N.5

1.9K 144 13
                                        

Cidden...bir aptal gibi Taehyung'u takip ediyordum. 

Amacımın ne olduğunu tabii ki biliyordum.

Jungkook ile ilgili bilgi öğrenmek. Zaten eğer o kişi Jungkook ise intikamımı almak için bir plan kurmam imkansızdı.

Ondan nefret ettiğimi neredeyse tüm okul biliyordu ve yakınlaşamazdım.

Onunla konuşmak istediğimde arkadaşları buna engel olurdu.

Bir şekilde beni tanıyorlardı. 

Yada belki Jungkook'un Taehyung hariç takıldığı 5 arkadaşından biriydi?

Sonucunda bana göre kesinlikle Jungkook değildi. 

Beni ezen kişiyi bulmam gerekiyordu.

Değil mi? 

En azından ben öyle düşünüyordum.

Bugün öğlen 12:56 'dan sonra.

Taehyung ise bugün o saatten sonra ben bile daha gergin davranmış, benden kaçmıştı.

Şu an belki de bir nevi takip etme sebebim buydu.

Adımlarımı sıklaştırıyorum ve Taehyung'a daha çok yaklaşıyorum. Evine varıyor. Zili çalıp kapının açılmasını bekliyor ve kısa süre içerisinde kapı açılıyor. 

Annesi olduğunu tahmin ettiğim kadına eğilerek selam verdikten sonra içeri geçiyor. 

Madem artık kaçacak yeri yok bende onların evine gidebilirim değil mi?

Kapıya yaklaşıyorum ve zili çalıyorum. Aynı kadın gülümseyerek kapıyı açıyor.

"Buyur tatlım."

"Şey ben Taehyung'un okuldan arkadaşıyım. Ödev kitaplarımız karışmış sanırım almaya gelmiştim."

"Ah buyur içeri geçebilirsin. Taehyung'un odası koridorun sonunda."

"Teşekkürler."

İçeri girip ayakkabılarımı çıkarıyorum ve koridoru adımlıyorum. Duvarlar kese kağıdı rengi ve her kapı bordo, cilalı. Kapı kulpları altın rengine hakimken tavanda asılı duran altın rengi avize buna uyum sağlıyor. 

Bir kaç saniyenin ardından odanın kapısının önüne geliyorum ve kapıyı tıklatıyorum.

Gel sesi ile kapıyı açıyorum ve hızlıca kapatıp kilitliyorum.

"S-Son Yeo?"

"Neden bütün gün kaçtın Taehyung?"

Sinirle soluyorum.

"Kaçmadım..Ben şey ben.."

"SEN NE?"

"Benim işlerim vardı.."

"BENDEN KAÇMAK GİBİ Mİ?"

"Son Yeo anlattım ya işte bugün her şeyi daha ne istiyorsun?"

"Tek bir şey soracağım."

"S-sor."

"Sana göre suçlu kim?"

Sanırım bu mantıklı bir soruydu. Böyle düşünmemin sebebi ise Taehyung suçluyu bulmamda kullanacağım birisiydi. Ve eğer kullanacaksam fikirlerini de almalıydım ki gerçekten o kişi her kimse ondan intikamımı almam için uzun bir sürem olmalıydı. 

Daha henüz 3-4 gün olmuştu. Ve 362 günüm daha varken bunun 2 haftasını intikam lanı için kullanamazdım.

Bunun belki en az 3 ayını plan ile, ve kalan her saniyesini, dakikasını, saatini, gününü ve hatta ayını bile planımı uygulamakla bitirmeliydim.

Vicdanım hala benimleydi değil mi?

Fakat vicdanımın bana acımasını istiyordum bir başkasına değil.

Ve eğer o kişiyi öldüreceksem, acı çektireceksem en mükemmel şekilde yapmam gerekliydi.

Bu yüzden bir şeyler bilen birinden yardım almalıydım..değil mi?

"Bana göre...sensin."

"Niçin?"

Diyorum alayla.

"Çünkü ona güvendin. Biz seni uyarsak bile ve o gün bizi aramadın bile. Hastanedeyken sen ne kadar üzülmüştük haberin var mı?"

Diyor ve devam ediyor.

"Öldüğünü sanmıştık. Hatta mezarına bile gelmiştik Son Yeo. O eğer şu an hatırlamıyorsa ona kızmaya hakkın yok. Sen bizi kandırdın. Ölmüş numarası yaptın."

"Okulun ilk günü, neden beni tanımıyor gibi yaptın?"

Mantıklı bir soruydu. En azından benim için.

"Çünkü o seni hatırlamıyor. Travma geçirdi ki bunu biliyorsun sabah anlattım. Her neyse sen de hatırlamadığın için belki yardımımız dokunur sandık. Planlar kurmuştuk fakat sonra vazgeçtik. Sende hatırlamaya başladığına ve hatta sana anlattığıma göre bundan sonra arkadaş kalmamızın da bir manası yok."

"Seninle arkadaş olduğumu kim söyledi? Sadece bir kaç kere konuştuk ve sana selam verdim diye dostum olmuyorsun bu 1. Ve ben hatalı falan değilim. Hatalı o. Ama her neyse artık umurumda değil. Ben yeni hayatımda, yeni kitabımda ona dair hiçbir şeye yer vermedim."

Alacağım intikam dışında. 

Ve evet 'o' diye hitap ettiğimiz kişiyi bilmiyordum bile. 

Ama kesindi ki onların arkadaş grubundan biriydi.

"Suçlu o değil Son Yeo. E madem sen de değilsin... o zaman Mi Re falan mı?"

"Mi Re?"

"Sabah anlattım ya! ....'un sevgilisiydi. Yani seni aldattığı kişi."

O İSMİ NEDEN DUYAMIYORDUM?! 

Sabah anlattıklarını da duyamamıştım fakat Taehyung'un şu an her kelimesini çok net duyuyordum.

Belli ki aldatılmıştım.

Bir araba ezmişti ve ben beni aldatan kişiye yalvarmıştım.

Ama beni kurtarmamış ve ben hastaneye kaldırılınca ölmüştüm.

Taehyung, Jungkook ve arkadaş çevresi beni çok iyi tanıyordu.

Belki de suçlu Mi Re denen o aşağılık kızdı? 

Bilmiyordum fakat eğer hemen bulmazsam dişlerimi ilk önce Taehyung'un boynuna geçireceğime yemin edebilirdim.

NORA : j.jungkookBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin