Medyada Melisa iyi okumalar
..........
Gözlerimi açtığımda perdenin acik biraktiği kismindan yuzume vuran gunes gozlerimin ağrimasina sebep olmustu. Esneyerek yatakta doğruldum ve komidinin uzerindeki telefonumu alip saate baktim saat on bire geliyordu.
Yuzumu yıkamak icin banyoya yoneldim o sirada banyo dolabina sakladiğim daha doğrusu sakladigim sandiğim anahtar gozume takildi. Evet simdi hatirladim. Savaş misafir odasinda uyuyor olmaliydi. Yuzumu yikadiktan sonra anahtarida alip Savaş'in kaldigi odaya yoneldim.
Anahtari kapinin deliginden sokup actim. Kapidan sadece kafami cikararak Savaş'a baktim hala uyuyordu. Sirt ustu yatmisti uzerindeki yazlik yorgan yerlerde geziniyordu. "Savaş" dedim sessizce. Bağirarak onu korkutmak istemezdim oyle uyandirilmanin nasil olduğunu annnem sayesinde cok iyi bilirim. Arkasindan tekrarladim "Savaaş" .
Boyle uyanmiyacağini anladığımda odaya girdim ve aynanin yanindaki sandalyeyi yatağin yanina cekip oturdum ve elimi Savaş'in omzuna koyup hafif sarsarak "Savaş" dedim beni takmayinca "Savaş kalkar mısin?" kimildamiyinca "Savaaaaş kalkar misin artık" dedim yine sessizce onu sarsarken.Tekrar uyanmayinca bu sefer bağirarak "Ayy!! Savaş yeterr uyannn artııık!!," dedim simdi annemin bana uyanmam icin neden bagirdiğini anlamistim. Belki o benim gibi ilk bas sessiz denemiyor olabilirdi. Ama artik kadin anlamis sessiz seslendiginde uyanmayacağimi.
Savaş sesimi duyuncu irkildi ve aniden yatakta doğruldu. "Mal mısın kizim sen .Ne bogurerek uyandiriyorsun beni?" Dedi. Ayağa kalkip sandalyeyi yerine koyarken "Sessizce uyandirmayi denedim ama nafile. Ne yapayim uyanmayinca bogurmek zorunda kaldim" dedim ve banyoya yoneldim.İceri girdikten sonra yuzumu tekrar yikadim ve sacimi toplamaya basladim. Bir kırılma parcalanma dağilma sesi duyduğumda "Savaaaş. Anladim evimi begenmedin ama mafetmene gerek yok" dedim bagirarak.Oda cevap olarak "Bu vazonun burda ne işi var" diye bağirdi. Anlaşilan merdivenlerin yanina koyduğum vazodan bahsediyordu.Bir dakika bir dakika kırilma parcalanma dağilma sesi merdivendeki vazo. Saçimi iki dakika topuz yapip hizla banyodan ciktim ve merdivenlere yoneldim.Ah hayir annemin vazosunu kirmisti."Ne yaptin sen?" dedim bir elimi duvara yaslayip nefesimi dengelemeye calisirken iki dakika kostum kac dakika nefes alip veriyorum mantiksiz."Allah aşkına soyesene bu tarihi eser gorunumlu toz torbasi vazonun burada ne isi var" dedi.Vazoya umutsuzca bakarak "artik 'vardi' demek gerekiyor" dedim."vardı" dedi arkamdan "ilk olarak" diye basladim. "Evde temizlik yapmadigim dogrudur ama temizlik yapsamda bir vazoyu temizleyecek degilim" dedim."hıı" dedi devam etmemi belirterek "ikincisi" diye devam ettirdim cumlemi "Tarihi eser gorunumlu olmasinin nedeni gercekten tarihi eser olmasi" dedim "rahat 38 yili var" diye ekledim basimi assagi yukari sallarken "hıı" dedi tekrar "hıısı o vazo annemindi ve annem beni mafedecek" dedim kirik vazonun yanina eğilirken.
Merdivende kirilmis olan vazo cok sayida parcaya ayrilmisti ve merdivenlerden asagi dogru kırıklari devam ediyordu.Savaş iki merdiven daha aşagi inip "Annen sinirli midir?" dedi yuzume bakmadan parcalari toplarken. "Sinirli olmayan birisi bile bu duruma kızabilecekken .Sinirli olan annem ne yapar hayal bile edemiyorum." dedim.sadece gülümsedi. Bende asagi inip bir cop poseti getirdim.Uzun bir sessizlik oldu parcalari cop posetine koyarken. Sessizliği bozan Savaş olmustu. "İstemeden oldu" dedi sessizce.Acikcasi şaşirmistim. Cop posetinin ağzini sıkıp oturduğum merdivenden destek alip ayaga kalktim "Onemli degil.Zaten o vazoyu bende sevmiyordum."dedim ikimizde gulmeye başladik. Copu disari cikarip iceri girdim. Savaş vitrindeki fotograflari inceliyordu o sira. Hic ses cikarmadan yukariya ciktim. Banyoya girip sacimi tekrardan topladim.İsim bitince merdivenlere yoneldim ve yavas yavas patir kutur sesler cikartarak indiyordum ki Savaş'in bana bakan kahverengi gozleriyle olduğum basamakta durdum. Yuzune carpik bir gulumseme yerlestirip "Az oncede sen assagi boyle mi inmistin? Bacaklarin guzelmis" dedi gozunu bacaklarima indirirken. Suan domates gibi kizardigima emindim.Topuğumun uzerinde geri dondum. Geldiğimin aksine daha hizli ve daha sesli sekilde yukari cikip odama girdim ve kapiyi kilitledim. Sırtımi kapıya yaslayip az once olanlari dusundum.Uzerimi degistirmeyi unutmustum. Sonucta normalde evde tek yasadiğimdan geceliklerimle kahvalti yapardim. Altima siyah bir tayt ve uzerime siyah yaziyla 'my best friend is not normal' yazan beyaz bir tisort giydim. Bu tisortu Melisa 'ya ithafen almistim. Asagi indim.onu buzdolabimi karistirirken buldum. Son merdivenden bile bile ses cikararak indim. Sesi duyduyunda aniden bana dondu. Yapmacik olarak gulumsedim.Beni soyle bir suzdu ve tekrar buzolabini karistirmaya baslarken "az onceki halin daha iyiydi" dedi.Goremeyeceğini bile bile gozlerimi devirdim. Sonra aklima gelen seyle kosa kosa yanina gittim ve cenesinden tutup yuzunu kendime dondurdum ve yaralarina baktim sadece yuzunu yikamisti. Bant felan yapistirmamisti. Bu cocuk cidden bana vicdan azabimi cektirmeye calisiyordu. Dusuncelerimi dile dokerek "bana vicdan azabi mi cektirmeye calisiyorsun?"dedim.
Ellerini iki yana acip "ne yapmisim?" Dedi. Cenesini tuttugumdan sesi boguk ve komik cikmisti. Elimi cenesinden cekip "Banyo da yara bandi pamuk felan vardi" dedim. Bileginden tutup onu ust kata cikarip lavoboya soktum. Klozetin kapagini kapatip "otur" dedim.Banyo dolabindan birkac yara bandi pamuk ve mikrop kirici cikardim.Tezgaha koydugum pamuga ilaci surup egildim ve yarasina bastirdim.
Cani yanmis olacak ki sizlanmaya basladi. Hafif gulsedim. Onu boyle gormek bana biraz tuhaf geliyordu."Hosuna gidiyor dimi?" Dedi "ne?" Dedim. Eliyle yarasini gosterip "aci cekmem" dedi.O sirada baska bir pamuga ilaci surup kasina bastirdim ve yara bandinida ustune yapistirdim.Tekrar baska bir ilacli pamukla kasindan daha az derin olan dudagini temizledim. Ona yara bandi yapistirmaya gerek yoktu. Gozlerimi yarali dudagindan alip gozlerine cikardim. Gozlerimiz gozlerimizde takili kaldiginda "Aci cekmen bana vicdan azabi cektiriyor" dedim. Bu cumlemin daha baska yerlere cekilecegini anladigimda "Benim yuzumden aci cekmen" diye ekledim ve dogruldum tezgaha cikardigim malzemeleri dolaba geri yerlestirdim. "Kahvaltiyi ne zaman hazirlayacaksin aksama falan" diye dalga gecti Savaş banyodan cikarken. "Ya evet ben genelde kahvaltimi aksam yaparim" diye dalga gectim bende ve banyodan cikip assagi indim. Savaş uclu koltuga uzanmis televizyon izliyordu. Mutfaga girdim ve buzdolabindan kahvaltilik klasik seyler cikarip masaya koydum.Ana yemek olarak ne yapsam diye dusunurken canimin birden menemen cekmesiyle buzdolabdan menemen icin birkac malzeme cikardim.
.......
Menemen tabaklarini masaya koydum ve Savaş'a seslendim "Savaş yemek hazir gell" dedim "Birinci ogunu atladiktan sonra sonunda ikinci ogun hazir. Öglen yemegine ne yaptin bakayim?" dedi cidden saat bire felan geliyor olmaliydi. Onu onemsemeyip "Menemen"dedim.Masaya otururken "Umarim guzel yemek yapiyorsundur.Dort gun boyunca pizza yemek istemiyorum" dedi.Masaya oturup "yani" dedim. O kadar mutis yemek yapamazdim ama fena degillerdi. Ekmeği catala batirip kendi tabagindaki menemene bastirip agzina atti. Ben asla ekmeği catala batirmazdim. Annem bunun icin beni kac kez terlikledi sayamiyorum bile ama catalla tadi cikmiyordu ki."Beni kesmeyi ne zaman keseceksin" dedi tekerleme gibi. Ona bakarken annemin benim uzerimde denedigi terlik fantezilerine dalmistim."Gordugume gore hala tek parcasin"dedim.Gozlerini devirdi."Fena degil" dedi. Sorarcasina baktim ona. Bakislarimi anladiginda sozune devam etti. "Yemek yapisin fena degil" dedi. Gulumseyip "Sagol" dedim agzima bir lokma daha atarken "Catal kullanmaz misin sen?" Diye sordu. Onu takmayip elime bir ekmek parcasi daha aldim. Menemene bastirdim ve agzima attim ona inat. Gozlerini tabaga cevirip basini asagi yukari salladi ve "anladim" dedi.Ekmeği yine catalina batirirken.
........
Yorum ve votelerinizi eksik etmeyin.Yeni bolum yakinda gelir.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fırtına Öncesi FISILTI
Novela JuvenilFırtına insanları savururken bir fısıltıya sığınacak kadar çaresizsen eğer, emin ol o fısıltı kuvvetli ve tiz bir çığlıktan ibarettir senin için.. -Eylül Sayar.