Düşüyorum. Dibi beyaz derin kapkaranlık bir boşluğa düşüyorum. Gözlerimi açmaya korkuyorum. Sonunda gözlerimi açıyorum ve elimi havaya kaldırıyorken beyaz ışığa kabuşuyorum.
Gözlerimi açtığımda yatapımdaydım. Terlemekten sırılsıklam olmuştum. Bu neyin ağrısıydı böyle? Neden Theo'nun mesajını aldığımdan beri içimde bir huzursuzluk var? Hayır, hayır ve hayır. Onu düşünüyor olamam. Büyüm ihtimal son bir kaç yıldır sürekli iyi biri olmaya çalıştığım için ve Theo istemesine rağmen yardım etmediğimin sebebidir içimdeki telaşın, korkunun.
Kafamı camdan yana çevirdiğimde dışarda savrulan yaprakların spiral şekilde uçuşunu izledim. Yaprak değil miydi fazla su aldığında kopup savrulan. İnsan değil miydi kendisine oksijen üreten bie canlının parçasını ezip geçen.
Hayat hep böyleydi. Senin değer verdiğin sana değer vermez. Ve senin kıyamadığına başkası kıyar.
Sabah' a kadar uyumamıştım. Okula girdiğimde scott yanıma geldi. Kolumdan tutarak beni ileri biyoloji sınıfına sürükledi. Kapıyı açtı ve beni adeta içeri fırlattı. Arkamı döndüğümde gördüğüm şey Theo'nun ağzı yüzü kan halde yerde yatmasıydı...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SECRET|THALIA
Fanfiction"Daha yakına gelmen gerek." Bunu gözlerimin içine bakarak demesi de.... Bir adım daha attım. "Daha yakına.." dedi. Gözlerinin içine bakarak emin adımlarla ilerledim. Boynumu uzattım, saçlarımı geriye çektim. Boynumu tuttu ve gözlerime bakarak aşıyı...
