Yeniden Salon Havası

302 16 1
                                        

Akşam geç kaldığım için Ezgi beni beklemeden uyuya kalmıştı. Her sabah olduğu gibi yine onun yanında uyandım. Ayaz zaten hala uyuyor klasik Ayaz. Ezgiyi uyandırmadan kalktım ve Ayaz beyi uyandırmaya gittim. Her zamanki gibi fosur fosur uyuyor. Bu sefer stressiz bir şekilde onu uyandırmalıyım yoksa çocuk bir gün kalpten gidicek.

"Ayaz aga hadi kalk bak bu gün sana bir şey yapmıycam."

"Aga bırak uyuyayım biraz daha nolursun dün geç geldik zaten hala çok uykum var."

"Olmaz aga kalk hadi hem konuşuyorsun hemde uyuyorsun nasıl bir insansın oğlum sen ?"

"Aga bırak uyuyayım ya nolursun gözünün yağını yiyeyim nolursun."

"Tamam tamam sen yat hadi yine herşey bana kaldı."

"Sen ciddi misin ?"

"Af buyur anlamadım ?"

"Uyumama izin verdin Hakan iyi misin oğlum ? Bir şey olmadı dimi ?"

"Yok be oğlum ne olcak tamam uyu sen"

"Uyumuyorum lan sinirlerimi bozdun"

"Hasbin Allah uyandırsak uyuyacam der uyu desek uyumaz oğlum sen nasıl bir insansın ?"

"Sana bir şey olmuş ama neyse hadi kahvaltı hazırlayalım Ezgi hanıma benim de karnım aç zaten"

"İyi bari hadi elini yüzünü yıka sen ben mutfaktayım"

"Tamam aga gelicem hemen"

Ayaz nasıl bir tuhaf çocuk ya uyandırsak suç uyu desek ayrı bir suç ne yapsak yaranamıyoruz çocuğa. Mutfağa doğru yavaş yavaş ama sağlam adımlarla indim ve Ezginin en sevdiği peynirli yumurta hazırlamak için malzemeleri çıkardım.

Yumurtayı hazırlayana kadar Ayaz geldi o da yardım etti masayı hazırladı. Allahtan bu kadar yardım ediyor o da yeter bereket versin.

"Aga sen niye her sabah kahvaltı hazrılıyorsun Ezgi neden hazırlamıyor ?"

"Oğlum kafaya mı yedin sen bırak biz hazırlayalım kız rahat etsin ben iş yaptırmam zaten ona"

"Senin gibi sevgili bana da lazım ama kız versiyonun olsun lütfen erkek erkekeğe karşıyım ben"

"Oğlum sen bana mı halleniyosun ? Sana acilinden bir sevgili bulmak lazım ama kızlardan uzak tut beni Ezgi duyarsa asar beni"

"Sen uzak dur zaten ben bu yakışıklılığımla tavlıyamayacağım kız yok"

"Aha bak hele bak hareketlere bak nasıl da egoist nasıl da kendini beğenmiş bak sen laflara"

"Aga üzdün be niye diyon ki şimdi ?"

"Tamam oğlum tamam bir şey demedim bulursun sen"

"Saolasın ya çok güzel moral veriyosun yemin ederim"

"Hadi çok konuşma da şu kahvaltıyı halledelim"

Ne konuştu be koca karı gibi car car car başımın etini yedi valla.

Çar çabuk güzel bir kahvaltı hazırladık ve işin en tatlı yerine geldik Ezgiyi uyandırmaya. Yavaşça odaya gittim. Sessiz bir şekilde kapıyı açtım. Ya bir insan bu kadar mı güzel uyuyabilir ? Melek gibi uyuyor ya tam bir melek uyandırmaya bile kıyamıyorum. Yavaşça yanına oturdum ve yüzünü her yerine minik minik öpücükler kondurdum. Udfak bir tebessüm etti bu gülümsemesi o kadar tatlı ki anlatamam size bunu. Gözlerini hafif açıp bana.

"Günaydın bebeğim" dedi. Ses tonu harikaydı. Ya herşeyinle güzel olan benim için bir tek o var.

"Günaydın bebeğim senin için kahvaltı hazırladık hadi gelsene aşağıya."

"Tamam sevgilim geliyorum hemen"

Tuvalete doğru yürüdü. Yürüyüşü zombi gibiydi ama yine de çok tatlıydı benim gözümde.

Aşağı indiğimde herkes beni bekliyordu. Ayaz bana;

"Ezgi geliyor mu aga ?" dedi

"Gelecek şimdi aşağı tuvalete gitti" dedim

Ve Ezgi geldi. Saçı başı dağınık onları düzeltmeye çalışıyordu, gözleri uyumaktan şişmiş ve iki de bir esneyip duruyordu.

Ona tekrardan "günaydınlar prenses" dedim. Ayaz'da aynı şekilde "günaydın küçük hanım kahvaltıya gelme zahmetinde bulundunuz." dedi.

Sesimi yükselterek "Ayazz" dedim ve benim ne demek istediğimi anladı. Ezgi hiçbir şey söylemeden sofraya oturdu ve hep beraber güzel bir kahvaltı ettik.

Sofrayı topladıktan sonra ben salona gitmek için hazırlandım. Evet bugün uzun bir aradan sonra ilk defa salona gideceğim. Aslına bakarsanız gerçekten heyecanlıyım çünkü o ortamı, oradaki arkadaşlarımı gerçekten özlemiştim.

Ben salon için hazırlandıktan sonra Ezgiyi öpüp "tatlım ben salona gidiyorum 2 saat sonra seninle görüşürüz sende istersen bu süreçte dinlenebilirsin." dedim.

"Olur tatlım fakat dikkat et kendine daha fazla yumruk yemeni istemiyorum." dedi

"Senin bu kas kafalı sevgiline hiçbir şey olmaz sen merak etme." dedim ve evden çıktım.

Arabaya binip son sürat salonun yolunu tuttum. Salonun önüne geldiğimde adeta ilk gün ki gibi hissediyordum. Elim ayağım titriyor acaba salonda değişen ne oldu ? Kimler geldi ? kimler gitti ? gerçekten bunları çok merak ediyordum.
Ve evet artık salondayım. Bir insan salonun giril kapısını bile özler mi ? Özler evet. O eski tutma demiri, ittiğinde gıcırdayan kapı sesi, buğlu camını dahi özlemişim. İçeri girdim merdivenlerden inmeye başladım. Her bir basamak atladığımda kalbim yerinden çıkıcakmış gibi hissediyorum. İşte ilk gün ki heyecan buna denir. İşte sonunda içerdeyim her yerde tanıdık yüzler ve bir o kadar da yabancı yüzler. Yabancılar bu kim diye bakıyorken beni tanıyanlar hemen yanıma geldi.
"Oooo Hakan bey hoşgeldiniz burayı şereflendirdiniz" dedi bir arkadaş.
"Hoşbuldum dostum ben yokken buralar değişmiş torbalar falan yenilenmiş. Ee koç nerede ?" Dememe kalmadan omuzumda bir el hissettim ve dönüp baktığımda koç bana bakıyordu.
"Oğlum hoşgeldin hangi rüzgar attı seni buraya ?" Dedi.
"Poyraz" dedim.
"Espiri kabiliyetin hala düşük bakalım performansında düşük mü ? Doğru ısınmaya" dedi koç.
Bir insana daha bismillah ilk günden yapılır mı bu ? Başladım ısınmaya ilk önce salonun etrafında beş tur koştuktan sonra esneme hareketlerine geçtim. İyice esnedikten sonra biraz kum torbalarını yumrukladım daha sonra teker teker benimle maç yapmak isteyenleri tabi ki kırmadan kabul ettim.

Sağlam bir ısınmadan sonra gıcırdayan kapının sesini duydum. Kafamı merdivenlere doğru çevirdiğimde bir de kim gelsin ? Okulda mevzulu olduğum çocuk. İşte bu dünyanın en berbat hissi.

Evet arkadaşlar biliyorum bu bölüm baya baya geç geldi hemde çok fazla öncelikle hepinizden teker teker özür diliyorum. Yaklaşık 1 senedir zor bir süreçten geçtim bu nasıl zor süreç amk dediğinizi duyabiliyorum artık bu şekilde belirli bir aralıkla bölüm yayınlamaya devam edicem ve bu süreçte de bende hikayeyi baştan okuyacağım. Yaptığım yazım yanlışları olsun karakterler olsun hepsini tekrardan hatırlayacağım. Açıkçası karakterlerin bazılarını unuttum sayılır. Sizleri çok seviyorum keyifli okumalar

BOKSÖRBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin