ecekader_23 bu bölüm sana ithafen....
#Akşam
Nisanla Sinan sahile gitmiştir.İkiside hala öğlenki olayın şokunu yaşıyordur.
Nisan:Sinan
Sinan:Efendim
Nisan:Bence daha fazla üzülmeyelim.Sonuçta ona bir söz verdik
Sinan:Haklısın.Gel bi sarılayım sana.Azıcık içime huzur solıyım.
Nisan gülümseyerek Sinan'a sarılırNisan:Sinan üzülmiceksen bana çocukluğunu anlatsana.
Sinan:Düşünceli sevgilim benim.Hmm mesela sen Abidinle benim nasıl tanıştığımı biliyor musun?
Nisan:Hayır ama merak ettim
#FlashBack
Sinan okulun bankında oturmuş müzik dinliyordur.
Abidin:Sinan Akyürekli sen misin?
Sinan:Evette niye ki?
Abidin:Sena'yı niye ağlattın?
Sinan:0 beni seviyor ama ben onu sevmiyorum bunu ona söyleyince ağlamıştır
Abidin:Başka bişey olmadı yani?
Sinan:Hayır olmadı.Ben onu kardeşim olarak görüyorhm
Abidin:Aferin be.Yalan söyleseydin ağız burun dalacaktım.Sinirimi senden çıkarmış olurdum
Sinan:Sen Sena'nın en yakın arkadaşısın demi?
Abidin:Evet o benim olmayan kardeşim gibi.Onu üzeni üzerim.Ama sen farklısın
Sinan:Benim de kardeşim olur musun? Yada beni de kardeşin yerine koyar mısın?
Abidin:Kardeşim oldun bile kardeşim
Sinan:Eyvallah kardeşim
#Flashback Son
Sinan:İşte böyle.O günden beri kardeşiz.O Almanya'ya gidince konuşmadık.
Nisan:Sinan biliyorum fazla oluyorum ama babanı hiç suçlamadın mı?
Sinan:Niçin?
Nisan:Biz taşındıktan sonra Türkan Anne öldü, baban seni suçladı annenin senin öldürdüğünü düşünerek.Ve bırakıp gitti sizi.Annesiz kalmışken baban seni ve Can'ı öylece bıraktı.Senin çocukluğunu,gençliğini, hayallerinizi, umutlarınızı da alıp gitti beraberinde.Hiç mi suçlamadın Serkan Baba'yı?
Sinan:Baba? Ne garip dimi Nisan? Ben benim öz bi öz olan babama baba demeye zorlanırken sen diyorsun ve sen anne babana "anne baba"diyemezken ben diyorum.Aslında ben babamı ilk gördüğüm zaman affedicektim ama Selin engel oldu.Daha kim olduğunu bilemeden engel oldu.Daha doğrusu olmuştu.Selin hayatımıza girince biz tam bi aile olduk.Sadece sindiremiyorum.Benim bildiğim, sevdiğim Serkan Akyürekli değil şimdiki adam.Ablamı borcu için satmış, Can'ı sevgiye aç bırakmıştı
Nisan:Peki sen? Seni neye mecbur bıraktı Sinan?Hakediyor muydun? Sen çocuktun Sinan ama baban değildi.Size sahip çıkıp hem anne hem baba olamadı
Sinan:Bunlaruı bende biliyorum.Ama napıyım Nisan? O benim babam ve ölmek üzere.Eğer Selin olayını öğrenmemiş olsam bi saniye durmaz babam diye sarılırdım ama o benim ablamı bizden ayırdı.Annem ablamı bi kerecik bile göremeden gitti bu dünyadan.Selin ise ne babamızı ne annemizi biliyor.Canla biz en azından onları gördük, sevgilerini tattık.Ama Selin hiçbirini yapamadı.Bumca yıl hayatı yalan üvzerine kuruluydu hayatı ve bi anda herşeyi öğrendi.Ablam istese bizi görmezden gelip hayatına devam ederdi ama yapmadı o bizi seçti.Şimdi Nisan soruyorum sana; Babanı görmezten gelip hayatına devam etmez miydin?
Nisan:Devam ederdim.
Sinan:Nisan hayatım biliyorum benim bizim iyiliğimizi istiyorsun.Mutlu olmak, her an bişey olucak korkusuyla yaşamamak istiyorsun ve haklısın da.Ailelerimiz yok bundan sonraki hayatımızda ama bu olmıcak anlamına gelmiyor.Sen benim ailem oldun ama resmi olarak olucaksın da.Sen artık Sinan Akyürekli'nin biricik dünyalar güzeli karısı Nisan Akyürekli olucaksın.Sonra da küçük küçük Nisanlar Sinanlar olucak
Nisan:Olucak dimi? Sinan yanlış anlama ama ben bir an önce evlenmek istiyorum. Artık Akyürekli olmak istiyorum
Sinan:Ben de istiyorum hayatım her sabah seni görerek uyanmak ama azcık daha sabretmeliyiz.Şu işleri yoluna koyalım hemen evlenicez
Nisan:Sinan iyiki hayatıma girmişsin
Sinan:Sende bitanem.Yeter artık bu kadar duygusallık siz nasıl tanıştınız Abidinle?
Nisan:O benim tüm hayatım.Bizim aramızda 1,5 ay (Aslında 3 yıl var.Duygu 84 doğumlu, Sertan 87)var.Bizim ailelerimiz aile dostuydu.Biz ortaokul 7'ye kadar birlikte okuduk.Sonra ben başka okula gittim ama biliyorsun ki o okuldan atılmıştım.Yaz tatilinde biz İzmir'e taşındık.Ben liseyi orda okuyordum ardından Abidin geldi.Orda Bükre ile tanışıp aşık oldular.Lise sona kadar herşey güzelken Bükre aniden gidince Abidin yıkıldı.O hayat dolu, etrafa mutluluk enerji saçan Abidin gitti.3,5 ay sürekli ya ben ona giderdim ya o bize gelirdi.Dertleşirdik, yeri geldiğinde abimden daha fazla abilik yapardı.Hala da öyle aslında.Fatma Teyze Almanya'da yaşıyor.Abidin de bi süre kaldı sonra geri geldi zaten.
Sinan:Ne güzel.
İkisi de suskunlaşır.
Falcı:Ahh güzel kızım bakayım mı falına?
Nisan:Yok ablacım sağol.
Falcı:Sen ver elini bana
Nisan istemeyerek elini uzatır.
Falcı:Kızım sen son zamanlarda hem çok üzülmüş hem de çok sevinmişsin.Hayatına hayat katacak yakışıklıyı da bulmuşsun.Esmer, yakışıklı, böyle boylu posunu birini hemde.Sakın kaçırma bu çocuğu.3 vakte kadar hayırlı haberler alıcaksın.Ve bir anda hayatın düzelecek.Ama unutma ki bu dediklerim gerçekleşse de sen kendini bulutların üstünde sanma.Çünkü burada tam burada senin mutluluğunu kıskanan, sana kötülükler yapabilcek biri var.Kumral, güzel, uzun bir kız.Sen bu yakışıklıya sahip çık elinden almasına izin verme
Nisan:Sağol ablacım
Falcı:Şşt yakışıklı al bakıyım şu gülü de güzel kızım mutlu olsun
Sinan:Eyvallah.Borcumuz ne kadar?
Falcı:Siz birbirinize her zaman aşklq bakın yeter diyip gider
Sinan:Dünüm, bugünüm, yarınım ve geleceğim sizden daha güzel olmayan ama sizin gibi kokan bu gülü kabul eder misiniz?
Nisan:Memnuniyetle
Nisanla Sinan birbirine sarılmış denizin dalgasının kıyıya her vuruşundaki sesi dinliyor
Sinan:Anne babanı affedicek misin? Yada affedebilecek misin?
Nisan:Bilmiyorum.Herşeyi unutmak istiyorum, tüm yaptıklarını geri de bırakmak ama bişey engel oluyor
Unutmak! Herkes kafasından bişeyleri silmek ister.Ama mümkün değildir.İnsan ha diyince hiçbişey olmamış gibi davranamaz ki eğer davranıyorsa çok acılar çekmiştir.Herkes kötü anıçarını unutmak, silmek hatta yok etmek ister.Sadece güzel anılarını düşünürler.Ama aslında şöyle bir gerçek var.
İnsan acılarından ders almazsa eğer bir gün illa aynı hatayı yapar.İnsan geçmişinden doğar geleceğine.Geçmişine bakmayan geleceği hayal edemez.O yüzden bırakın iyi anılarınızı, kötü anılarınızı unutmaya çalışmayın.Yüzleşin
Sinan:Peki noldu bugün o kafede?
Nisan biraz duraksar, gözleri yavaş yavaş dolmaya başlar
Nisan:Ne kadar inkar etsem de ben onlarsız eksiğim.Bugün ben kafede bişeyler içecekken karşıma oturdu.Buraya kadar tamam.Bizi mi takip ediyorsun dedim evet dedi bende niye dedim siz benim çocuklarımsınız dedi bu da tamam hatta benim hoşuma gitti ama ben kavga çıkardım o da en sonunda dayanamadı ve bana tokat attı
Nisan'ın sesi sonlara doğru kısılmıştı.
Sinan ise sadece denize bakıyordur.
Bazen sessizlik en iyi şeydir.Susmak hem kendini hem de karşındakini yormaz.Ayrıca konuşmadan anlaşılamayacağını kim dedi? Bir insan ağızıyla yalan söyler ama gözleri tam tersini söyler.Sen ise gözlerine inanırsın çünkü gözleriniz konuşmadan herşeyi anlatabilen bi şeydir.
Sessizlik aslında bi insanın çığlığıdır,
Haykırışıdır
Anlatamadıklarıdır
Sinan:Bitanem gel gidelim seni bi yere götürücem
İkisi birlikte banktan kalkıp yavaş yavaş ilerlemeye başlar
#AyCan
Ayça:Can Serkan Hoca'nın verdigi ödev neydi ya?
Can:Hangisi? Adam her gördüğümüzde ödev veriyor
Ayça:Hah hatırladım.Bizim şu kompozisyon işi vardı.Halledelim yoksa ben dersten kalıcam
Can:Yazalım da hangi konuda? İkimiz o zaman sinirliydik şimdi
Ayça:Buluruz elbet
Ayça bir köşeye, Can bir köşeye geçmiş , önlerinde bembeyaz tertemiz bir kağıt o kağıdı mürekkebiyle bulandırmak isteyen kalem vardır.
Bir süre düşünürler.
AyCan:Buldum
Ayça:Yazdıktan sonra okuruz
İkisi de aynı anda başlarlar cümlelerine
Belki bu yazdıkları düşündükleri değil de yaşadıklarıdır.Ya da yaşamak isteyip yaşamadıklarıdır.
#CanEr
Eray:Biliyor musun İstanbul?Ailem kadar sevdiğim bir kız var.Aylar önce terk ettim ama o beni affetti.Başkaları olsa da affederdi ama sırf param için.Fakat Cansu başka.Beni ben olduğum için seviyor.İster fakir ister zengin olayım o beni seviyor.Herşeye rağmen seviyor. Peki ben bunu hakediyor muyum? Hayır.O bana herkesin aynı olmadığını öğretti, o bana sevgiyi öğretti, aşkı öğretti.Ben ise tam mutlu olunacağı zaman yıkılacağını öğrettim.Kesinlikle ben onun sevgisini haketmiyorım.Onu seviyor muyum? Ömrümün sonuna kadar evet.Kalbimin yettiğince, aklımın erdiğince, aklımın emriyle son nefesime kadar seveceğim.Ben onu çok seviyorum. SENİ SEVİYORUM CANSUUU
Diye bağırır sonlarında.
Cansu:Ey denizin mavisinde onun gülüşünü, gökyüzünün mavisiyle yüzünü hatırlatan İstanbul o benim sevgimi son zerresine kadar hakediyor.O benim diğer yarım, ben onsuz eksik kalırım.Ben de onu çoook SEVİYORUM...
SENİ SEVİYORUM ERAYY
Diyip o da bağırır.Sonra birbirine sarılırlar.Eray ise küçük bir tebessüm ile Cansu'yu öper
#NisSin
Nisan:Niye geldik ki buraya?
Sinan:Biliyorsundur Galata Kulesine ilk çıktığın kişiyle evlenirmişsin
Nisan:Demekki birbirimizin ilki olarak çıktık
Sinan:Galatayla Kız Kulesinin aşkını biliyor musun sen?
Nisan:Bikaç şey duydum.
Sinan:Ben sana anlatayım.
Kız kulesi boğazında yapayalnız duran bütün güzelliği, ihtişamı ile olan.Nice aşklar görmüştür ama kendisi hep yapayalnız kalmıştır.Kendini iyice karanlığa iten Kız Kulesi karşısına inşa edilmeye başlayan Galata Kulesine aşjk olur.Galata Kulesinin inşası bittikten sonra İstanbul'a karşı heybetli ve kudretli bir duruşu varmış.Kız Kulesi bu yakışıklıyı uzaktan seyrederken zaten ilk gördüğü günden beri aşık olan Galata Kulesi de bakıyordur nazlı sevdiğine.İkisi de birbirleriyle konuşmak, aşklarını itiraf etmek istiyormuş.Ama mümkün mü? Arada koca bir deniz var.Bir gün Hezarfen Ahmet Çelebi çıkmış Galata Kulesine.Burdan Üsküdar'a uçmak istediğini anlatmış bu dertli aşığa.Galata Kulesi de yıllardır sevdalısına yazdıklarını götürmesini istemiş.Hezarfen dayanama ış ve kabul etmiş.Galata'nın yazdıklarını koymuş koynuna uçmaya başlamış.Galata merakla beklerken adamın gidişini, bir anda koynundakiler düşüvermiş denize.Galata Kulesi üzülmüş bu duruma.Ama o masmavi deniz hırçın dalgalarıyla Kız Kulesine iletmiş Galata Kulesinin yazdıklarını.Kız Kulesi sevinmiş hissettiklerinin karşılıksız olmadığı için.Kız Kulesi gün geçtikçe daha da güzel parlıyormuş.İki aşık yıllardır birbirlerini gördükleri halde kavuşamamışlar.Ama aşklarından vazgeçmemişler.Önemli olan aşka aşık olmaktır.Kavuşamasalar da aşkına sadık kalmaktır aşk
Nisan:Ne güzel bir hikaye.Bende bir tane hikaye biliyorum.
Sinan:Anlatsana
Nisan:Uçsuz bucaksız bir çölün ortasında "Sevgi Ağacı"varmış.O ağacın orda nasıl yetiştiğini merak ediyorsundur.O ağaç sevgi ile mutluluk ile büyürmüş.Çölde su ve gerekli mineraller bulamayacağı için sevgiyle büyümeye başlamış.Sevgi Ağacı'nın kalp şeklinde yaprakları ve serin gölgesi vardır.Yorulmuş olan o gölgeye oturur dinlenirmiş
Bir gün o gölgenin altına küçük bir tilki yatmış.Çok yorulmuş.Diğer hayvanlar Sevgi Ağacı'nın tilkiyi iyileştireceğine inandıkları için endişelenmemişler.Sevgi Ağacı da hayvanları onaylar gibi kalp şeklinde yapraklarını Tilki'nin üzerine doğru eğmiş.İlk başta ayaklarını hafif hareket ettirmiş ardından tamamen iyileşmiş.Ama tilki hainlik etmiş bu dostluğa.Hayvanların arasında durarak birinin söylediğini ötekine bire bin katarak anlatıyormuşü.Hayvanlar artık birbirine sevgi ile değil öfkeyle bakıyormuş.Tilki de sevinmiş dostluklarını yıktığı için.Sonuçta onları tek tek tuzağa düşürüp yemek istiyormuş.Hayvanların arasında ne sevgi ne güven kalınca beslenemez olmuş Sevgi Ağacı. Önce yaprakları küçülmüş, sonra git gide gölgesi azalmış.Dalları zayıflamış ağacın.Tilkinin tuzak kurduğunu gören hayvanlar kaçışmaya başlamışlar her bir tarafa.Sevginin yerini korku almış artık.Korkan kuş öter mi? Ötmez.Bu durumu gören 3 fare aralarında plan yapmış.Gölgenin altında yatan tilkiyi uyandırmadan kızgın çölün kumlarına yatırmışlar.Güneş de hemen yakmaya başlamış.3 fare hemen konuşmaya başlamış diğer hayvanlarla.Sarılın barışın demişler. Hayvanlar homurdanarak kabul edip barışmışlar.Birbirlerinden özür dileyip utanç gözyaşları dökmüşler.Sevgi Ağacı kana kana mutluluk içmiş ve eski haline geri dönmüş.Hayvanlar bitanecik ağaçlarını korumak istemiş.Kuşlar ise Sevgi Ağacı'nın tohumlarını her yere serpişmişler.
Nerde el ele gezen, kalplerinde kötülük olmayan, birbirlerine sevgi ile bakan çift görürseniz emin olun orada Sevgi Ağacı vardır.
Sinan:Baya güzelmiş hikaye.Nerden öğrendin sen bunu?
Nisan:Babam anlatırdı
Nisan gene bir hüzünlenir.
Sinan:Şşt hadi gidelim.Üşümüşsün belli
Nisan:Sinan sana sarılırsam geçer mi acılarımız, diner mi ağrılarımız?
Sinan:Geçmez belki ama diner en fazla izi kalır.
Nisanla Sinan birbirine sarılır.
Sinan:Hadi gel
Birbirlerine sarılı bir biçimde yürümeye başlar
#BükAb
Bükre:Ben hala inanamıyorum ya.3 gün sonra evleniyoruz
Abidin:3 gün sonra evleniyoruz da Nisan beni kesecek.
Bükre:Evet bize kızacaklar ama sonuçta bizim mutlu olmamızı isterler.
Abidin:Orası öyle de.Neyse ben bi arıyım da bir araya toplanalım
Abidin cebinden telefonu çıkarır.
"KIVIRCIK BACIM"ı bulup aramaya başlar
Nisan:Efendim
Abidin:Kanki nerdesin sen?
Nisan:Sinanla dışardayız.Noldu? Abidin:Kanki herkesi çağırıp Umut Kafeye gelsenize
Nisan:Tamam.Yarım saate geliriz
Abidin:Görüşürüz diyip telefonu kapatır
#SelOk
Selin:Of başım çatlıyor.
Okan:Benim de.
O sırada Selin'in telefonu çalar.
"Pozitif Enerjim"arıyor
Selin:Efendim Bükre
Bükre:Yarım saate Umut Kafeye gelir misiniz?
Selin:Tabii de bişey olmadı demi?
Bükre:Yok hayır.Gelin ama mutlaka
Selin:Tamam diyip telefonu kapatır.
Okan:Ne diyor?
Selin:Yarım saate Umut Kafeye gelsenize diyor
Okan:Niye ki?
Selin:Bilmiyorum
#AyCan
Ayça:Ve bitti.Ayy kollarım koptu Can.Seninki bitti mi?
Can:Az kaldı
O sırada Ayça'nın telefonu çalar
"Ablamm♥"arıyor
Nisan:Alo napıyorsun ablacım?
Ayça:Canla ödev yapıyoruz
Nisan:Hmm daha çok mu?
Ayça:Yok bitti sayılır.Niye ki?
Nisan:Abidin yarım saate Umut Kafeye gelsenize dedi de hepimizi çağırıyor
Ayça:Tamam abla.Biz 15 dakikaya çıkarız
Nisan:Tamam diyip telefonu kapatır
Can:Nolmuş?
Ayça:Abidin Abi bizi çağırmış.Ben 15 dakikaya çıkarız dedim ama bitti mi işin?
Can:Bitti bitti.Ortalığı toplayalım bi çıkarız sonra
Yarım Saat Sonra
Bükre:Yemin ediyorum evlilik telaşından fazla Nisan' ın gazabından korkuyorum
Abidin:Neyse sakin olalım geliyorlar hepsi.
Bükre:Bu ne ya?Hepsi aynı anda geliyor.Yemin ediyorum biz evlenemeden ölücez baksana sanki öldürme timi kurmuşlar.Adı da ABÖT
Abidin:O ne ya öyle?
Bükre:Abidinle Bükreyi Öldürme Timi
Abidin:H-ho-hoşgeldiniz
Sinan:Abidin iyi misin?
Abidin:İyiyim ya.Neyse oturalım
Hep beraber masaya otururlar.
Okan:Ee bize söyliceğin şey ne?
Bükre:Şey o mu? Şey o ya demi Abidin?
Abidin:Burası sıcak mı oldu ne?
Nisan:Ağzınızdaki baklayı çıkarsanız
Abidin:Çokta önemli bişey değil
Bükre:Ne demek çokta önemli değil?
Abidin:Hayatım sakin olsana zaten az sonra ölücez bence sus
Bükre:Ayy şey doğru.Neyse sipariş verelim
Garson:Buyrun ne alırdınız?
Sinan:Ben çay istiyorum
Okan:Türk kahvesi
Selin:Salep
Ayça:Nescafe
Can:Latte
Nisan:Ihlamur
Abidin:Bizede 2 tane buz gibi su
Garson:Tabii efendim
Bükre:Nisan neyin var?
Nisan:Yorgunum biraz
Bükre:Pek inanmadım ama sonra konuşuruz
AbidinİçSes:Allahım sen bize yardım et.Nisanla Ayça kesin beni 99 yerimden bıçaklayıp, boğazımı kesip, cesedi de dereye atacaklar
Garson:Buyrun efendim
Herkes içeceklerini alır.
Ayça:Abidin Abi artık anlatsan
Abidin:Bakın söylediğimde bizi öldürmeyin
Bükre:Lütfen yani! Benim 3 gün sonra düğünüm var ya-
Herkes pörtlemiş gözlerle ve ağızlarındaki sıcak içecekleri püskürterek Bükre ve Abidin'e bakıyordur
Nisan:Ne demek 3 gün sonra düğünüm var?
Ayça:3 gün?
Sinan:Düğünüm?
Okan:Var düğünüm 3 gün sonra?
Can:Hakkaeten 3 gün sonra ne ya?
Nisan:Hemen açıklayın.Biz bu kısa sürede nasıl hazırlanıcaz? Düğün mekanı, çiçeği, arabası, damatlığı,gelinliği tırı vırı bir sürü şey var.Nasıl hazırlanıcaz biz? Ayrıca bunun kınası var.Ayy delirtceniz mi siz beni?
Bükre:Nisan sakin ol.Bizim herşeyimiz hazır.Cuma günü kına, cumartesi düğünüm var.Ayrıca bu olanlardan herkesin morali bozuk biraz olsun düzelir belki.
Abidin:Ya siz sadece davetiye dağıtmaya yardım etseniz
Sinan:Ederiz etmesine de çok ani olmadı mı?
Abidin:Aslında öyle bir niyetimiz yoktu ama sonra kendimizi burada bulduk
Nisan:Peki.Dediğiniz gibi olsun ama biz kına işini ne zaman halledicez?
Sinan:Umarım bekarlığa veda olucaktır
Abidin:O işi yarın halledicem
Okan:Siz çok yorulmuşsunuz bugün.Yarın gelmeyin işe.Şefe söylerim.Can siz yarın Erayla ayarlayın mekanı falan.Sinan bizde senle davetiyeleri dağıtalım
Bükre:Kına için sadece mekan lazım.Annemler bu akşam yola çıkıcaklar.Annemle Gökçe halletmişlerdir şimdiye kına malzemelerini
Nisan:Selma Teyze kızmadı mı?
Bükre:Başta şaşırdılar ama sonradan sevindiler.Lise yıllarında ailelerimiz tanıştığı için sorun olmadı.
Abidin:Lise 3'ün ortalarında ailelerimiz tanıştı bizde o gün söz verdik.Biz Bükreyle her ne koşulda olursak olalım evlenicez dedik ve biz onlardan habersiz evlensek bile asla yüzümüze bakmamazlık yapmıcaklar
Bükre:Aradan 6.5 yıl geçti hem biz hem onlar sözünü tuttu
Ayça:Fatma Teyze ne zaman gelicek?
Abidin:Yarın öğlen
#CumaGünü
Nisan:Bükreeğğğ kalk hadiiii
Bükre:Ya Nisan git uyucam ben
Nisan:Bugün kınan var.Biliyorsun dimi?
Bükre:Ohoo akşama çok var.Uyucam ben
Selma:Bükre kalk yoksa terliği yersin
Bükre:Uyumak istiyorum.Dün çok yoruldum.Baklava, börek,yemek, temizlik derken bütün işeri bana yıktınız.
Selin:Sen gelinsin
Bükre:Off Selin ya
Selin:5 dakika içinde hazır olmazsan suyun kaldırma kuvvetini üzerinde uygularım
Bükre:İyi be gidin odamdan üstümü değiştircem
#Erkekler
Abidin:Herşey hazır mı?
Sinan:Hazır abi herşey.Bak sabahın daha 10'u ve biz daha kahvaltı yapmadık
Okan:Sinan haklı.
Can:Siz gidin abi biz Erayla burada kalırız
Eray:Biz bişeyler atıştırdık siz gidin kahvaltı yapın
Abidin:Aksilik çıkarsa arayın
Can:Tamam
#Kızlar
Selin:Bükre seni öldürsem mi? Kalk artık.İlk yataktan şimdi kahvaltıdan kaldıramıyoruz seni.Bükre farkında mısın? Gelin sensin heyecan sıfır sende
Bükre:Amann ne heyecanı olucak ya? Zaten git küaföre saçını yaptır gel kına başlıcak zaten
Nisan:Ayy ruhsuz bu ya
Bükre:Yarın görcem ben sizi.Düğün yemeğinde de heyecan yaparsınız
Ayça:Haklı
Selma:Bükre kalk gız yerinden yeminle geliyor terlik
Fatma:Güzel kızım benim
Bükre:Fatma Anne.Hoşgeldin
Fatma:Hoşbulduk kızım hoşbulduk
Bükre:Ayperi Anneanne ile Fatih Baba nerede?
Ayperi:Burdayız yavrum
Bükre:Hoşgeldin anneannem
Ayperi:Hoşbuldum güzel evladım benim.
Fatih:Babaya sarılmak yok mu?
Bükre:Olur mu Fatih Baba?Sen de hoşgeldin
Fatih:Hoşgördüm kızım
Selma:Fatma nerde kaldın sen?Gözüm yollarda kaldı
Fatma:Bilet bulamadık bide konu komşu akrabalara duyurucam derken anca nasip oldu dünürüm
Ayperi:Herşey hazır mı?
Selma:Hazır Ayperi Teyzem
Selin:Hihh! Bükreğğğ geç kalıyoruz
Nisan:Ben bi Sinan'ı arıyım
"SOL YANIM"ı aranıyor
Sinan:Efendim huzurum
Nisan:Sol Yanım napıyorsunuz?
Sinan:Erkek tarafı olarak kahvaltı yapıyoruz
Nisan:Hmm peki.Sizin bekarlığa veda nerede olucak?
Sinan:Abidinlerde.Demin düğün mekanındaydık
Nisan:Hmm peki.Bizde kuaföre gidicez şimdi görüşürüz
Sinan:Görüşürüz hayatım
#Kuaför
Eşref:Hoşgeldiniz
Selin:Hoşbulduk. Yalnız abi bizim işimiz acil.Şu sarışın olan gelin ama bugün kınası var sana söylemiştim zaten
Eşref:O zaman başlayalım
...........................................
#Erkekler
Abidin:Olum ben çok heyecanlıyım
Okan:Daha dur olum.Asıl yarın ölücen heyecandan
Can:Moral bozmak gibi olmasın ama yarın düğün yemeği var.
Eray:Nolcak canım? En fazla yorgunluktan ölürüz
#Akşam
Selma:Sonunda gelin oldun gidiyon
Bükre:Off anne ya.Ağlama bak ağlarım
Fatma:Misafirler yavaş yavaş geliyor hadi biz inelim
Selma:Evet hadi inelim
Selma ve Fatma Hanım aşağı iner.
Nisan:Sonunda hayal ettiğin güne geldin.
Bükre:Hayalini kurduğumuz Nisan
Nisan ve Bükre sarılır
Selin:Çok güzel oldun bitanem ama yarın daha güzel olucaksın
O sırada Bükre'nin telefonu çalar
"Herşeyim"arıyor
Bükre:Efendim
Abidin:Napıyorsun?
Bükre:Kızlarla ağlama noktasına ulaştık az sonra aşağı inicez.Siz?
Abidin:Bizde toplandık erkek erkeğe pes atıyoruz.Babamlarda nasihat veriyor
Bükre:Seni seviyorum herşeyim
Abidin:Ben de seni seviyorum canımın içi
Bükre telefonu kapatır
Ayça:Hadi aşağı inelim
5 kız aşağı iner
Fatma:Otur bakalım kızım
Selma:Nisan müziği aç
Yüksek yüksek tepelere
Ev kurmasınlar
Kızlar etrafında dönmeye başlar
Selma:Kızıma iyi bak olur mu?
Fatma:Bakıcam o benim de kızım
Selin:Nisan kapat müziği.Gelinimiz ağladı
Selin Bükre'nin avuçlarına kına sürer.Kaynanası ise altın koyat ve kapatır
Cansu:Açın ordan oynak bişeyler
#Erkekler
Abidin:Sinan haksızlık yapıyon ama
Sinan:Hiçte bile lan
Okan:Tamam lan sabahtan beri kavga ediyonuz yetti.
Fatih:Noluyor oğlum? Neyi paylaşamıyorsunuz?
Abidin:Yok bişey baba ya
Fatih:Abidin
Sinan:Ben bir hava almaya çıkıyorum
Sinan bahçeye çıkar
Abidin:Ben de gidiyorum yanına
Abidin de peşinden gider.
Sinan:Ne ara büyüdük lan biz?Daha dün değil miydik hayaller kuran?
Abidin:Büyüdük kardeşim
Sinan:4 harflidir hayat
Abidin:Umut unut ölüm
Sinan:Küçüktük geleceğe dair umutlarımız vardı
Abidin:Yaşıyoruz o umutlar yerini unutlara bırakıyor
Sinan:Sıra gelicek illa ölüme.Ölücez be kardeşim
Abidin:Boşuna demedik 4 harflidir hayat diye kardeşim
Abidin ve Sinan sarılır
Okan:Satışlardayız gene
Can:Bir fotoğraf çekinelim

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Hayat Başlar
FanficYaramın ilacı, mutluluğumun gülümsemesi, mutsuzluğumun gözyaşı ol.Ama hayal kırıklığımın kırığı olma beni onla yaralama.Olur mu?