yirmi iki

511 58 57
                                        

Ardından Sunoo'nun elleri Heeseung'ın ensesinde birleşti ve onu iyice kendine çekip dudaklarını birleştirdi.

Heeseung'ın Sunoo'nun belindeki elleri sıklaştı. Kalp atışlarını kulaklarında hissedebiliyordu. Kafasının içi netleşmiş etrafının farkına varmaya başlamıştı. Öpücük onu anında ayıltmıştı sanki.

Sunoo'nun ellerinin saçlarında dolaştığını hissetiğinde parmaklarının ucu uyuştu. O kadar hoşuna gitmişti ki ağzından ufak bir inleme kaçtı. Bu Sunoo'nun boşluğuna geldi ve geri çekildi. Heeseung'ı afallattı.

Nefes nefese birbirlerine baktılar. Sunoo'nun dudakları iyice şişmişti, Heeseung bakmaktan kendini alıkoyamadı.

"Özür dilerim." diye bir fısıltı döküldü deltanın dudaklarından.

"Seni suçladığım için, sana bağırdığım için, yıllarca seninle uğraştığım için, karşına gelip seni seviyorum diyemeyecek kadar korkak olduğum için özür dilerim."

Sunoo onun gözlerine kenetlendi. Aradığı samimiyeti görebiliyordu.

"Heeseung ben çok düşündüm. Sana olan hislerimi anlamak çok zordu."

Heeseung Sunoo'yu dikkatle dinliyordu. Konuşmasının sonundan bir yandan çok ümitli bir yandan da çok korkuyordu.

"Bana karşı bir öyle bir böyle tavırların olduğu için kafam çok karışıyordu. Ama şimdi böyle buradasın. Bana bakışın, beni tutuşun... Beni öpüşün... Çok gerçek hissettiriyor."

Heeseung Sunoo'nun elini alıp kalbine getirdi. "Gerçek çünkü." dedi elini onunkine kenetlerken. "Lütfen bana bir şans ver."

Sunoo bakışlarını Heeseung'ın yüzünden ellerine indirdi. Kalbinin deli gibi atışını hissedebiliyordu. Kendininkini de kulaklarında duyuyordu zaten.

"Seni seviyorum. Seni çok seviyorum Sunoo."

Sunoo gözlerini tekrar yüzüne çıkardı ve başını yana eğdi.

"Ne zaman bu kadar kapıldın bana?"

Onun gülüşüyle Heeseung de kıkırdadı. "Dalga geçiyor bir de ya..."

Sunoo gülerek kollarını ona sardı. "Ben de seni seviyorum Delta."

Heeseung da kollarını kısa olana dolayıp onu sıkı sıkı sardı. Varlığı onu hem deli gibi heyecanlandırıyor hem de huzur veriyordu.

"Konuşmanın geri kalanını sabah yapalım olur mu? Sen tamamen ayıkken ve düzgünce düşünebiliyorken. Ayrıca inanılmaz uykum var."

Heeseung güldü ve başını salladı. "Anlaşıldı Kızıl. O zaman sen güzel bir uyku çek, sabah görüşürüz."

Geri çekilmeye yeltendiğinde Sunoo onu bırakmadı. "Nereye?"

"Uyuyacağını söyledin." dedi Heeseung çatık kaşlarla.

"Ee, yani? Gitmeni söyleyen olmadı."

Heeseung'ın çatılı kaşları şaşkınlıkla havaya kalktı. "Beraber mi uyumak istiyorsun? Vay be Kızıl, beni içeri davet ettiğinde beni gerçekten yatağa atacağını düşünmemiştim."

Heeseung gülerken Sunoo onun omzuna vurdu ve kollarının arasından çıktı. "Belki de gitsen daha iyi olur, hm?"

Heeseung'ın gülüşü yüzünden silinirken başını iki yana salladı hemen. "Yok, yok hayır. Kalmak istiyorum."

Sunoo gülerek arkasını döndü ve dolabına doğru ilerledi. "Umarım üzerine uyacak bir şeyler bulabilirim."

"Sorun değil, çıplak da uyurum."

cheerleader || heesunBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin