yorulmuştum... herşeyden bıkmıştım. ece beni tamamen bırakmıştı ve ben hiç bişey yapamıyodum. kendi hatam olduğunun farkındaydım. onu kaybetmek bana gerçekten acı veriyodu. ona belki nedenini sorsaydım... ilker ne saçmalıyosun sen kendine gel. o zaten seni terketmişti şimdi sen... toparla kendini toparla. gözyaşlarımı sildim ve hızla eve doğru yol aldım. terkedildiğim kadın bekar sonuçta ne isterse onu yapabilir. Eve vardığımla hızla kapıyı açıp odama gittim. Kimse şuan umrumda deildi. odama gitmemle sinirle duşa girmiştim. soğuk suyun bütün vücudumu ürpertme etkisi benim şuan sinirlerimi yatıştırmasını umduğum tek şeydi. lan ben senden ne istedim lan bi kere daha özür dilesen affedecek insanken şuan ne yaptım lan ben sana bu kadar canımı yakmanı gerektirecek. ne yaptım dedim ve göz yaşlarımı yeniden serbest bıraktım.
sinirle gelen ilkeri kapıdan girdiğini görünce ilk anlam verememiştim. arkasından hızla odasına girmiştim ama kendini hemen banyoya atmış ve geldiğimi görmemişti. ardından çok geçmeden hıçkırık sesleri. ne yani ilker ağlıyor muydu? ama neden? ilkeri en son eceden ayrıldığından beri bu kadar kötü görmemiştim. acaba yine ece ile kavga mı etmişti. ailemizin kaderinden hele kavga etmeden hiç bi kızla mutlu olamıyoruz? banyodan çıkmasını bekliyodum ilkerin ama çıkmıyodu aksine ağlaması artıyodu farketmiştim. içeri girmek onu daha da sinirlendirmek istemiyodum ama böyle de olmuyodu. ferit abime gitsem hiç olmazdı babam yada... oda bi seçenek deil. fatih abim kız arkadaşıyla zaten. murat evde deil. iş sana düştü işte oğuz başkasına satmaya başlamadan ne yapıcam diye düşünsen daha fazla yol kat ederdin. banyonun kapısına gelmemle kapıyı tıktıkladım.
oğuz: abim
ilker: abi şuan konuşmayalım nolduysa sonra hallederiz. yalnız kalmak istiyorum
oğuz: ilker ağladığını duydum noluyo?
ilker: abi şuan deil dedim
oğuz: ilker bana bişey söyle sorun ne demele kapının açılması ve kıyafetleri ıslak halde çıkan sevgili kardeşimi görmem bir olmuştu. bu mal kıyafetleri ile mi yıkanıyor anlamıyorum ki.
ilker: elinin körü. yaa anlamıyo musun? istemiyorum hiç birinizi yaa git işne. hallederim ben rahat bırakın beni rahat
oğuz: oldu beyfendi nolduğunu söyle sonra bırakıcam
ilker: biey olmadı şimdi çık odamdan
oğuz: keyfinden kıyafetlerinle yıkandın yani. keyfinden ağladın öyle mi?
ilker: aynn öyle dedim uzun zamandır ağlamıyorum isyanlara giremiyorum bende bu şekilde davranıyım dedim şimdi çık odamdan
oğuz: iyi be ne halin varsa gör deyip kapıya yönelmişti. çıkmasıyla kapıyı kitlemem bir olmuştu. kapının oraya çökmemle aklıma yine ece gelmişti. seviyorum lan çok seviyorum anlasana kızım bırakmasana ellerimi bu kadar çabuk. bırakmasana be bırakma... der ve sinirlerini daha da yatıştırmak için gider yatar.
Sabah saçam bi şekilde gözlerimin şiştiğini farketmiştim. aklıma yine ecenin gelmesiyle içimdeki o hüzün daha da büyümüştü adeta. kendimi duşa atmıştım. çıktığım gibi giyinip evden çıktım hızla. hiçkimseye dert anlatacak hevesim yoktu. hızla merkeze doğru gittim. içeri girmemle daha herkes yeni yeni gelmeye başlıyodu. akif gelmişti. yanıma gelip oturdu.
akif: günaydın
ilker: günaydın
akif: senin canın mı sıkkın
ilker: ne alakası var akif
akif: yüzün sirke satıyor oğlum hayrola anlat bakalım. neden böylesin?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ekip 1
FanfictionDört abi bi ilker. En küçük olmak nasıl bi duygu hiç düşündünüz mü? Ben hiç düşünmedim ve oldum. Ne yazıkki brnden once dört tane abim daha olmuş. Belkide sadece bi abim vardır. Ekip 1 versyonunun çok başkası. Umarım beğenirsiniz.
