Sevmeli,

37 5 1
                                        

"İnsan alıp başını gitmek istiyo bazen, sorgusuz sualsiz. Kimseye bir şey söylemeden sessizce. Ardında bıraktığını yada bıraktığıklarını zerre kadar umursamayarak. İşin ironik yanı ise yapamaz. Yada yapmaz.

Bir tokat ne kadar acıtabilir ki. Bu acı değilde; kalbini, içini nasıl bu kadar yakabiliyor ki?

Gözlerim dolarken her ne kadar kendimi akmamaları için zorlasamda yinede damla damla yerdeki yerlerini aldılar.

Sadece bir soru sordum 'Beni neden sevmedin? ' bu sorum da cevapsız kaldı. Bana iğrenerek baktığını farkediyorum. Biliyorum. Sustum. Arkamı dönüp dışarı çıktım. Ne kadar yürüdüm bilmiyorum. İşin kötü yanı ise şuan hiç bilmediğim bir şehirde, sonunu bilmediğim yollarda yürüyor olmamdı. Şimdiye kadar hiç bir şey bu kadar koymamıştı. Herşeye tamam da o adam yüzünden annemdem yediğim ilk tokat olması(derin bir nefes alıp) bilmiyorum. Çok koydu be. Sanki böyle nefes alamıyorum gibi geliyo (boğazına dokunup) burası varya burda kalıyo herşey. Yutkunuyorum geçmiyor. Çok acıyor. Geçer mi ki bu acı?

Ben hala onun eski küçük şımarık kızıyım ama o beni ne gözle görüyor bilmiyorum. Acıtıyo bu durum.
Dönmeyi istemiyorum. Eve nasıl dönerim onu da bilmiyorum. Bu durumdan nefret ediyorum.

Ağaçların arasında ki patika yoldan ilerlerken farketmiştim burayı ve işte bak yine buradayım.

Eski beni özlüyorum bazen. Masum küçük kızı. Sadece okuduğu kitapların sonunda ağlayan ya da bitmemesi için okumayan o küçük kızı. Keşke şimdi de tek derdim biten kitaplarım olsaydı (karşısında ağaçlarla süslenmiş uzayan yemyeşil dağlara bakarak derin bir nefes daha aldı).

'Bunu bana neden yaptınız ki? '

Arkasını döndü yavaşça kuzeninin orada olduğunu, onu takip ettiğini ve dinlediğini biliyordu. Ağlamaktan kızarmış gözleriyle, bağırmaktan kısılmış sesiyle tekrar sordu.

'Bunu bana neden yaptın?'

Geçmişin İzleriHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin