Multi : Eris Yankı .
Anahtarı aldıktan sonra kapıyı kapatıp merdivenlerden inmeye başladım . İndikten sonra hızla sokak lambasının yanına gittim . Yere çömelip çocuğun gözlerinin açık mı kapalı mı olduğunu anlamaya çalışıyorken birden gözlerini açtı ve " Ne yapıyorsun? " dedi . Sesini duyunca irkildim ve geri sıçradım . Bum totom yerle buluştu . Aov shit .
" Ah ! Ne bağırıyorsun be hayvan ? Duymuyoruz sanki . "
Hayıflanarak kurduğum cümlelere karşı olabildiğince göz devirdi ve " bağırmadım ki " dedi .
" Aman konumuz bu mu hadi kalk da yukarı çıkalım . " dedim hem totomu kaşıyarak hem de ayağa kalkarak . O ise bana anlamaz bakışlar atıyordu . Anlamayacak ne var sanki kalkacak ve eve çıkıcaz . Mal mıdır nedir .
" Evime diyorum kalk da çıkalım . Yarana pansuman yapalım . Anladın ? "
" Onu anladım da yaralıyımdan ne anlıyorsun sen ? Kalkabilicek olsam senden yardım ister miydim ? "
Bak bak bak dil de ayakkabı gibi maşallah .
" Aman iyi be . Anladık kalkamıyorsun . "
Kalkamayacağını anlayınca yere çömeldim ve sol kolunu omzuma atmasına yardımcı oldum . Ya Allah bismillah diyerek ayağa kalktık . Hayvan gibiydi mübarek . Kaslı maslı . Biliyorum ması anlamadınız . Bende anlamadım . Her neyse . Allahım yardım et dedim ve ilk adımımı attım .
Ve son basamak da bitti . Şükür . Aov . Buraya çıkana kadar 7 kez düşme tehlikesi atlatmış , 3 kez totom duvarla buluşmuş ve çocukla iç içe girmiştik resmen . 20 dakika olmuştur sanırsam .
Baygın adımlarla kapıya ilerledim ve şortumun cebindeki anahtarı alıp güçlükle kapıyı açtım . Kapıyı açar açmaz çocuk yere yığılıyordu nerdeyse . Mankafa . Zaten gelene kadar bir sürü küfür etmiştim ona . Az günaha girmedim . Töbe Yarabbi .
Çocuğu oturma odasına götürüp rahat olan üçlü kanepeye yatırdım . Üstüne düşmemek için verdiğim çabayı anlatmıyorum bile . Nefes nefese bir şekilde odamdaki banyoya gidip pansuman için gerekli malzemeleri aldım . Ardından bir kaba ılık su koydum ve bir havlu alıp oturma odasına geri döndüm .
Çocuğun gözleri kapalıydı . Uyudu mu bide . Yüzsüz şey . Çocuk birde seni mi bekleyecek ? Zaten yaralı görmüyor musun ? Konuşma da yarasını pansuman et . Bravo iç ses . Sağol yani . Sen olmasan ben ne yapardım . Sabaha kadar yatardım burda . O da geberirdi kanamadan . Töbe töbe .
Kalkıp çocuğun yarasını sıcak su ve havluyla temizledim . Benim olan özel yara merheminden sürdüm . Ardından gazlı beze tentürdiyot döküp yarasının üstüne koyup bantladım . Zaten yarası da çok derin değildi . Sıyırdı bile denilebilir . Her neyse . Çocuk uyuyor madem bende azıcık uyuyım mantığına dayanarak attım kendimi ikili kanepeye . 1 koyun 2 koyun saymaya başladıktan hemen sonra gözlerim uykuya yenik düştü ve daldım rüyalar alemine .
Kolumu biri dürtüyordu sanki ama gözlerimi açamıyordum . Hem söylenip hemde kolumu deşen yaratığa içimden birkaç küfür ettim . Dönebildiğim kadar sağa döndüm ve uyumaya devam ettim .
Aradan bir dakika geçmedi ki biri tekrar kolumu dürtmeye başladı . Hay aQ yeter be .
" Ulan ne var be ne var ? Bir uyutmadın . Camış . "
Karşımda kim mi vardı dersiniz ? Ah evet dünkü çocuk . Abi ben sana yardım ettim . Evime aldım . Yaranı sardım . Sen gelip beni uyandırıyorsun . Reva mı bu ? Allah çarpacak seni .
" Sövme kızım . Sensin camış . Nabıyım acıktım . Sana sormadan da mutfağına girmek istemedim . Girse miydim ? "
Ah tabi çocukta haklı .
" Tamam sen git mutfağa geliyorum ben ? "
" Tamam "
Çocuk mutfağa gittikten sonra Bismillah diyip kanepeden kalktım . Lavaboya gidip rutin işleri yaptım ve odama geçtim . Siyah bir şort , siyah bir t-shirt ve siyah converse giyip mutfağa geçtim . Çocuk yemek masasının yanındaki sandalyeye oturmuş etrafı inceliyordu . Onu takmayıp buzdolabını açtım . İçinden kahvaltıya dair ne varsa çıkartıp masaya koydum . Bir domates ve bir salatalık alıp kestim . Omlet ve krep için malzemeleri aldım .
Omlet ve krebi yaptıktan sonra onları da masaya koydum . Ardından kahvaltı tabağı , bıçak , çatal ve bardakları da koydum . O arada da zaten çayı halletmiştim . Kahvaltı hazırlama işi tamamlanmıştı böylelikle . Çayları döküp masaya oturdum .
Sessiz bir şekilde kahvaltımızı yaparken çocuğun bana baktığını hissettim ve başımı yukarı kaldırdım . Tek kaşımı kaldırdıp ' ne bakıyorsun ' bakışı attım . Anlamış olacak ki omuz silkti . Aman banane . Dün gece uyuduğu için nasıl bu hale geldiğini sormamıştım ama merak içimi kavuruyordu resmen . Bu böyle olmaz diyip sormaya karar verdim .
" Anlatmayı düşünmüyor musun ? " Anlamamış olacak ki garip garip bakıyordu bana .
" Nasıl bu hale geldiğini diyorum . Anlatmayacak mısın ? "
" Hayır "
" Ne demek hayır ? Anlatacaksın ve gidip hesabını soracağız . Bu böyle olmaz . "
" Hesabını soramayız . Sen zaten bir şey yapamazsın . Ben tek kişi ne kadar karşı geleceğim ? Yine dayak yiyip geri gelirim . "
" Dayak yemiceksin . Bana söyle kim , neden yaptı bunu? "
" Gece gördüğün kızın eski sevgilisi yaptı . Kalabalıklardı . Kız benimle konuşuyor diye yaptı işte . Kızdan hoşlanıyordum felan . Sonra dün de tabi kız umursamadı . Olay bu . "
" Kahvaltı bittikten sonra o çocuğun yanına gidiyoruz . Hesabını soruyoruz . Tamam ? "
" Peki tamam da adını söylesen ? " diyip ensesini kaşıdı . Oha lan harbi adımı söylemedim çocuğa .
" Alse adım . Alse Uzay . Senin de Ersin miydi Eros mu neydi ? "
" Eris . Im sağol Alse . Yardımların için . Ayrıca seni daha önce hiç görmedim ? "
" Ah ! Evet dün taşındım . Bence bu kadar sohbet yeter kalkıp hazırlanalım da hesap soralım . "
" Dayak yiyip gelicez ama neyse . Hadi gidelim bakalım . "
Dediğine gözlerimi devirip kalkıp masayı toplamaya başladım .Masayı Erisle topladıktan sonra üzerimi giymeye odama gittim . Siyah bir dar paça pantolon , siyah bir batman baskılı t-shirt ve siyah adidas ayakkabılarımı giydim . Düz olan saçlarımı kahküllerimi tarayıp serbest bıraktım . Dolabımdan düz siyah erkek t-shirtlerinden bi tane alıp oturma odasına gittim .
" Eris ? Sana t-shirt getirdim . Dünkü kan olmuştu hep de . "
" Teşekkür ederim de Alse ben onu nasıl giyeceğim . Sol kolumu kaldıramıyorum biliyorsun . " Ben bunu tamamen unutmuştum ya . Ben giydiririm ne olacak ?
Yanına gidip kolunu kaldırmasını söyledim . Utana sıkıla kolunu kaldırdı bende üzerindeki kanlı t-shirtü çıkarıp yavaş yavaş benim verdiğim t-shirtü giydirdim . Ve tamamdır . Kanlı t-shirtü kirli sepetine atıp odama geçtim . Telefonumu , kredi kartımı anahtarlığımı ve bir miktar kağıt parayı telefon kılıfına koydum . Hepsini cebime sıkıştırdıktan sonra içeriye geçtim ve evden çıktık .
Erisle konuşa konuşa çocukların olduğu mahalleye gidiyorduk ve sanırım az kalmıştı . Eris bana belli etmemeye çalışsa da önden gidip beni korumaya çalışıyordu ve kavga etmeyeceğimi felan sanıyordu . Hayır kavga edecektim yetmeyip o kızı da dövecektim . Ben o kadar madalyayı , ödülü boşuna almamıştım değil mi ?
" Alse geldik . Karşıdalar bak . Hatta bize doğru geliyorlar . "
" Eris arkama geç ve sakın konuşma . Anladın mı ? "
" Olmaz öyle şey Alse . "
" Eris ! GEÇ şuraya . Yoksa seni de döveceğim . "
" Tamam be geçtik . "
Çocuklar dibimize kadar geldiğinde sırıttım ve tam karşıdaki çocuğa göz kırpıp gülmeye başladım . Çok eğlenceli bir gün olacaktı .

ŞİMDİ OKUDUĞUN
UZAYDAKİ GİZLER
Teen FictionSevgiden mahrum kalanların ruhlarında çok yara olur ve bu yaralar asla kapanmazlar. Hep bi yanın eksik kalır. Görüyordum, yaralarımı sarmaya çalıştığını. Ama ona anlatamıyordum ; bendeki yaralar çoktu, kapatmakla bitmezdi. İçimdeki minik Uzayın ka...