Gemiler Battı

270 24 28
                                        


Vote ve yorumlarınızı bekliyorum gerçekten çok emek veriyorum ❤❤Multide temsili Kumsal var 💔 ❤❤ İyi okumalar

Bana dönüp bir kaç saniye öylece baktı.Ellerim korkuluklarda Toprağa bağırmak için öne eğilmiş duruyordum.Bakışlarında ki değişiklikle rahatsız olup elimi korkuluklardan çektim.Başını yana çevirdi.Alayla gülüp tekrar bana döndü. "Bu kadar emin olma" konuşmasına kısa bir ara verip dudaklarını yaladı.Elimi tırnakladım.Yarım bıraktığı sözlere devam etti. "Gün sonunda ben istemesemde gideceksin" Meydan okuyan çeki çen bakışlarımla karşılık verdim. "Görürsün" Kafasını ciddiyetle salladığında korkmaya başlamıştım.Merdivenden inmeye başladı.Onun gittiğinde ben de hiç vakit kaybetmeden arkasından hızlı adımlarla yürüdüm.Babasına yetişmeye çalışan küçük bir kız çocuğu gibiydim.Son bir kaç adımda koşup ona yetiştim.Yüzüne baktım karşıya bakıp sırıttı.Bana sırıttığını sanıp gülerek önüme döndüm.Karşımda bize daha doğrusu Toprağa el sallayan kızla gülümsemem anında silindi.Esmer uzun ve fiziği de yerindeydi.Dalgalı saçları omuzlarından dökülüyordu.Bir elimi koluma sarıp ovdum.Toprak hâlâ kıza bakarak sırıtıyordu.Ayağımla ritim tutmaya başladım.Kız kürek gibi ağzıyla sırıtarak yanımıza geldi.Toprağa sarıldı.Onun bedenini ikiye ayırmak geliyordu içimden.Topraktan ayrılıp beni baştan aşağı süzdü.Kafamı 'hayırdır' anlamında salladım.Dudaklarını büzüp "Toprak bu kız kim" Ben bu kızı roket yapar uzay boşuğuna yollarım.Tabi bu uzay boşluğuna hakaret olurdu.O boşluktan bile daha boş biri gidiyordu sonuçta.Gözlerimi devirip Toprağın cevabını bekledim.Kız sorusunu tekrarladı.Bende aynı soruyu sormak istiyordum.Ama hiç karışmadım.Toprak bana bakıp "Anılın sevgilisinin arkadaşı" kendimi yanlış düğüne girip takı törenine katılan gibi hissediyordum.Alaycı bir gülüş attım.Toprak sırıtıyordu.Gerçekten bu çocuğun sırıtmadığı an varmı.Bir de yakışıyordu adama he.Kız gülümseyip tekrar bana o özürlüye benzeyen küçümseyici bakışlarını attı. Artık sabredebileceğimi sanmıyordum.Gözlerimi kapatıp şarkı mırıldanmaya başladım" ayağımla da ritim tutuyorudum. "Bir o kadar meşhur endamla" mırıldanmaya başladım işe yaramıştı sakinleşmeye başlamıştım. Taki karşımdaki yellozun laflarına kadar "Toprak bu aralar hiç uğramıyorsun "Fenerle tararsın kara geceyi Ararsın ömrün boyunca" benim şu hak getire sabrımıda zorlayan kediciğe içimdeki kaplanı gösterme vaktiydi.Şarkıyı kesip tuttuğum ritimi kestim.Gözlerimi anında açtım.Sesim öfkelenmiş olduğumu belli ediyordu "Kendine uğrayacak birini arıyorsan köprü altlarına numaranı yaz" kız gece ışık görmüş tavşan gibi gözlerini büyüttü. "Sen kimsin ya" gözlerimi kısıp gözümün önüne düsen saçları geri attım.Yavaş ama emin adımlarla kıza ilerleyip tam karşısında durdum. "Kim olduğumu mu öğrenmek istiyorsun" kafasını salladı ama pek öğrenmek istiyor gibi durmuyordu.Gülsedim ve onu omuzlarından geri doğru ittim "Gösteriyim" bir kaç adım yalpaladı tam düşecekken Toprak tuttu.Biz aynısını yaşasak tutmak bir kenara güler bir de dalgasını geçerdi.Kız Toprağa gülümsedi Sürtük tabi güler canım çocuğun kollarında.Kollarımı birbirine sardım bu anı bozmak için belli etmemeye çalışarak Melihe Toprağı araması için mesaj attım.Telefonu cebime koyup kıza pis bakışlarımı attım.Ağzımı oynatarak Toprağın kollarından kalkmasını söyledim bu pek söylemek değilde tehdit gibiydi.Kızın garip surat ifadesiyle bakmasından Toprak bana döndü.Yapmacık şekilde gülümsedim.Telefonu çalmaya başladığında sırıttım.Sonunda kollarından ayrılabilmişti.Toprak köşede Melihe saydırırken kızın yanına gittim. "Sen hayırdır?" bazen gerçekten kız olduğumdan şüpheleniyordum.Gözlerini devirdi.Bu kızın gözlerini kaşıkla çıkartmak geldi içimden ikide bir devirip duruyordu.Bi bakıma bende çok göz devirirdim ama bu kızdaki gibi itici duruyorsa tövbe bir daha yapmam.Toprak yanımıza gelince kızla bana baktı.Toprağa bakarak kızın sırtına geçirdim bir tane "Bu cici kızda gidiyormuş" Toprak yüzünü kıza çevirdi.Dudaklarını yalayıp sırıttı.Saçını eliyle düzeltip kızın giderken el sallamasına kafasını öne hafifçe eğerek karşılık verdi.O çapkın gülüşünü atıp kıza göz kırptı "Ben bir ara uğrarım" Yarım saattir atar gider yaptığım kızın yüzüne renk gelmişti.Gülümsemesi kulaklarına varacak sandım.Sesli şekilde kıkırdayıp el salladı.Kızın ağzına ayağımdaki otuz sekizi yapıştırmamak için dua etmeye başladım..Toprak kızın gitmesiyle bana ciddiyetle döndü. "Ne yaptığını sanıyorsun" şaka yapmıyordu ve haklıydıda.Benim onun hayatına karışmaya hakkım yoktu.Gözlerine baktım sadece sorusuna cevap vermeden.Belki bazı cevapları orda bulurum umuduyla ama bu kapıda yüzüme kapandı.Gelmeyecek olan cevapla bana bir şey demeden yürümeye devam etti.Kalbimdeki ağrıya rağmen pes etmedim beni yıldıramazdı açıklamamı yapacaktım.Benden bu yüzden uzak durmasını istemiyordum.Benden uzak durmasını istiyor muydum?Arkasından arabaya ilerleyip bindim.Benim binmemle gözlerini devirdi.Arabada konuşmayı pek uygun bulmuyordum.Sonuçta Toprak bu kendimi bir kez daha hastanede bulmak istemiyordum.
Yol boyunca arada Toprağa bakmam hariç aramızda hiç bir konuşma geçmemişti.Gelen can sıkıntısıyla cdiyi taktım.Çalan şarkı hoşuma gitmişti. (Dinledikleri şarkı Demir Demirkan -Gel şuraya)
Şarkın nakaratlarıyla camı açtım yüzüme gelen rüzgarla saçlarım dağılmıştı.Örgüyü bozup saçlarımı özgür bıraktım.Saçlarım dalgalanırken yavaşladığımızı farkedip camı kapattım.Acaba anlatabilecek miydim? Arabayı durdurup indi.Bende onu takip edip indim.Nerde olduğumuzu anlamak için etrafa göz gezdirdim.Daha önce böyle bir yere geldiğimi hiç sanmıyordum.Etrafın korkutucu sessizliğini Toprağın ilerlediği bar bozuyordu.Oraya girmeyi hiç tercih etmesemde bugün onunla konuşacaktım.Bende etrafa göz gezdirerek içeri girdim.Gelen yüksek müzik sesiyle yüzümü buruşturdum.Toprağın önceden buraya geldiği belliydi girdiğimizden bu yana toplam 6 kişiyle selamlaşmış bazılarıda uzaktan elleriyle selam vermişlerdi.Her selam veren yanında ki bana bakıyorlardı sonra yanlarındakine bir şeyler söylüyorlardı.Buradaki insanların Toprağı tanıması iyi bir şey mi pek bilmiyorum? Rahatsız olmaya başlamıştım.Bize hazırlandığını düsündüğüm L şeklindeki koltuğa oturduk.Buradan her yer açıkça görünüyordu.Her kez delice dans ediyordu.Sarhoş oldukları naralar atmalarından belliydi.Bir şeyler söylemek için Toprağa baktım.Garsona bir şeyler dedi adamın gözleri bana kaydığında Toprak adama bir şeyler söyledi sesten duyulmuyordu adamın duyduğu kasılan yüzünden anlaşılıyordu Toprağın yan profilini izlemeye başladım.Her hareketiyle bana güven veriyordu.Bakışlarımı yakalayıp hiçbir mimik yapmadan adamın anında getirdiği içkiyi kafaya dikti.Adam tepsideki meyve suyunuda önümdeki masaya koyup gitti.Adama daha bana getidiği meyve suyunu vermeden yeni içkiyi getirmesini söylemişti. "Az iç" bana bakıp her zamanki öküz haliyle "Sanane" gözlerimi kırpıştırıp sinirle nefesimi dışara verdim.Ağzımı eğerek onu taklit ettim. "İstersen benimle iyi geçinmeye bak" işaret parmağıyla havada çember çizip barı gösterdi.Oflayıp oyuncağını alamayan çocuk edasıyla koltuğa yaslanıp gömüldüm.Etrafı izlerken bize ateş saçan İremin gözleriyle karşılaştım.Gözlerimi kaçırdım.Bakışları bende doğrulma hissi uyandırıyordu.Koltukla dik oturup gizlice Toprağı izledim.Dağılan saçları sanki emek verilerek yapılmıs gibiydi.Ben onu izlerken içki dolu bardağını dudaklarının arasına götürüp büyük bir yudum aldı.Ellerini koltuğun üstüne atmıştı.Yanımıza bir adam geldiğinde rahat tavırlarından taviz vermemişti.Bana selam verip Toprakla konuşmaya başladı.Konuşmalarına kulak kabarttım.Adam ciddi bir ses tonuyla Toprağa "Selim Bey size yakın zaman da görüşeceğinizi iletmemi söyledi" Onlardan tarafa bakmıyordum ama Toprağın sinirli nefes alış verişlerini duyabiliyordum. "Kendi g** korkusuna gelememiş mi?" bir kaç küfür savurduktan sonra "Beklediğimi söyle" Selim kim olabilirdi ki Toprağı bu kadar sinirlendirecek ne yapmıştı. Dakikalar geçmek bilmiyordu.Toprakla konuşmaya en uygun zamanı kolluyordum.Üç bardak içtiğim meyve suyuyla kaçınılmaz olarak çişim gelmişti.Toprağın yanına gelen bir
adamla daha fazla dayanamadım.Koltukta Toprağa elimle destek alarak yaklaştım.Bacaklarımız birbirine değdi.Sanırım biraz fazla yaklaşmıştım.Bakışlarını adamdan alarak yavaşca bana döndü.Adama göz ucuyla utançla baktım bizi tebessüm ederek izliyordu.Toprağa döndüm bana çarpıkca sırıtarak gülüyordu.Gözlerimi devirip ellerimle koltuktan destek alarak kalktım.Toprağa bir dakika anlamında parmağımı göstererek kaş göz hareketleriyle gel demeye çalıştım.Sırıtması genişledi.Yanındaki adama döndü "işte beni öpmeden duramayan kızlardan birisi" Adam Toprağın dediğine kesikce güldü.Arkadan gelen "Semih" seslenmesiyle yanımızda oturan adının Semih olsuğunu öğrendiğim Toprağın sırtına vurup yanımızdan ayrıldı.Onun ayrılmasıyla Toprağın koluna vurdum. "Ne diyosun sen öyle ya" Toprağın sırıtması yapmacıklaştı. "Ne demişim?" anlamamazlıktan geliyordu.Kaşlarımı kaldırıp kimsenin duymaması için ona yaklaştım. "Beni öpmek isteyen kizlardan biri" pis pis gülüyordu.Gözlerimi kapatıp sabır dilemeye başladım. "Öpmek istemiyor musun?" Gözlerimle ağzım aynı anda açıldı.Kızardığıma emindim.Sorunun cevabını ister gibi tek kaşını kaldırdı.Yalan konuşmak zorunda kalıp "İstemiyorum" kafasını salladı.Duymak istediği ama duymaktan korktuğu bir şeyi ona söylemişim gibi davranıyordu.Kızaran yüzümü görmemesi için etrafa göz gezdirdim.Etrafta delice dans eden insanlar bana saçma geliyordu.Kendimi yaşlanmış gibi hissettim.İrem az önceki yerinde yoktu.Etfafımızda olma ihtimali yüksekti.Bir anda gelen sözle ona döndüm.
"Rüzgar" ofladım.Ona döndüm "Ben lavaboya gidiyorum döndüğümde saçmalama" Bana bakmadığından iç çekişle güldü.Elinde içki bardağını parmaklarında döndürüp içti.Gözlerimi devirdim.Onu nasıl taşıyacağım bir muammaydı.Ben giderken bir bardağı daha dikmişti.Lavaboya dans edenlerin arasından itile kakıla gitmeye çalışırken kolumu tutan elle irkildim.Kolumu tutan el tırnaklarını koluma geçiriyordu.Acıyla eşit derecede yüzümü buruşturup kolumu tutan ele döndüm.Dönmemle dudaklarımız birbirine değmişti.Dudağımı koluma silip bir hamlede kolumu kurtardım.Dudağımı bir kaç defa daha silip karşımdakine tokadı yapıştırdım "Pislik h-" sinirden elimi yumruk yapmış kim olduğunu anlamaya çalışıyordum.Barın yanıp sönen renkli ışıkları bana hiç yardımcı olmuyordu.Gözlerimi kıstım.Karşımda bana sırıtan bir çift gözle kekeleyerek fısıltıyla "Rüzgar"

DEJAVUBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin