"Daha yakına gelmen gerek."
Bunu gözlerimin içine bakarak demesi de....
Bir adım daha attım.
"Daha yakına.." dedi. Gözlerinin içine bakarak emin adımlarla ilerledim. Boynumu uzattım, saçlarımı geriye çektim. Boynumu tuttu ve gözlerime bakarak aşıyı...
İşte her şey şimdi başlıyordu. Kendi annem tarafından öldürülecek veya kendi annemi öldürecektim. Annem her adımda yaklaşıyordu ve tehdit içeren cümleler kullanıyordu. Bu durum canımı sıkmaya başlamıştı. İçimde biriken yılların öfkesini kusmak istiyordum ama bir yandan ne olursa olsun o annemdi.
"Başta hamile kaldığımda, talia bana bunun bir hediye olduğunu söyledi. Benim soyumun devam edeceğini, benden bir parça olacağını, ve daima seninle gurur duyacağım biri olacağını söylemişti." Güçlü ve tok bir kahkaha atmıştı.
"Fakat sen benden bir şey çaldın!"
"Ben hiçbir şey çalmadım! (Anne...)"
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
"İsteyerek veya istemeyerek. Umurumda değil güçlerimi geri istiyorum."
"Hadi ama tatlım, beni uğraştırma." Ve sonra kurşun sesleri gelmişti aden'in inleme sesini duymuştum. Artık dur demenin zamanı gelmişti. Ve dönüşüme geçip holden çıkmıştım. O da karşıma silahıyla çıkmıştı.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
"Başlayalım tatlım." Deyip gülümsedi ve karnıma silahının ucuyla vurdu, pençelerimi ona geçirmeye çalıştım fakat o geriye çekilip beni karnımdan ve sağ göğsümün altından vurmuştu.
Neye uğradığımı şaşırmıştım açıkçası. Daha sonra birden stiles içeri girdi ve elindeki pençeleri bana fırlattı. Çöl kurdu ise stiles'i gördüğü an bana dönüp sırıttı ve stiles'e döndü. Stiles ona yumruk atmaya çalıştı fakat 'Annem' onu cam sehpaya fırlattı. Stiles'in sol omzundan devasa bir cam parçası girmişti ve omzunun ön tarafından gözüküyordu.
Pençeleri elime taktım. Demek ki savaş istiyordu.
"Güçlerimi bana geri ver."
"Bende ailemi geri istiyorum."
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Artık her şey bitmişti. Uzun bir süre daha rahattık. Hayat elbette karşımıza yeni sorunlar çıkartacaktı biliyorum. Fakat bir insan annesi tarafından öldürülecek olma düşüncesiyle yaşayıp hala onu sevebilme ihtimalini de aklında tutarak kendini yıpratabiliyordu.
Hayat artık annemi bulmam ve hemen ardından onunla düşman olmam kadar karma karışıktı. Bir insanın her iki annesinin de ölüşü bu dünyada her kim yanında olursa olsun yalnızlıktı birey için. Her derdim de yanımda olan annem yoktu. Dönüştüğüm de etrafa saldırmamam için yanımda olan annem yoktu, ilk dönüşümüm de bana akıl verecek bir annem yoktu. Ben hayatımın çoğunu dönüşüp evrimleşmiş bir çakal olarak geçirdim. Yalnızdım kendi öğüdümü kendim verdim. Kendi inimi kendim kurdum. Kendi problemlerimi defalarca hata yaparak, her hatamda da akıllanarak çözdüm. Ben bunca zaman yalnızdım ve ayaktaydım. Ben böyle bir bendim. Ve kaderimde yazılan yalnızlığım buydu. Artık yanımda daima olacaklar belliydi. Arkadaşlarım ve üvey babam. Peter'a gelirsek... O da bir ebeveyndi işte. Varlığımla yokluğumla ilgilenmeyen bir ebeveyn. Hayat demek ki böyle iyiydi benim için.