Final

207 7 0
                                    

Üzerimdeki gelinleğe baktım. Bu karar doğrumuydu... Evlenmelimiydim? Onu mutsuzluğa ve yanlızlıga terk etmelimiydim? Bilmiyorum?!
Çok güzel olmuştum doğrusu. Ama rengim soluktu,eskisinden...
Gözlerimin altındaki morluklar kapatılmıştı
Ama çok güzel görünüyordum.
Üzerimdeki bem beyaz gelinliğe baktımm... Beyaz..
Hayatım olan gelinlik belkide kefenim olurdu..
Beni düşüncelerimden ayıran
Kuzeyin o muhteşem sesiydi.
"Çok güzelsin"dedi...
Aynadan ona bakıyodum. Yanıma gelerek ,belime kollarını sardı. Aynada buluştu gözlerimiz. Kokusunu çektim içime,o da çekmişti bir ömür saklayacakmış gibi...
"Gidelim"dedim. Fısıltı şeklinde.

*****

Düğün masasına oturduk. Her taraf çok güzledi. Tüm akrabalarımız gelmişlerdi. En ön sıralarda canımdan can olan arkadaşlarım vardı. Ha birde babam.. Her kesin yüzü gülüyordu. Sonra bakışlarık ay yüzlüme kaydı. Ne de güzeldi gözleri...

Bir an gelen sıcakla elim enseme gitdi. Bir tuhaflık vardı sanki. Umursamadım doğrusu...
Nikah memurunun Kuzeye seslenmesiyle
Gelen baş ağrısını es geçerek Seslere kulak verdim.
"Siz Kuzey Korkmaz Asya Başeğmezi karınız olarak kabul ediyomusunuz?"
Kuzeyin bakışları bana kayınca kendimi toparlamaya çalıştım
İlk kaşları çatıldı. Bakışlarında endişe vardı. Güven verircesine,iyiyim dercesine elini sıktım.
Dudaklarıma zorda olsa gülümseme kondurduğumda içi rahatlamıştı.
Mikrafona eğilerek
"Sonsuza kadar evet!"
Dedi o güsel sesiyle. Etraftan alkışlar gelince dudaklarımda küçük bir gülümseme oldu.
Her taraf buğulaşıyordu. Sesler kesiliyodu bazen. Alkış seslerini yarım yamalak duyuyordum.  Nikah memurunun sesi geldi kulaklarıma. Boğuktu ve duyamıyordum. Beynimin içinde bir şeyler patlıyordu sanırım.

"Siz Asya Başeğmez, Kuzey Korkmazı kocanız olarak kabulnediyormusunuz?"
İnsanların bana baktığını biliyodum. Cevabımı duymak istiyolardı.
Ne dediğini anlıyordum. Ama sesim çıkmıyordu sanki. Beynimden bir şeyler akın ediyodunsanki.
Burnumdan akın eden sıvıyla elim burnuma gitdi.
Kan!
Etraftan duyduğum çığlık sesleriyle birlikte bedenim soğuk betonla bütünleşmişti.
Gözlerim kapanıyordu.
Yanıma yaklaşarak ellerimi tutan kişi Kuzeyden başkası değildi.
Ağzıma açarak "E-Evet-dedim. Kesik kesik- Sonsuza kadar evet!"
"Hoşcakal!"
Son gördüğüm o tapılası gözlerdi. Son duyduğum sesse en sevdiğim sesti.
"Asya hayır! Asya beni bırakamazsın!"
"Asya bu kadar çabuk değil!"

3 yıl sonra...

"Nesrin,Asya nerde?"

"Odasındaydı en son Kuzey abi"

Asyanın odasına doğru ilerledim.
"Napıyomuş benim Asyam burda bakalım?"

Kuçuk Asyam bana diğru atılmaya çalışıyordu.
"Kuçağımamı gelmek istiyosun?"
"Eeevvett"

Gülümseyerek onu kucağıma aldım ve oyuncaklarının yanına bıraktım. O orda tatlı- tatlı oynarken. Gözlerim zeytin yeşili gözlerine dokundu.
O gözler.. Her baktığımda sonsuzluğumu görüyordum onda. 

Geçmiş

Asya öldükten sonra eve kapanmıştım. Kimseyle konuşmuyordum.
Bir gece Nesrinin sesini duydum. Penceremin önünde beni çağırıyodu. Onu görmeyeli uzun zaman olmuştu.
İlk kez kapımı birine açtım.
"Nesrin? İyimisin?"

Nesrin kafasını sallayarak
"İyiyim Kuzey abi. Sadece- diyerek elindeki zarfı bana uzatdı- bunu Asya ablam bana bir şey olursa Kuzey abine verirsin demişti"
Asya ismini duyunca donakladım. Sonra cabucak elinde zarfı aldım ve Nesrini içeriye aldım.

Nesrin içerde oyalanırken.
Zarfı açtım. Bu bir metubdu!



Merhaba!
Çokmu garip oldu. Nasıl başlayacağımı bilmiyorum.
Sevdiğimm,bu mektubu okurken
Ben çok uzaklarda olucam.
Gidiyorum sevdiğim. Sana beni bağışlayan Rabb'ime gidiyorum. Gidiyorum sevdiyim,bırakıyorum artık seni. Sen benim sonumsun. Sonsuzluğumsun. Sonsuzluğumu bırakıb gidiyorum. Aşkınla kanat çırpıb gidiyorum. Aşkımız daim olucak. Üzülme! Ağlama! Unutmak,sen her ağladıkca bende ağlarım. Sonsuzluğum benim... Yaşayamadığım ömrüm ömrüne yazılsın. Ben aşkımızı kendimle götüremem. Aşkımız sonsuzluğumuz. Benim sonsuzluğum sensin
Kendine ,aşkımıza iyi bak!
Seni seviyorum !
                                 Zeytin gözlün!


Şimdiki zaman!

Akın etdi yaşlar gözlerimden.
Atdım kendimi kumsala. Yürüdükce içim onunla  doluyordu sanki.
Uzandım kumların üzerine. Gökyüzüne kaldırdım bakışlarımı

"Asyam,ömrün ömrüme yazılmasın! Çabuk kavuşayım zeytin gözlerine!"

Yazardan

"Asyam,ömrün ömrüme yazılmasın! Çabuk kavuşayım zeytin gözlerine!"

Duyuyordu aslında Asya onu. İndi yer yüzüne. Yatdı oda sevdiğinin yanına. Yaklaştı kulağına
"Yazılsın sevdiğim! Ömrüm ömrüne yazılsın. Aşkımız sonsuzluğa kapılarını açsın"

Sanki duyuyordu zeytin gözlüsünü genç adam

"Seni seviyorum zeytin gözlüm. Aşkımız sonsuzluğuna kucak açalı çok oldu"

"Sen seviyorum"dedi genç kız.
Gitmeden önce son bir öpücük vermek istedi genç kız.

Ona yaklaştı. Eğildi dudaklarına. Küçük bir ölücük verdi sonsuzluğuna... Ve kanat çırptı gökyüzüne. Son duyduklarıysa

"Hoşcakal zeytin gözlüm!!"
Diye bağıran genç adamın sesiydi.



SON!

Canlarım. İnşallah beğenmişsinizdir.
Hepinizi öpüyorum. Hoşçakalın...

Bir Garip AskHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin