°•°•°•°°•°•°•°
Düzen ve temizliğe önem veren Jisung ve onun dağınık ev arkadaşı Minho.
H: Hyung, ama onların yeri orası değil ki.
M: Burdan daha kolay. Bence bardak ve tencerelerin yerini değişsek bir şey olmaz.
Uzun bir aradan sonra Close'a yb geldiii, yorum yazarsaniz çok sevinirim iyi okumalar bebeklerimm🖤🖤
(Han'ın anlatımıyla)
"Tatilimizi erken bitirmemiz gerekiyor güzelim çünkü seninle tanışmak için gelen birkaç misafirimiz var."
"Benimle tanışmak için mi?" Elimi göğsüme götürerek konuştum. Şaşırmıştım doğrusu, benimle tanışmak için kimler gelmiş olabilirdi ki? Sanırsam arkadaşlarıydı bu gelenler.
"Peki kim bu misafirler?" Tabakta dilimlenmiş olan sakatlıklardan birini yerken sorumu cevapladı.
"Hani sana Chan'dan bahsetmiştim ya bebeğim, bide onun sevgilisi Seungmin' den, hatırlıyor musun?" Başımı onlaylar şekilde salladım.
"İşte onlar geliyorlar ha birde Changbin. Ondan bahsetmiş miydim peki?"
"Hayır hatırlamıyorum."
"Peki öyleyse, o da gelecek çünkü. Tatilimiz kısa oldu biraz ama..."
"O bir gün benim için çok değerliydi." Bakışlarını bana çevirdiğinde gülümsedi.
"Kesinlikle, benim için de öyleydi emin ol." Bir süre bu sessizlik ve birbirimize olan bakışlarımız devam etti.
"O zaman kahvaltımızı edip toparlanmaya başlayalım. Chan hyung ile birkaç kez bize geldiğinde görüşmüştük fakat sevgilisini ve Changbin ile tanışma fırsatım olmamıştı. Onlarla tanışacağım için heyecanlıyım."
"Çok iyi anlaşacağınıza eminim. Seungmin' de Changbin' de çok kafa dengi insanlar."
"Seni tanıyorum Minho, dostlarını iyi seçiyorsun. Sana güveniyorum."
Bir saat içerisinde kahvaltımızı yapmış ve ortalığı toparlayıp yola çıkmak üzere hazırlanmıştık.
"Hazır mısın Sungie?" Minho'nun bana seslendiğini duyunca çantamı da alarak merdivenlerden indim.
"Üst katı tekrardan kontrol ettim ve evet hazırım, gidebiliriz." Minho bana kapıyı açarak eliyle işaret etti.
"Öyleyse buyrun ekselansları." Hafiften yana yatırdığı başının altından bana baktı.
"Teşekkür ederim Bay Lee." Bana sunduğu parlak bakışlarının altında ona gülümsedim. Evden çıkıp kapıyı kilitlediğimizden emin olduktan sonra bavulları bagaja yerleştirip yola çıkmak üzere araçta yerimizi aldık.
. . .
"Sevgilim, onlar ne zaman bize geleceklerini söylediler mi, yada siz bir saat ayarladınız mı?" Bavulları kapının yanına bıraktıktan sonra birlikte salona geçtiğimizde sordum.
"O tatlı ağzına sevgilim lafı ne kadar da yakışırmış benim güzelimin." Diyerek koltuğa oturduğumuzda kolunu benim omzuma sararak yanağımdan öptü.
"Seninle konuşmadan herhangi bir saat belirlemek istemedim." Başımı ona çevirip elimi yanağına koydum.
"Çok düşüncelisin."
Bir süre bakışlarım onun gözlerinde gezdikten sonra dudaklarımı onun dudaklarına götürüp bastırdım. Koltukta ona doğru döndüğümde iki elini belime yerleştirdi. Kısa bir süreliğine dudaklarımızı ayırıp kucağına oturdum ve bacağımı iki yana yerleştirdim.
"Seni seviyorum... Sana aşığım Minho." Baş parmağım yanağını okşarken gözlerimi ondan alamıyordum.
"O günden beri kalbim her dakika her saniye yalnızca senin için atmaya başladı, o artık senindi. Sadece senin. Seni seviyorum Jisung.." Bakışları yüzümde gezerken çenemi kavrayan eli beni dudaklarına çekti.
Nazikçe öpüyordu beni, duygu dolu. Sessizliğin dansı gibiydi, yavaştı. O beni her öptüğünde kendimi bana özel hissettiriyordu.
Dudaklarımızı nefes almak için ayırdığımda alanlarımızı birbirine yasladım.
"Eğer yorgun hissetmiyorsan bu akşam gelsinler mi?" Dedim biraz geri çekilip gözlerine bakarak.
"Olur bebeğim, ben biraz sonra Chan'ı arayıp konuşurum akşam için. Normalde Changbin' de onlarla birlikte gelecekti fakat işleri biraz uzadı. Sizi sürpriz bir şekilde tanıştıracaktım ama olsun sorun değil."
"Elbette sorun değil. O zaman ben mutfağa geçip bir şeyler hazırlamaya başlayayım."
"Hamarat sevgilim benimmm, bende yardım edeceğim tabi ki." Minho koltuktan kalkıp arkamdan bana sarılarak yürürken aklıma gelen fikirle arkamı döndüm.
"Aşkım aklıma bir fikir geldi." Kollarını belime saran beden beni kendine biraz daha çekip konuştu.
"Hmm, ne gelmiş benim sevgilimin aklına söyle bakalım."
"Acaba diyorum ki benim arkadaşları da çağırsak nasıl olur sence?". Benden uzun olan bedene gülümseyerek baktım.
"Bence güzel fikir, neden olmasın?"
"Oh cidden mi? Tamam öyleyse bu harika, ben haber vermek için Hyunjin' i arayayım o zaman." Diyerek sevgilimin yanağından öpüp salona doğru koştum.
Yahaggagagga bu ikisinin bölümlerini yazdıkça çok seviniyorum acayip eğlenceli çünkü 😆😆😆
oy vermeyi unutmayın lütfennnn!!! Bu uygulamaya uğrama sebeplerimden bir diğer sebebi de bu çünkü, beni mutlu eden bildirimler görmek istiyorum 😊
Sizi seviyorum bir sonraki bölümde görüşürüz bal peteklerimmm💗💚💗💚💗💚
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.