BÖLÜM 19...

73 10 4
                                    

Multimedia'da Eylül'ün kolyesi

Bölüm Şarkısı = Olly Murs - C'mon C'mon
 

İyi okumalar

........

Hala sırıtan Melisa'ya bakarken kapıyı sertçe kapattım. Sonra elim kulpundayken derin nefesler alıp sakinleşmeye çalıstım. Yoksa şimdi Melisa'yı parçapinçik edebilirdim. Ya da şuan keyfi yerinde olan Savaş'ın tek hareketimle ümüğüne yapısabilirdim. Hiç olmazsa az önce yaşanan olayın konusunu uyduran Müzeyyen teyze ve tayfasinin beni o halde gören gözlerini oyup, dediklerimi duyan kulaklarını kesip ellerine verebilirdim. Beni evermek icin veya hakkımda bütün yaptıkları dedikodular için kırmızı iplikle ağızlarını teker teker dikebilirdim. Süper olabilirdi ama benim suan en fazla yapabilecek seyim domates gibi kızarmak ve Melisa'ya güldugü icin firça atmak olurdu. Sirtımı kapıya yaslayıp otuz iki disini gordugüm ağzindan akan salyalarıyla parkelerimi silen Melisa'ya baktım. ''Beğendin mi yaptigını iyi dost'' dedim sinirle. Yerden kalkip koltuga yaslandi. ''Begendim''.

Gözlerimi devirip kendime sadece bu günlük umursamaz damgası vurdum. Belki umursamazlık işe yarayabilirdi. Koltuğa oturup yerdekı ketçaplı cips paketini alıp açtım ve yemeğe başladım. Melisa'da koltuğa oturup dedikleriyle sinirimi bozmaya başladı. ''Şimdi ne yapacaksın Eylül? Savaş'ın karşısina nasıl çıkacaksın? Güpegündüz sokakta onu sevdiğini söyledin. Utanmıyor musun?''. Dediklerine kulak asmamaya çalıştım. ''Eylüül bak cidden diyorum ya. Ne yapacaksın?'' Düşünmye başladım. O bir playboydu. Herkes ona bu tür şeyler demiştir. Sonuçta kiminle yatıp kalktığı belli değildi. Umursamazdı büyük ihtimalle. Düşündüklerimi dile getirip ''Melisa zaten Savaş'ın kiminle yatıp kalktığı mı belli? Çapkın pislik zevk düşkünü biri o bu dediğim onu etkilemez bile umursamaz boşver. Hem eminim beni sıradan kızlar gibi görüyordur. Ona ne ki benden? Ya anla işte Savaş nasıl biri biliyor musun? Umursamaz, kimin ne düşündüğü ne hissettiği onun umrunda değil. Kim bilir kaç kızı kendine aşık edip bırakıp gitmistir. O bir bencil.'' Dedim. Yattığı yerden doğrulup ''Evet onun kiminle yatıp kalktığının belli olmadığını bende biliyorum. Umursamaz biri olduğunuda biliyorum. Ama yani sanki aranızda farklı bir bağ var. Sahtede olsa sevgilisiniz falan'' dedi. ''Sahte, zor durumda kaldiğımızdan oynuyoruz ya böyle'' dedim. ''Haklısın'' deyip tekrardan uzandı. Televizyonda ki diziyi izlemeye başladıktan uzun bir sure sonra.. ''Melisa ya parka falan gidelim mi? Oyalanırız biraz.'' Dedim. Tek hareketiyle doğrulup ''Cidden ya sıkıldım zaten bende'' dedi. ''Tamam ben üzerime bir şeyler alayım'' deyip üst kata çıktım. Dağınık mı dağınık dolabımdan zorda olsa uzun gri bir hırka çıkarmayı başarıp aynanın karşısına geçtim. Üzerimi incelerken yerdeki ince zincirli, ucunda dört yapraklı bir çicek şeklinde sembolun bulunduğu kolye gözüme takıldı. Eğilip kolyeyi yerden aldım. İncelerken ustunde her dilde 'iyi şanslar' yazdığını fark ettim. Bu kolye bana bir şeyler anımsatıyordu.

''Anne bak dizimi yaraladım''.

''Ah be kızım. Ben sana demedim mi bahçede oynarken taşlara dikkat et diye?''.

''Ama acımıyor ki''

''Tamam hayatım. Bak Eylül canının yanmadığını söylüyor. Bir şey olmaz gitme üzerine çocuk o.''

''Hep böyle söylüyorsun Murat. Ama sürekli kendine zarar veriyor''

''Canım babam benimm! Annnem hep boş konusuyor değil mi baba?''

''Hayır Eylül. Annen haklı. Biraz dikkatli olmalısın. Seni daha fazla savunamam haberin olsun.''

''Peki babacığım''

Fırtına Öncesi FISILTIHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin