11. sınıfın ilk döneminin bitmesine son 1 gün kaldı. Bugün son staj günü hocalar her zaman"stajın son günü çok yorgun olursunuz" diyorlar inşallah bugün o kadar zor olmaz.
Hastaneye sabah erken gitmem gerekiyor bu yüzden erken yattım.
Düşünceler içinde uykuya dalmışım.
Kalktığımda saat 07:30 olmuş.
Pardüsümü ve şalımı taktıktan sonra çantamı alıp evden çıktım. Hastaneye geldiğimde sorumlu hemşire ve benim stajer arkadaşlarım vardı.Bende aralarına katıldım ve hastaların yanına doğru gidiyorduk. O anda bir kaza haberi geldi. Acil bölümüne giderken telaş ile bir hasta yakınına çarpıştım. Çarptığım kişi erkek.
-Ben çok özür dilerim.
-Hiç sorun değil beceriksiz stajer.Bu adam neler zırvalıyordu böyle bir bayan ile nasıl böyle konuşurdu.
Onunla hiç konuşmamış gibi yaparak acile doğru yürüdüm. Sanki beni takip ediyor gibi hissettim arkamı döndüğümde hislerimde yanılmadığımı anlamıştım. Onu görmemiş gibi yaparak kazadan gelen hastanın yanına doğru ilerledim. Ama hala benim peşimden geliyordu. Aniden
-Ne oldu doktor geldimi?
Diyen bir ses ile irkildim. Arkama baktığımda beni takip eden zebellak gibi olan adam. Bu adam kime bağırıyordu böyle burası bir hastaneydi. Hiç kimse böyle bağırmak lüksüne sahip değil.
Bunları duymamış gibi yaparak hastanın yanına gittim. Hastanın yanına geldiğimde kaza Ankara da yapılmıştı ama Mardinli bir bayandı aslında bayan denilmezdi biraz yaşlı olduğu için teyze denirdi.
Bu kadın bana hiç yabancı gelmiyor. Hem de bizim oralıydı. Aman neyse boşver Efnan böyle şeyler düşünmem gerekmiyor. Hastayı hiç tanımıyorum gibi yaparak ilgilendim.
Bugün başka bir hasta gelmemişti bu nedenle eve erken göndermişlerdi. Eve geldiğimde çok fazla yorulmamışım ama yarın yorulacağımdan eminim
çünkü okuldan karnemi aldıktan sonra Mardin'e gideceğim.Duş alıp yatağıma girdim. Annemlere geleceğimin haberini vermedim.
Onlara süpriz yapacağım. Bu yüzden içimde garip bir duygu var.Sabah oldu pardüsümü giyip şalımı taktıktan sonra evden çıktım. Kulaklığımı takıp ilahimi dinlerken yoldan geçen iki teyzenin söyledikleri dikkatimi çekti.
- Allahım bu gençlere akıl fikir versin başındaki örtüden bile utanmıyor yazık.
Bu teyze neler konuşuyardu böyle. Ön yargılı davranıyordu ben yanlış bir şey yapmıyordum sadece kulaklığımı takıp ilahi dinliyordum.
Onları duymamış gibi yapıp yoluma devam ettim. Otobüsdurağına gelmiştim çok şanslıydım otobüs hemen gelmişti kartımı basıp cam kenarına oturdum.
Okul ve ev arası biraz yakın olduğu için çabucak okula gelmiştim. Sınıfa girdiğimde arkadaşlarım gelmişti. Yakın olduğum bir arkadaşımın yanına oturarak hocanın gelmesini bekledim. Hocamız karnelerimizi dağıttıktan sonra eve döndüm. Bavulumu alıp otobüs garına doğru yol aldım.
Gara geldiğimde otobüsümüm kalkmasını 30 dakika kalmıştı. Bavulumu oradaki çalışana verip otobüse bindim. Koltuğuma oturduğum anda uyuyakalmıştım.
8 saat sonra
Bir teyzenin
-Kızım Mardin'e geldik hadi uyan.
Sanki annemin yanında gibi hissettim bir an kendimi. Ama ben evde değil otobüsteydim.
- Sağol teyze uyandırdığın için.
-Önemli değil kızım daha fazla burada bekleme istersen.
- Tamam teyze ben hemen iniyorum.
Diyerek otobüsten indim ve burada ki çalışandan bavulumu alıp bir taksi çağırdım. Bizim konağın yol tarifini şöföre anlattım. Şöför beni 20 dakikada evime getirmişti.
Bu eve gelmeyeli baya bir süre geçmişti.
Evimi ve ailemi çok özlemiştim en çokta Zehra teyzeyi özlemişim o bana bir anne gibiydi.Kapıyı vurup konağa girdim karşımda her zaman olduğu gibi bu sabahta aynı manzara Yiğithan konağı vardı.
Evde hiç kimse yok gibi duruyordu.Salona doğru yürüdüm salondan sesler geliyordu. Hiç çaktırmadan kenara geçip olanları izledim. İçeride oturan bir adam
-Allahın emri peygamberin kavli ile kızınız Efnan'ı oğlumuz Asaf'a istiyek
-Kızım burada yok ama ben onu size veriyem
Bu sözleri duyduktan sonra beynimden vurulmuşa dönmüştüm.
Ve sonrası...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
GÖZÜYAŞLI GELİN
General FictionOkumak için her şeyi göze alan 17 yaşinda küçük bir kız çocuğuydu Efnan. Ailesinin baskısı yüzünden Mardin den Ankara ya kaçmıştı. Hayalleri vardı okuyup hemşire olmak istiyordu. Taki yarıyıl tatilinde evine gidene kadar.