmaya ramak kalmış, rüzgar hafifçe esiyordu. Sıcak havanın bunaltıcılığına rağmen esen rüzgar hafif hafif serinletip biraz titretiyordu. Gözkyüzü mavi ve turuncunun en güzel tonlarına ev sahipliği yapıyordu, yer yer beyaz bulutlar değişik şekillerde yer edinmişti.

Jimin elinde bir tabak çilekle beraber terasında oturmuş, bacak bacak üzerine atmış dizleri üzerinden bilgisayarına bakıyordu. Son dakika verilen ödevi sayesinde bir rapor yazması gerekiyordu ve yaklaşık yirmi beş dakikadir tabaktan bir çileğe bile uzanamamış bir şekilde ekrana kilitlenmişti.

Raporun en azından taslağını oluşturup o şekilde yatmak istiyordu, bu yüzden olabildiğince hızlıca göz gezdirip taslağı kafasında şekillendirmeye çalışıyordu. Kırk dakika kadar sonra sonunda bilgisayarı şöyle bir uzaklaştırıp, tabaktan bir çilek almıştı. Taslağı şekillenmeye başlamıştı ve aynı pozisyonda uzun süre oturmaktan tutulan bedenini hafifçe gerdirdi.

Hava artık kararmıştı, o renkli görüntü kaybolmuştu. Bedenini bir sağa bir sola çevirerek gerdirmiş, yeniden eline bilgisayarı almıştı. Tekrar okumaya devam edecekti ki aniden gelen arama ile birlikte dikkati dağıldı. Telefonunu bilgisayara bağladığı için arama büyük ekrana düşmüştü. Arayan, sevgilisiydi.

Bir haftadır Jeongguk'un işleri nedeniyle adam akıllı görüşemiyorlardı. O günden sonra da iki gün boyunca birlikte takılmış, neredeyse bütün planları iptal etmişlerdi. İki günün sonunda artık iptal edilemez işler ve Jimin'in arkadaşının serzenişleri sayesinde ayrılmış, Jimin evine geçmişti.

Ve şimdi de bir haftadır bu yoğunluk yüzünden görüşemiyorlardı. Jimin arkadaşları ve yoluna koyması gereken görevlerini iki gün önce bitirmiş evde ya da bazen Junhu ile takılmaya devam ediyordu ancak sevgilisinin uzayan randevuları ve üstten geçerek bahsettiği 'illegal' işleri yüzünden bayadır sadece telefon üzerinden görüşmüşlerdi.

Hızlıca aramayı yanıtladı ve ekranda beliren sevgilisine baktı.

"Ne yapıyorsun, sevgilim?" diyerek konuşmaya başladı Jeongguk. Kendisi şu an dövme salonundaydı ve arkasını duvara yaslamış konuşuyordu.

"Rapor yazmam gerekiyordu da, bilgisayarı alıp terasa çıkmıştım. Salonda mısın?" diyerek yanıtladı Jimin.

Sevgilisini çok özlemişti, uykusuz kaldığını gözaltı torbalarından anlamıştı ve şu an içinden 'keşke yanımda olsaydı da öpseydim doya doya' diye geçirdi.

"Evet, salondayım. Hava esiyordu üstüne bir şeyler al." Jungkook salona daha yeni geçmesinden kaynaklı havanın nasıl olduğunu biliyordu, en önemlisi sevgilisinin soğuk havaya karşı dikkatsiz olduğunun farkındaydı.

"Üşümüyorum ki." diyerek omuz silkti Jimin. Ardından hızlıca, "Ne zamandır uyumuyorsun?" diye ekledi. Sorarken hafifçe dudaklarını büzmüştü farkında olmadan. Jungkook sevgilisinin bu istemsiz hareketine karşı hafifçe içi gider gibi bakmış ardından ise "Sanırım iki gündür." diyerek yanıtlamıştı.

"İşin bitmedi mi hâlâ?" Jimin kaseden bir çilek alıp ısırırken mırıldandı. Yine olumsuz bir cevap almaya kendini hazırlamıştı, son bi haftadır olduğu gibi.

"Minik bir işim kaldı bebeğim, sonrasında uyurum." sarışının dudakları arasındaki çilekten odağını kaçırıp gözlerine baktı. Yan yanayken temas bağımlısı olup sürekli elleri sevgilisinin üzerinde günü geçiren biri için bu kadar süredir ayrı kalmak çok fena sinirini bozmuştu.

"Ne kadar sürer?" Jimin ikinci çileği dişleri arasına alıp ısırırken derin bir nefesi de içine çekmişti. "3-4 saat sanırım." Jungkook kamaşan dişlerini arka plana atarak cevapladı.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Jun 17, 2025 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

passie| jikookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin