Arkadaşlar multi medyada fotoğrafı bulunan kişiler beren, dedesi, ve babaannesi😊😃
Her zaman çalar saatin sesiyle yada güneşin gözlerimi kamaştırmasıyla uyanırdıma ama bu sabah öyle olmadı. Bu sabah müthiş bir ağrıyla uyandım başım çatlıyordu çivi batan elimi tamamen hissetmiyordum yatağımdan yavaşça kalktım ayağa kalkıp tekrar yatağıma düşmem bir olmuştu başım dönüyordu herşeye rağmen ayağa kalkıp banyoya yöneldim zorda olsa yüzümü yıkamayı becerdim aşağıdan annemlerin sesi geliyordu odamdan çıktım merdivenlerdwn indim inerkende "anne" diye sesleniyordum bi anda herkes bana döndü gürdüklerim karşısında şok olmuştum neden mi?
Dedem, babaannem, halalarım, amcalarım, kuzenlerim herkes salonda oturuyordu ben inince babam benden utanmıştı farkındaydım yüzü kızarmıştı dedem beni görünce hayal kırıklığına uğramıştı ve ben kendi kendime şöyle diyordum "Allahım lütfen yer yarılsında içine gireyim" ben bunları düşünürken yanıma abim ve kardeşim geldi bana oturmam için yardım edeceklerdi abime.
"abi çok utanıyorum beni lütfen buradan götür " dedim.
" beren canım kardeşim sen... " abimin lafını yarıda bıraktım.
" lütfen beni odama götür lütfen" ben bunu diyince abim beni odama çıkardı.
"abla neden utanıyorsun sen utanacak hiç birşey yapmadın" çağrı bunu söyleyince ben ağlamaya başladım abim yanıma oturdu göz yaşlarımı sildi
"sen benim kardeşim Beren Uludağsın sen utanacak hiç birşey yapamdın " abime sarıldım ve hıçkıra hıçkıra ağladım kendimi tutamıyordum odamın kapısı çaldı hemen abimden ayrıldım ve göz yaşlarımı sildim içeriye gelen babamdı
" beren kızım neden geri odana çıktın " babam bunu söyleyince ben bişey söylemeden abim söze karıştı.
" senin ondan utandığını düşünüyorda ondan"
"kızım o nasıl bi düşünce sen benim kızımsın"
"yok baba haklısın ben iyi bir evlat değilim aşağıda yüzünün nasıl kızardığını gördüm" ben bunu diyince babam afallamıştı.
"şeyy kızım"
"ben anladım baba " dedim ve ağlamaya devam ettim babam yanıma yaklaştı yere bakan yüzümün kendisine bakmasını sağladı ve dediki ;
" evlatlar hatalar yapar büyükler affeder sen affedilecek yada yüzümün kızaracağı hiç birşey yapamdın tam tersi sen, siz 3ünüzde her zaman beni mutlu edecek ve gurur duyacağım şeyler yaptınız aşağıda yüzüm kızardı evet ama utançtan değil gururdan nedenmi çünkü herşeye rağmen dimdik ayaktasın siz benim hayatımda yaptığım en güzel doğrusunuz ben sizinle gurur duyuyorum " babam bunları söyleyince ağalmaya devam ettim ve ona sarıldım abim ve çağrıda sarıldı sonra odamın kapısı çaldı hemen herkes normal haline döndü içeriye gelen dedemdi babamı ve abimleri dışarıya yolladı yanıma oturdu.
" beren" dedi sesimi çıkarmıyodum sadece yere bakmakla yetiniyordum
"kızım kaldır kafanı " kafamı yerden kaldırdım ve dedeme baktım sesizce
" efendim" dedim
"anlat" dedi
"neyi anlatayım" dede diyemiyordum o ponçik yanaklarınadan sürakli öperdim şuanda ise yüzüne bile bakmaktan acizdim.
"nasılsın "
" iyi"
"yapma beren"
"napıyorumki ben"
"neden bana dede demiyorsun önceden sürekli dedeciğim derdin şimdi ne değişti"
"ben değiştim "
" senin neyin niçin değişti kızım"
"gururum kayboldu utancım yüzümden hiç gitmiyor insanların yüzüne nasıl bakıcam artık çok utanıyorum utandığım yetmiyo gibi utandırıyorum"
"neyden utanıyosun utanacak ne yaptın ki sen?
"bana görede hiçbir şey yoktu ama bana bir kere bakan insanın sonra tekrar tekrar yüzüme bakması her yerimi süzmesi bunu kaçırmışlar diyen ve bir sürü şeyler bunlar ağır" dedemin gözleri doldu
"bunlarımı kafana takıyosun sen"
"bak dede... " sözümü bitirmeden dedem;
" insanlar farklıdır başına birşey gelmeden akıllanmayanlar ve başına gelenlere rağmen herzaman şükürleri dilinden eksik etmeyenler sen başına ne gelirse gelsin şükür edenlerden ol isyan edenlerden değil şimdi soruyorum sana sen hangisi olucaksın"
"şükür edenlerden "
Peki sen kimsin?
" halis oğlu adnan uludağ ve salih kızı aylin uludağ'nın kızı BEREN ULUDAĞYIM" dedem başımı ellerinin arasına aldı ve beni anlımın çatından öptü gözlerime baktı ve dediki ;
"seninle gurur duyuyorum" dedi ve kalktı arkasını döndü kapıya doğru yöneldi ve ben ona seslendim
"bende seninle gurur duyuyorum DEDE " dedim dedem bana döndü kafası salladı sonrada odadan çıktı.
👍👏👍👏👍👏👍👏👍👏👍👏👍👏👍👏👍👏👍👏👍👏👍💞
Biraz uykuya dalmıştım odamın kapısının tıklatılmasıyla uyandım içeriye gelen keremdi bugün ilk defa görüşüyoduk
" nasılsın aşkım" dedi yatağımda doğruldum gülümsedim
"iyiyim canım sen nasılsın yaraların nasıl"
"süperim, ama ben yokken senin ağladığını duydum"
"kim söyledi" kapıyı gösterdi içeriye bizimkiler gelmişti
"onlardan " dedi şaşırmıştım bizimkiler buradalarmıydı
" siz burada mıydınız " dedim özge
" tabi kardeşim gecede yeliz ben ve biricik yan odada kaldık"
" ben neden hiç görmedim sizi" dedim yeliz
"dün akşam biz üzerimize giyecek almaya gittik biz gelene kadar sen uyumuşun sabahta girenden çıkandan fırsat olmadı"
"teşekür ederim" dedim hepsi güldü ve aynı anda
"önemi yok kardeşim " dediler biz bunları konuşurken kapım tekrar çaldı gelen abim ve yanında da bi kız vardı abim
" müsaitmisiniz gençlik " dedi bizimkiler.
" evet abi buyur gel " dediler abim kızı yanıma getirdi
" eeevet nasılsın uyuzcuğum" dedi bende güldüm ve
"iyiyim gıcık "dedim
" o zaman sizi tanıştırabilirim. dedi bende
" ee bi zahmet" dedim
"bu hazal kız arkadaşım "
" bende beren tanıştığıma memnun oldum " dedim
" bende memnun oldum geçmiş olsun "dedi
" teşekür ederim " dedim bizimkilere döndüm birşeyler gülüyorlardı kereme
" neye gülüyosunuz aşkım" dedim kerem gülerek cevap verdi.
"serkaya canım,
"yine ne yaptı" serkay hemen daldı
"aşk olsun beren sendemi yaa" gürkan güiümsedi ve
"sence ne yapmış olabilir " biricik söze girdi
" aa tamam yaa dalga geçmeyin sevgilimle" bende gürkana şöyle cevap verdim
" acıkmışmı" yeliz gülerekten beni alkışlamaya başkladı👏👏👏"aynen öyle kardeşim"
Biz bunları konuşurken çağrı odaya daldı abla yemek hazırmış gelecekmişiniz dedi serkay "kusura bakmayın ben yemek yemeye gidiyorum " bizimkiler gülerek serkayın arkasından gittiler abim kereme;
"sen indirirmisin bereni " dedi
" evet, evet ben indiririm sen merak etme abi" dedi herkes aşağıya indi kerem beni tutu
"hadi bakalım sevgili inelim artık aşağıya "
" ben yemicem sen in "
" sen yemiceksin ve ben aşağıda sensiz yemekmi yicem "
" evet yede gel hadi aşkım"
"yok o zaman bende yemicem"
"kerem "
" efendim"
"hadi "
" ne hadi"
"in yemeğini yede gel"
" hayır beren istemiyorum"
"tamam hadi "
" ne diyosun beren hiçbirşey anlamıyorum"
"aşağıya diyorum beraber inelim"
"ciddimisin dalgamı geçiyosun"
"tabikide ciddiyim "dedim ve yatağımdan doğruldum kerem yardım etti beraber aşağıya indik. Masaya oturduk
" anne dedemler nereye gittiler"
"dedenin işleri varmış babaannende halanlara geçti"
"dedemin ne işi varmış"
"kızım ben ne bileyim kocaman adam nereye gidiyorsun diye hesap soracak değilim"
"doğru zaten sen istesende dedem sana hesap vermez"
Annem gülerek bana destek verdi abime dedimki;
"siz hazalla nasıl tanıştınız abi"
"okulda "
" hangi okulda"
"kaç tane okul var kızım"
"benim için bir tane ama senin için dört, beş tane var abi"
"o da doğru ama biz buradaki okulda tanıştık dershanede zaten önceden de arkaşlar aracılığıyla bi kaç kere görüşmüştük "
" hımmm hazal buralımısın? Hazal hemen cevap verdi
"evet babam buralı, annem izmirli"
"o zaman ailemize hoşgeldin"👍👍👍👍👍👍
"Hoşbuldum"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
_SONSUZA KADAR_
Teen FictionHerşey güzel giderken hayatım dediğim insanın bana ihanet etmesi. Bütün hayatımı, duygularımı mahvetmeye yetiyordu. Bir yandan da bana söylenen yalanlar... Beni alt üst ediyordu... Bana ihanet eden ama benim körü körüne aşık olduğum insanı affedebi...
