》8 M

170 13 7
                                        

(Minho'nun anlatımıyla)











Yumuşak dudakları benim dudaklarıma deydiyinde daha da sahip olmak istermiş gibi kendimi ona bastırdım. Şimdi bu şehvet tüm vücudumu ele geçirmişti.

Ona sahiptim...

Dillerimiz buluştuğunda boğuk bir inilti sundu. Belini tuttuğumda diğer elim titreyen bacaklarına doğru indi. Direklerinin üstünde durup derin nefes aldı.

"Gömleğini çıkar-"

"Soyun." Dedim dizlerimin üstünde duruyorken. Ona duyduğum istek ve arzu başımı döndürüyordu şimdiden. Gömleğimin düğmelerini hızlıca çözüp bir köşeye attım. Gözlerine düşen saçlarının ardından bakıyordu. Bacaklarımı iki yanına atıp onu geriye doğru ittim. Düğmelerini açtığımda omzuna kadar sıyırdım. Dudaklarımı boynuna götürüp öpücüklerimi sıralıyor belki de onu, buna daha da dayanılmaz hale getiriyordum. Dudaklarımın arasına aldığım yumuşak tenini emmem hoşuna gitmiş olmalı ki parmakları saçlarımın arasına geçtiğinde beni kendine bastırıp odaya bir inilti bırakmıştı.

Parmakları sırtımda gezerken dilimle üst vücuduna bir yol çizdim.

"Çok güzelsin..." Ona üstten bakarken alnına düşmüş saçlarını geri atıp kulağına eğildim.

"Ve bu, kontrolü kaybetmeme sebep oluyor Jisungie.." diye fısıldadım.

"Bu an iyi bir an... kontrolü kaybetmen için." Kesik inlemeleri arasında konuştu. Göğüslerine eğilip emmeye başladığımda diğerini parmaklarım arasına aldım. Bir girdap misali dilimi etrafında döndürdüğümde ona baktım, mükemmeldi. Eli pantalonuna gittiğinde onu durdurdum.

"Hyung.."

Bunu istiyordu, gerçekten de ihtiyacı olduğu için. Pantalonumun kemerini çözdüğüm esnada o da doğrulup üstündekileri tamamiyle kurtulmak istermiş gibi bacaklarından sıyırdı.

Şu an karşımda duran beden sarhoş olmama yetecek kadardı hatta belki de daha fazlası.

"Daha fazla beklemek istemiyorum." Dedi sert bir sesle. Dediğine karşın dudaklarımın gerilmesine engel olamazken başımı önüme eğip sırıttım. Ellerim, üstümdekileri tamamiyle çıkarmakla meşgulken konuştum.

"O tatlı, çekingen ve nazik Sungie noldu öyle?" Üstümdekileri çıkardığımda karşımda dudağını ısırarak bakan bedende yerimi aldım tekrar.

"O Sungie şu anda ulaşılamıyor. Onun yerine Jisung var." Diyerek bir kez daha buluştu.

Onu sertçe öpmeye devam ederken ellerim çıplak vücudunda ilerleyerek daha da açgözlü bir hâl alıyordu. Kucağıma çıkıp kendini iyice sertleşmiş olan erkesiyonuma bastırdığında dudaklarına doğru inledim. Hoşuna gittiği dudaklarının gerilmesinden anlaşılmıştı. Bir elim belinde iken katlamış olduğu bacağına indirdim diğer elimi. Sırtını tekrar yatakla birleştirdim.

Parmaklarımı dudaklarına dayadığımda ne yapacağını anlayıp ağzını açtı. Sıcak ağzı parmaklarımı bir süre ağırladıktan sonra yüzüstü yatıp dizlerinin üstünde durdu. Parmaklarım kasılıp duran deliğini bir süre genişletmek için hareketler uygularken buna onun inlemeleri eşlik ediyordu.

"Bu artık canımı sıkmaya başladı, çekmeceyi aç." Diyerek yatağın yanındaki comodini işaret etti. Geri çekilip çekmeceyi açtım. Prezervatif ve kayganlaştırıcı mı? Ona şaşkın bir bakış attığımda gözlerini devirdi.

"Ne ya? Olamaz mı?" Dedi az öncekine zıt sesiyle. Gülümseyip prezervatifi paketinden çıkardığımda kısa bir süre sonra hazırdım. Sertliğimi deliğine konumlandırdığımda kesik inlemeleri kulaklarımı dolduruyordu. Saniyeler içinde içine girdiğim zaman odaya adımla yüksek sesli bir inleme bırakmıştı. İşte bu hep isteyeceğim şeylerdendi.

"Minhooo! Ahhmmm~"

Dudaklarını kapatan elini çekip kulağına doğru fısıldadım.

"Beni o sesinden mahrum bırakma, bir daha duymak istiyorum.." dedim sıcak nefesimi boynuna doğru verirken.

Elim göğsündeki dövmesinin üstünde iken diğer elimi ince beline koyup ona destek verdim. Kendimi gidebildiğim kadar derine itip beni sıcaklığı ile sarmasını hissettim.

"Minhoo!~ hı- hızlan mmmm..."

"Bana ne yaptığına bak Jisung, ahmm..." Gözleri kapalıydı. Sırtı kendimi her içine itişimde yay gibi geriliyor, beni kendisine, en derinlerine çekiyordu.

"Ahmmm mi- Minho~"

İçindeki hareketlerim sertleştiğinde inlemelerimiz odayı dolduruyor, sıcak nefeslerimiz birbirine karışıyordu. Bu zevk uçurumunda kendimi kaybetmiştim. Onunla birlikte kaybolmuştum.

Kendine dokunmaya başladığında sertliğini tutup onun haraketlerini tekrarladım.

"Jisung..."

Adımla inleyerek elime geldiğinde başımı geriye atıp derin nefes verdim. İçinden çıkıp prezervatifi çıkardım. Ereksiyonumu çekiştirdikten birkaç saniye sonra boşalmıştım. Yatağa dönüp onun yanına uzandım. Bana döndüğünde belinden tutup onu kendime yaklaştırdım. Gülümseyip bana biraz daha sokuldu.

Birkaç dakika yatakta öylece uzandıktan sonra kollarım arasında uyuklamaya başlayan küçük bedene seslendim.

"Jisung, kalk hadi. Duş almamız lazım." Gözleri kapalıyken omuz silkerek konuştu.

"Çok uykum var..."

"Tamam, peki o zaman." Diyerek onu kucağıma almamla gözleri açıldı.

"Bunu mu istiyordun bakalım?" Dedim gözlerine bakarken.

"Yoo.."

"Yalancı sincap seni~" Bana tatlı bir şekilde bakarken gülümseyip onu içi ılık suyla dolu küvete bırakıp ardından kendim girdim.

Arkasına geçtiğimde bacaklarımın arasına oturup sırtını bana yasladı.

"Seni seviyorum Minho..."

Milyonlarca dert yığınının altında kalsam bunu demesi yeterdi işte. Bir kelimesi yetiyordu, sesi yetiyordu, varlığı, kokusu... O bana yetiyordu, Han Jisung. Onunla ilk tanıştığımda ona böylesine bağlanacağımı düşünmemiştim ve şimdi her şeyimdi. Bundan sonra onsuz olmazdı, olamazdı.

"Seni seviyorum Jisung."










Beynim sikildi amk bunu yazarken 😵 şimdi anlıyorum ve smut bölümlerini uzun uzun yazan kişileri tebrik ediyorum 😌 ayrıca da yeni yılınızı kutluyorum 💗💚💗💚💗💚 ilk defa smut yazdığım için hatalarımı acemiliğime verin lütfen 🙃🙃oy vermeyi unutmayın!🌟🌟🌟bir sonraki bölümde görüşürüz sağlıkla ve Minsungla kalın 💗💚💗💚💗💚👑



Close  |  Minsung Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin