( medya mustafa ceceli -kalpten)
İyi okumalar :)
Nihal'in ağzından:
Off Allah'ım ya şu alarmın sesinden gerçekten iğreniyorum. Valla bir gün kavga çıkacak ama ne zaman bilmiyorum.
Söylene söylene yatka oturur pozisyona geldim. Kafamı kaldıramadığımdan halının desenleri izlemeye başladım. Ohaa!!
Hemen halımı değiştiriyorum. Odama hiç uymuyormuş. Ne zevksiz bir kızım yaa... Zevksizliğimi düşünerek ayağa kalktım.
Halımm... Ne kadar yumuşaksın. Halı olsam çoktan kapmıştım yanii. Daha fazla uykusuzluğa dayanamayarak halıya yattım!
Yumuşacık ipliklerini okşamaya başladım. O sırada kapının açılma sesi geldi ve annemin çığlığı basmasıyla ayağa fırladım.
"Kızım! Yoksa Toprak ile mi ayrıldınız ? Depresyonda mısın?"
"Anne bağırma lütfen babmlar duyacak! Sen ne saçmalıyorsun?"
"Şey... ben Toprak mı dedim! Hilal diycektim. Yaşlılık işte naparsın"
Olamaz annem Toprak'ı öğrenmiş. Nasıl olur ya! Bir de kıvırmaya çalışıyor. Ne zamandan beri biliyor, nasıl öğrendi??!!
Bu düşüncelerle çatık kaçlarımla anneme bakmaya başladım.Ama dudakları öne büzmüş kaşlarını kaldırmış bana bakıyordu. Onu böyle görünce bende gülümsedim. O arada Hilal odaya girdi.
Allah'ım inşallah annemin söylediklerini duymamıştır. Eğer duyarsa çok kötü olur.
"Eee! Yeter be Nihal ben seni dinlemek zorundamıyım? Noluyo ya"
"Tabiki dinlemek zorunda değilsin. Kulaklarını tıkayabilirsin mesela"
Bunu söylerken Hilal'in üstüne yavaş adımlarla yürümeye başladım. Noldu bir anda ya! Tamam dün kavga ettik ama biraz sakinleşmiş olmalıydı. Annem birden aramıza girdi.
"Kızlar sakin olun! Ne oldu size ya! İkinizde laflarınıza ve ses tonunuza dikkat edin!"
"Anne baksana Hilal hanım sesimden rahatsız oluyormuş"
"Oluyorum. Senden rahatsız oluyorum. Seni bu evde istemiyorum."
"Hahahha senin benden rahatsız olup olmaman umrumda değil. Ayrıca bu evde kalmak istemiyorsan seni tutan yok. Mesela o sürtündüğün erkeklerin yanına gidebilirsin"
Sözümü bitirmemle yanağımda ki acıyı hissetmem ile başım sağ tarafa düştü. İstemsizce kapanan gözlerimi açtığımda başım eğik olduğu için babamın ayaklarını gördüm.
Ne yani babam bana vurmuşmuydu?
Hemde Hilal için! Bunun vermiş olduğu kırgınlık içinde bir hışımla dolabımı açıp bir çanta çıkarttım.Dolapta elime ne geçtiyse doldurdum çantanın içine telefonumu ve kulaklığımı da alıp hızla odamdan çıktım.
İçimdeki acının tarifi yoktu resmen. Babamın attığı tokat yanağımdan çok kalbimi yakmıştı, kırmıştı, acıtmıştı.
Bu güne kadar bana neredeyse sesini bile yükseltmeyen babam bana vurmuştu. Bunu kabullenmesi çok zordu benim için.
Resmen bir çöp kovası gibiyim. İçimi dolduruyorlar mutlulukla sevinçle, acıyla... bir şekilde doluyor ve birisi gelip tüm duygularımı yok ediyor. Hayat bu kadar acı olamassın ya!
Evden çıkarken annemin bana seslendiğini duydum ama umursamadan kapıyı kapattım. Bir taksi çağırdım. Taksi gelince aceleyle bindim. Çünkü burada kalmak istemiyordum.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
POPÜLER İNEK
HumorBaşrolümüz yani inek kızımızın adı Nihal. Hikayede Nihal'in aşık olduğu çocuk için müthiş bir değişime uğraması anlatılıyor. Bu benim ikinci kitabım. Okumanızı tavsiye ederim...